1. askerliğimi yaptığım soğuk olmasına rağmen hayatıma birçok şeyi katmış güzel bir anadolu şehrimiz. orada bana yardımcı olan insanlara çok teşekkür ederim. severim sivası
  2. sivas deyince üzülerek başka herşeyden önce madımak katliamı geliyor. önyargılar, bağnazlık insanların ölümüne sebep oluyor. oturup sohbet etse, çay içse asla kılına zarar veremeyeceği insanları yakarak öldürüyor başka insanlar...
  3. benim de askerliği yapacağım il. kendisine şimdiden laflar hazırladım.
  4. uzun zaman sonra gittim.

    mis kebap kapanmış diyorlar ama kapanmamış. başka isimle atatürk caddesine taşınmış. meşhur tavuk çorbası, döneri ve ayranının fiyatı da topalmda 27 liraya çıkmış. sivasın o eski ucuz ve kaliteli olayı artık pahalı ve kaliteli hale gelmiş. pazardaki köfteci 3-4 yıl önce köfte dürüme 6 tl istiyordu 10 tl'ye çıkmış.

    her yer araba dolu, herkes araba almış şehir sessizliğini yitirmeye başlamış. fakat ekonomik anlamda gelişim yok yeni yer açılmamış. üretim fabrika anlamında da bir değişim duymadım görmedim. kültüründe zerre değişim olmamış sivas aynı sivas. gençleri hala aylak aylak geziyor birçoğu kabadayılığa özeniyor, okuyan kendini kurtarıyor.

    ev kiraları mahallelerde 500-600'leri merkezdeki yeni yapılarda 1000'leri görmüş. mahallelerde müstakil evlerin müteahhite verilmesi mevzusu hız kazanmış hatta halkın tek gündemi bundan ibaret hale gelmiş. herkes evini verip apartman dairesi alma peşinde. piyasadaki oran 10'a 4. yani 5 katlı apartman dikerse 2 katı size oluyor. hiçbir müteahhit çift daire masrafına girmeyi istemiyor. siz de 1 evinizi 2 ev yapmış oluyorsunuz. daire fiyatları 150-250 arası değişiyor. villacılık yayılmaya başlamış. karşıyakadan ve sıcak çermikten sonra ikisinin arasında eğri köprü civarında da köy villaları yapılmış. arsalar pahalıya satılıyor.

    velhasıl hala yaşanacak yer değil bundan sonra da toparlayamaz.üretime değil tüketime akıyor hoşgörüye değil baskıya dedikoduya yöneliyor. hem kültürel hem de ekonomik anlamda herhangi bir cazibesi olmayan bir şehir.
    abi
  5. askerliğimin acemi dönemini geçirdiğim şehir. hiç ısınamadım hiç sevemedim bu şehri haziran ayında bile sabahları buz gibi öğlen yakıcı bir güneş akşam ise yine soğuktu. öte yandan geçmişte olan şeyler yüzünden sanırım sevemeyeceğim bir şehir olarak kalacak çünkü bu şehir de bana hitap eden hiç bir şey bulamamıştım.
  6. sivas selçuklunun önemli şehirlerinden birisi nispeten osmanlının da. tabi buna bağlı olarak da birçok tarihi eser ev sahipliği yapmaktadır.
    sivas merkez ilçesinde dört medrese mevcuttur bunlar: gök medrese, buruciye medresesi, çifte minareli medrese ve şifaiye medresesidir. bu eserlerin hepsi 13. yüzyılda yapılmıştır. taş işçilikleri ön plandadır. gök medrese restorasyonda diğerleri ise kullanımdadır(çay evi olarak). restorasyondan sonra gök medrese müze olarak kullanılacak deniliyor.
    yine aynı dönemde yapılmış küçük camileri ve bir de ulu camisi mevcuttur. sivas ulu cami selçuklu mimarisinin tipik örneklerindendir. şehirde osmanlı zamanından kalma dört han vardır bunlar: behrampaşa hanı, subaşı hanı, taşhan ve çorapçı hanıdır. behrampaşa hanı diğerlerinden çok daha büyüktür ve de subaşı 16. yüzyıl eseridir. şu sıralar ise behrampaşa hanı restorasyondadır diğerleri ise kullanılmaktadır.
  7. aklıma hemen şu sözü getirir : "dünyanın 4te 3ü su, geri kalanı sivaslıdır."
  8. unesco dünya mirası sayılan yiğidin harman olduğu kurban olunası memleketimdir.
  9. anadolu yarımadasının orta kesiminde, yüksek ve engebeli olan geniş topraklar üzerinde bulunan 58 plaka kodlu ildir. il topraklarının çok büyük bölümü dağlardan ve yüksek yaylalardan oluşur. ilin kuzey kesimini kuzey anadolu dağları, doğu ve güney kesimini de toroslar engebelendirir. il genelinde yükselti 1500 m dolayında olduğundan, yükseltinin düştüğü ilin kuzey kesimi haricinde dağlar pek yüksekmiş gibi görünmez. topraklarında doğan akarsular, büyük ırmaklara katılarak karadeniz, akdeniz ve basra körfezi'ne ulaşır. ilin büyük bölümü iç anadolu bölgesi'nin, bazı kısımları da doğu anadolu ve karadeniz bölgelerinin içinde kalır. kuzeydeki ve güneydeki bazı alçak alanlarda karadeniz ve akdeniz bölgelerinin ılıman ikliminin etkileri görülse de, il geneli sert bir karasal iklimin etkisi altındadır.

    tarihinin çok eskilere dayandığı bilinen bir yörede başlıca yerleşim yeri olan sivas şehri, tarih boyunca anadolu'nun farklı yerlerini birbirine bağlayan yolların kesiştiği bir ulaşım ve konaklama merkezi özelliğinde olmuştur. sivas şehrinin tarihte bilinen en eski adı kaberia (cabria) dır. sonraları, antik yunan döneminde "tanrılar kralı zeus'un şehri" anlamında diopolis ve "büyük şehir" anlamında megalopolis adlarıyla anılmıştır. bugünkü ismi, roma döneminde "imparatorun şehri" anlamında şehre verilen sebasteia'dan gelmektedir. selçuklu döneminde imar çalışmaları yapılan sivas, xıı. ve xııı. yüzyıllarda büyüyen ve zenginleşen bir şehir oldu. fakat, xıv. yüzyılda önce timur han'ın önderliğindeki moğol ve türk kuvvetleri tarafından, sonra xv. yüzyılda akkoyunlu kuvvetleri tarafından, xvı. yy başlarında da çıkan ayaklanmalar nedeniyle yavuz sultan selim han öncülüğündeki osmanlı ordusu tarafından tarumar edildi. osmanlı döneminde sivas'ta zaman zaman tüm anadolu'ya kadar yayılan büyük ayaklanmalar yaşandı. bazı dönemlerde yaşanan kıtlıklar dolayısıyla büyük sıkıntı çeken sivas halkı, mezhep ayrımcılığına dayalı baskılardan ve uygulamalardan da ciddi ziyanlar gördü. sivas'ta yaşayan alevîler, kendi mezhepsel ve kültürel değerlerine, kendilerine özgü yaşama biçimlerine bağlı kalarak yaşadı. xvı. yüzyılda yörenin sözcülüğünü üstlenmiş ozanlardan biri olan pir sultan abdal'ın şiirleri ve türküleri, anadolu alevîlerinin günümüze dek gelen önemli kültür ürünleridir. halk ozanı âşık veysel şatıroğlu da sivas yöresi (şarkışla) ozanlarındandır. yörenin geleneksel halı ve kilim dokumacılığının geçmişi selçuklu dönemine dek uzanır. yöre halılarının en önemli özellikleri sık dokulu ve tümden yün olmalarıdır. minimum on iki rengin kullanıldığı bu halılar, günümüzde hâlen selçuklu dönemine özgü motiflerle süslenir. yöre ayrıca, kangal ilçesi menşeli köpek cinsi ve bıçak işçiliğiyle ünlüdür.

    xıx. yy sonunda sivas, amasya ve tokat ile birlikte bugünkü giresun iline bağlı bulunan şebinkarahisar sancaklarını içersine alan bir vilayetti. yörede pek çok müslüman ve hristiyan okulu bulunuyordu. günümüzde kentin en önemli eğitim kurumu cumhuriyet üniversitesi'dir. birinci dünya savaşı'ndan sonra başlayan işgâllere karşı, anadolu'daki ulusal direniş hareketinin ilk adımlarından birinin atıldığı yer olması bakımından, kentin istiklâl harbi sürecinde önemli bir yeri vardır. (bkz: sivas kongresi)