1. delilikten kasıt şizofreni ise biraz bilgi vereyim. toplumda şizofreni yüzde bir görülür yani türkiyede yedi yüz bin kişiyiz. şizofrenlerin yüzde biri tehlikeli insanlardır yani toplum ortalamasının altında. zeka seviyeleri toplumdan farklı değildir. şizofren nedir en basit tanımıyla dünyayı başka şekilde gören insandır. sen bir şeyi göremiyorsun onun duyduğu sesleri duyamıyorsun diye onun duyduklarına halüsinasyon diyorsun. hiç empati yapıp ben sağırım ya da körüm bazı şeyleri duyamıyorum göremiyor olabilirim diye düşündün mü.

    sadece çoğunluğun dediği doğru mantığı nedir. şizofrenler çoğunluk olsa sana özürlü göremiyor duyamıyor diyecekti. bunu hiç düşündün mü.

    delilik neydi sıradan boktan insan olmak değil kendisi olan insan demekti. mantıklı olsun mantıksız olsun düşündüğünü yaşayabilmekti. özgürlüğün kendisiydi. kim ne derse desin kendi düşündüğünü savunmaktı delilik. sistemin sana dayattıklarına hassiktir demekti delilik. kapitalistlerin maniplasyonlarını siklemeyip bildiğini okumaktı. başkaldırı belki biraz anarşizmdi.
  2. kişinin aklına esen herhangi bir kişiyi öldürtebilecek psikolojik rahatsızlık.
  3. kişinin aklına esen herhangi bir kişiyi öldürebileceği bir rahatsızlık değildir. şizofrenler potansiyel katil de değildir. eğer kendilerine toplum tarafından deli muamelesi yapılmaz ve tedavi süreçlerine komşular, arkadaşlar, öğretmenler, doktorlar olarak sempati gösterilirse onlar da kendilerinin değer gördüklerini düşünürler ve o doğrultuda hareket ederler.
    eğer bir doktor iki satır rapor yazmak için doktor siteleri ve forumlarında "ay ben yarın bir şizofrenin tekine gideceğim. beni yer mi acep" şeklinde mesleğin ciddiyetinden uzak bir yorum yapabiliyorsa, şizofren kişinin en yakın arkadaşı o kişinin şizofren olduğunu öğrendiği andan itibaren tüm bağını koparmışsa, karısı terk etmişse yani kısaca el birliği ile normal olduğunu iddia eden insanlar tarafından toplumdan dışlanmışsa o şizofren saldırgan duruma geçer. bu tavırları normal olduğu iddia edilen bir insana alsanız o insan da şiddete başvurur. ülkemizdeki cinayet olaylarının büyük çoğunluğunun ruh sağlığı uzmanları tarafından normal oldukları varsayılan kişilerce işlendiğini de hatırlatalım.
  4. yunanca şizo(bölünme) frenos(akıl) kelimelerinden türemiş , aklın bölünmesi anlamına gelen psikolojik rahatsızlıktır
    en büyük belirtisi karşıt duyguların yaşandığı ambivalans evresidir
    bu evrede hasta aklın bölünmesini en derin duygularda yaşar , aynı kişiyi hem çok sevip hem de ondan nefret edebilir
    bu sürecin bipolar (bi=çift/ikili)(polar=kutup) kişilik bozukluğuna benzetebiliriz ama bipolar'da veya dissosiyatif kişilik bozukluğu tanılarında hasta duygusal olaral değil karakter olarak ikiye bölünmüş durumdadır.
    aynı bedendeki
    a karakteri x kişisini sever,ondan nefret etmez
    b karakteri x kişisinden nefret eder
    ama şizofrenide tek bir karakter x kişisinden nefret de eder,bir sn sonra delice tutuladabilir.

    dünyadaki insanların %1'inin ömür boyu bu hastalıkla yaşadığı bilinmektedir
  5. Bir arkadaşımın tıp fakültesinde okuyan bir arkadaşıyla birlikte bir barda oturuyorduk. Konu nereden geldiyse şizofreniye geldi. "Yaaa ilaç vereceğim, gidecek. İyileşemeyecek de, ben uğraşamam Allah'ın şizofreniyle." demesinden sonra bizde bir kahkaha tufanı koptu. Bilmiyordu ki ben de şizofrenim. Ve bilmiyordu ki bir şizofreni hastası iyileşebilir, sen de git tıp okuduğun halde bu cümleyi bir şizofrenin yanında kurabilme şansına eriş. Ayrıca karşında oturan kişinin şizofren olduğunu zerre anlama. Cidden hayat tesadüflere gebe.
    Not: Kimseye bir zarar vermedim. Zarar vermeyi de düşünmedim. Şizofreni hastaları ile "normal" insanlar arasındaki suç oranlarında bir fark görülmemiştir. Bilmeden etmeden saçma sapan yorumlar yapmayın.
    Not 2: Bir günlük şeklinde anılarımı yazdım. Belki merak edeniniz çıkar diye buraya koyuyorum. Şizofreni Günlükleri
    efzey