• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.50)
sissoylu - brandon sanderson
bir zamanlar, dünyayı kurtarmak için bir kahraman ortaya çıkmıştı. gizemli bir kalıtıma sahip, diyarların üstüne çöken karanlığa karşı cesurca meydan okuyan bir genç adam.
yenik düştü.

o zamandan bu yana bin yıl geçti ve dünya, lord hükümdar olarak bilinen ölümsüz imparator tarafından yönetilen, kül ve sisten oluşan bir çölden başka bir şey değil. üstelik bin yıldır bütün ayaklanmalar ağır bir hüsranla sonuçlandı.

ancak her nasılsa umut ölmüyor. imparatorluğun ve hatta lord hükümdar'ın bile sonunu getirmenin hayalini kurmaya cesaret edebilen bir umut. planlanmakta olan yeni bir tür isyan var; tarihin en büyük soygununun etrafında inşa edilmekte olan bir isyan, dâhi bir hırsızın kurnazlığına ve beklenmedik bir kahramanın, bir sokak çocuğunun kararlılığına dayanan bir isyan.

gecenin sahibi sisler.
dünyanın sahibi ise lord hükümdar.
  1. brandon sanderson'a ait bir fantastik seri. ilk üçleme çok ses getirdikten sonra yeni bir üçlemeye girişmişti. yeni üçlemede evren aynı , karakterler ve zaman farklı. daha modern zamanlarda geçiyor.

    biz daha ilk üçlemenin birinci kitabına sahibiz. ilk üçlemenin ikinci kitabı ise bu sene içerisinde raflarda olacakmış.

    gelelim serinin ilk kitabı son imparatorluk'a ; şunu rahatça söyleyebilirim ki brandon sanderson okuru nasıl heyecanlandıracağını iyi biliyor. çok güzel bir evren yaratıp , bunu fantastik ögeler ile donatırken aynı zamanda pek çok sistem eleştirisi yapıyor. bu konuda her ne kadar bana elantris'i anımsatmış olsada sissoylu için yaratmış olduğu evrene çok güzel uyan bir tema işlenmiş.

    karakterlerimiz her zaman olduğu gibi çok zengin. hele yan karakterler. onlara birer iki cümle bahşetmek yerine neredeyse ana karakterler kadar detaylandırmayı tercih etmiş ve çok da güzel yapmış. okuması çok keyifli , sizi bir saniye bile sıkmayan bir eser çıkmış ortaya. brandon sanderson sadece fantastik kurgu türü için değil , genel anlamda çağdaş zamanların en iyi yazarlarından birisi. sissoylu serisi de onun önemli eserlerinden. şu ana kadar çok fazla kitap önerdim , son cümleler olarak okuyun yazdım. bunu da okuyun , kalın kitaplar gözlerinizi korkutmasın. yaşadığınız heyecan , zevk ve tatmin kesinlikle muhteşem.

    şimdi gelsin kralların yolu.
  2. üçüncü kitabı yayınlanan seri. çevirmen değişikliğine gidilmesi yüzünden okumaya korkuyorum. serinin ortalarında böyle bir değişiklik çok saçma geldi.
    sissoylu brandon sanderson'un en orijinal serilerinden biri. metalleri alıp fantastik bir dünyaya güç olarak eklemek her yiğidin harcı değil. ilk kitap evrenin tanınması açısından biraz yavaş ilerlese de ikinci kitapta olaylar hızlanıyor. orijinal bir şeyler okumak isteyenler için ilaç gibi gelecek.
  3. serinin dördüncü kitabı bugün bilemediniz yarın raflarda yerini alacak. serinin dördüncü kitabı dediğime bakmayın serinin takipçileri biliyordur zaten ama yine de belirteyim, çıkacak olan kitap sissoylu serisinin ikinci üçlemesi(aslında dörtlemesi) olacak. ilk üçlemeye ait pek çok sevdiğimiz karakteri yeniden anacağız.

    şu an için pek çok siteden ön siparişe açılmış durumda. büyük bir heyecanla elime geçmesini bekliyorum. sonuçta sissoylu, sonuçta brandon sanderson.

    şöyle bülteni de ekleyeyim

    "sissoylu üçlemesi'nde yaşanan olayların ardından üç yüz yıl geride kaldı ve hem bilimde hem de teknolojide önemli gelişmeler yaşandı. trenleri, elektrik enerjisi ve hatta yeni yeni boy göstermeye başlayan gökdelenleriyle, scadrial artık modern zamanların eşiğinde.

    ancak tüm bu heyecan verici gelişmelere rağmen, büyü bu dünyanın kaderine etki etmeye devam ediyor. yabanlar adı verilen uzak diyarlarda adalet ve düzen sağlamaya çalışanlar için, allomansi ve ferusimya âdeta vazgeçilmez.

    bu kişilerden biri, allomansi ile metalleri iten ve arzu ettiğinde, daha ağır ya da hafif olabilmek için ferusimya kullanan waxillium ladrian ve o, az rastlanan bir çiftsoylu. yabanlar'da geçen yirmi yılın ardından, wax şimdi silahlarını kaldırmak ve soylu bir ev'in başındaki kişiye düşen zorunlu görevleri üstlenmek zorunda.

    acaba etkileyici yapıları ve iki yanı dizi dizi ağaçlarla süslü ve şık yollarına rağmen, bu şehir yabanlar'dan daha tehlikeli bir yer olabilir mi?"