1. askerliğimi yaptığım soğuk olmasına rağmen hayatıma birçok şeyi katmış güzel bir anadolu şehrimiz. orada bana yardımcı olan insanlara çok teşekkür ederim. severim sivası
  2. sivas deyince üzülerek başka herşeyden önce madımak katliamı geliyor. önyargılar, bağnazlık insanların ölümüne sebep oluyor. oturup sohbet etse, çay içse asla kılına zarar veremeyeceği insanları yakarak öldürüyor başka insanlar...
  3. benim de askerliği yapacağım il. kendisine şimdiden laflar hazırladım.
  4. çok prensipli şehir. soğuk konusunda asla taviz vermiyor. eylül ayında elektrikli soba yakmaya başladık bile.
  5. uzun zaman sonra gittim.

    mis kebap kapanmış diyorlar ama kapanmamış. başka isimle atatürk caddesine taşınmış. meşhur tavuk çorbası, döneri ve ayranının fiyatı da topalmda 27 liraya çıkmış. sivasın o eski ucuz ve kaliteli olayı artık pahalı ve kaliteli hale gelmiş. pazardaki köfteci 3-4 yıl önce köfte dürüme 6 tl istiyordu 10 tl'ye çıkmış.

    her yer araba dolu, herkes araba almış şehir sessizliğini yitirmeye başlamış. fakat ekonomik anlamda gelişim yok yeni yer açılmamış. üretim fabrika anlamında da bir değişim duymadım görmedim. kültüründe zerre değişim olmamış sivas aynı sivas. gençleri hala aylak aylak geziyor birçoğu kabadayılığa özeniyor, okuyan kendini kurtarıyor.

    ev kiraları mahallelerde 500-600'leri merkezdeki yeni yapılarda 1000'leri görmüş. mahallelerde müstakil evlerin müteahhite verilmesi mevzusu hız kazanmış hatta halkın tek gündemi bundan ibaret hale gelmiş. herkes evini verip apartman dairesi alma peşinde. piyasadaki oran 10'a 4. yani 5 katlı apartman dikerse 2 katı size oluyor. hiçbir müteahhit çift daire masrafına girmeyi istemiyor. siz de 1 evinizi 2 ev yapmış oluyorsunuz. daire fiyatları 150-250 arası değişiyor. villacılık yayılmaya başlamış. karşıyakadan ve sıcak çermikten sonra ikisinin arasında eğri köprü civarında da köy villaları yapılmış. arsalar pahalıya satılıyor.

    velhasıl hala yaşanacak yer değil bundan sonra da toparlayamaz.üretime değil tüketime akıyor hoşgörüye değil baskıya dedikoduya yöneliyor. hem kültürel hem de ekonomik anlamda herhangi bir cazibesi olmayan bir şehir.
    abi
  6. üniversiteyi okuduğum şehir. ve bu şehirden kurtulmak için 3. sınıfa geçmeme rağmen tekrardan üniversite sınavına hazırlanmış bulunuyorum. dayanamıyorum artık 1 sene daha kaldıramam.

    her yer dürümcü, kebapcı, cafe, pideci ve süper market dolu. hatta aynı firmanın 100 metre içinde 2 tane mağazası var. tüketim çok fazla iken üretim namına hiç bir şey yok.

    yerel halkın büyük bir çoğunluğu samimi ama çok sığ insanlar. mesela 3. senem olmuş ama herhangi bir kızın dilediği gibi giyinip gezebildiğini görmedim. eğer ki facebookda cumhuriyet üniversitesi itiraf sayfasına bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. birisi ben sivası beğenmiyorum diye itiraf yapıyorsa yemediği küfür kalmıyor.

    esnafın tek geçim kaynağı neredeyse sadece öğrenciler olduğu için hiç bir şey ucuz değil. şöyle anlatayım ; üç arkadaşım çarşıya yakın bir yerde eve çıkmışlardı 600 liraya sonra yanlarına 1 kişi daha alınca ev sahibi kirayo 800 liraya çıkarmaya çalıştı. ev ve eşyalar aynı sadece içinde yaşayan kişi sayısı 1 fazla...

    öyle yani bir boku olmayan şehir. umarım üniversite sınavında başarılı olurum da kurtulurum şu şehirden.

    not : durumu anlattım dostlar bana ygs ve lys matematik de yardımcı olabilecek olan var mı?
  7. askerliğimin acemi dönemini geçirdiğim şehir. hiç ısınamadım hiç sevemedim bu şehri haziran ayında bile sabahları buz gibi öğlen yakıcı bir güneş akşam ise yine soğuktu. öte yandan geçmişte olan şeyler yüzünden sanırım sevemeyeceğim bir şehir olarak kalacak çünkü bu şehir de bana hitap eden hiç bir şey bulamamıştım.