• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.50)
snowden - oliver stone
gerilim biyografi türündeki film luke harling ile anatoly kucherena'nın yazdığı iki farklı kitabı kendisine kaynak alıyor.eski bir cia ajanı olan edward snowden'in yapılanma hakkında yaptığı asrın ifşasını konu alan film,kieran fitzgerald tarafından senaryolaştırıldı.binlerce cia dosyasını yayan ve basınla paylaşan snowden'in yaşamının sansasyonel evresini izleyebileceğiniz bir film.
  1. biyografi filmi sevenler için çok sevecekleri güzel bir film olmuş.batman ve inception filmlerinde oyunculuğuna hayran olduğum joseph gordon levitt bu filmde de karaktere tam oturmuş.soğuk kış aylarında bir nebze her şeyi unutup hayattan kopmak için güzel bir film puanım 6,5/10
  2. anlatılan olaylar doğru olmasa çekilecek çile değil. bir kere, her bilgisayarla uğraşan adamı nerd kılığına sokmaktan artık vazgeçin sevgili sinema sektörü. ayrıca o saçma sapan kalitesiz duygusal diyaloglar resim çekinmeler 3.sınıf üniversite filmlerinde kalmadı mı? snowden'ı bu kadar basit bi adam kılığınada ancak oliver stone sokabilirdi.

    açıkcası terminal f den sonra pek tad almadığım bir oliver stone yapımı.

    not: snowden'da sevgiliside filmdeki oyunculardan daha yakışıklı ve güzel. *
  3. daha önce hazırlanan ve snowden' ın şahsen yer aldığı citizenfour belgeseli ve öncesini anlatmaktadır.

    Bu ve benzeri bilgilerden haberdar olduktan sonra şüpheyle basarsınız klavyenin tuşlarına.
    Evet, maalesef ki; abd, 11 eylül olayını dünyayı izlemek için dünya çapında geçerli olarak, bazı hakları kendinde görmüş ve "artık yapacaklarım için kimse bana hesap soramaz" demiştir.

    11 eylül' ü kullanarak neleri yapmadı ki?

    11 eylül' ü abd mi yaptı? yoksa haberi vardı da engellemedi mi? gibi sorular kendinizi kaptırdığınızda komplo teorilerine dönüyor maalesef.
    ama şu gözlemlenebilir... 11 eylül, abd' ye ve büyük kapitalistlere nasıl yaradı?

    öncelikle, güvenlik önemine dair çığlıklar ile kendi sınırları içinde bu durumu çok kullandı. (uygulama ve sistem sözleşmelerinde belirtti.)

    sonra tüm dünya için sistemler oluşturdu. bağlantılar kurdu ve herkesi izledi. hatta keyfine bile izlediği olmuştur. öyle ya, hiç boş vakitleri olmamış mıdır?

    abd bunu 11 eylül' den önce de yapıyordu. Daina' yı 1996 ve 1997 yıllarında telefonundan izliyordu en basitinden.

    hep demokrasi dediler, hep güvenlik ve gizlilik dediler ama google gibi sistemlerin kullanıcı sözleşmelerini okuyup kabul etmiyorum dediğinizde o sisteme sahip olamayacaksınız. dolayısıyla o da sizi takip edemeyecek... velhasıl; popüler ve iletişim sistemlerini ele geçirerek her yolunuzu kapatıyorlar.

    neden popüler olan uygulamalar bir süre sonra sektörün satın almasıyla sonuçlanıyor? Ticaretin kanunu bu değil mi? Belki. Ama çok daha önemsedikleri şey, o popüler uygulamanın potansiyel veri bankası ve o uygulamaya alışmış bir toplumsa?

    Şunu demeye çalışıyorum...
    bireysel düşündüğünüz zaman, beni takip etseler ne etmeseler ne? diyebilirsiniz... ya da cem yılmaz' ın da dediği gibi; "cia ne yapsın senin boklu hesabını"
    doğru.

    Ama bugünün 20 li yaşlarındaki bazı gençleri, yarının bürokratları, hakimleri, hatta ülke liderleri.
    ve dünyada artık bazı şeyler şantajla, zor durumda bırakmayla veya itibarsızlaştırmayla yürüyor. Bu önemli bir durum gibi.

    Bir şey daha var... dünyanın algısını bilirseniz onu yönetiyorsunuz. Bu bireysel olarak böyle olduğu gibi toplumsal olarak da gerçekten öyle.

    herşey ticari ve politik bu işin özelinde.
    güvenlik diye diye, ticari anlaşmaların şartlarını belirleyebildiler. Azerbaycan petrol anlaşmalarını yönettiler ve hatta oradaki seçimleri bile yönlendirdiler. Toplantı notlarına hakim oldular, telefonları dinlediler, emailleri okudular. ne diyeyim, her şeyi gördüler ve bildiler.

    biraz araştırırsanız zaten, bazı uygulama sahiplerinin veri tabanlarını zorla alma yoluna bile başvurduklarını görürsünüz.

    evet,
    uygulamaların birbirine entegrasyonu çok önemli. google ile evernote birbirine entegre olursa tadından yenmez. ama bu onların çok işine yaradı. Bu, bizlerin kendi verileri arasında köprü olduğu kadar onlar içinde öyleydi.

    yazılacak çok şey var.
    ilerlediğinizde paronayakça gelir.
    Ama ne yazık ki gerçek bir şey var. "sahip olduğunuz özel hayatınızı saklama işini "ben yaparım" diyenler gerçekten ne kadar doğru kişiler olabilir ki?"

    ekleme: geçen sene abd' de bir terörist yakalanmıştı. telefonu iphone' du. fbi dedi ki; "Apple' dan şifreleri istedik ama apple, bize vermedi. o yüzden kendimiz çözeceğiz."

    yavv he he :)