1. kültür erezyonuna uğramış üst sınıfın aşırı yaşamını sembolize etmek için yeşilçam'ın kurguladığı ayinsel ev eğlencesi. batı sinemasındaki uyuşturuculu, seksli, sadist mazoşist eğilimli house party'lerin yeşilcam yansımasıdır.

    şoko partili sahnelere genellikle 70li yılların beyaz perdesinde rastlanır. dönemin sinematograf imtiyaznamesi'nden geçmeyeceği için kokain, grup seks, bdsm gibi aşırılıkların yerini çikileta alır.

    disko müzik eşliğinde hunharca dans ederek açılışı yapılan partinin ilerleyen saatlerinde geniş bir kasede sıcak çikolata takdim edilir. ortadaki kaseden kaplarına çikolata alan çiftler; oraya buraya sürmeli, yalamalı seks için odasına çekilir.

    en bilineni kemal sunal, ali şen, meral zeren ve bülent kayabaş'ın rol aldığı şaşkın damat filmdir:
    şaşkın damat - zeki ökten (1975)

    ...

    '70 türkiyesinde bir dizi olayın tetiklediği çağdaşlaşma hareketi, batıdan ithal ettiği sanat ve yaşam biçimi ile bilhassa kent soyluda kültürel değişime ve bu değişimi götünden anlayanlar için yozlaşmaya neden oldu.

    1964'de trt yasası'nın yürürlüğe gitmesi ile türkiye'nin ilk yayıncısı olan itü tv tüm olanaklarını trt'ye devretti. uğur dündar, ali kırca, mehmet ali birand gibi birçok fotoroman, radyocu, kameraman ve muhabir devlet desteği ile bbc gibi uluslararası kemik kurumlarda eğitim alarak ülkenin ilk anchorman'leri oldu. bununla birlikte trt'nin yurt dışından ithal ettiği belgesel, pembe dizi ve eğlence programları da kültür aktarımda önemli pay sahibi oldu.

    türk hava yolları'na ayrılan sermaye 1967'de 90 lira iken, oransal olarak sansasyonel bir artışla 1972'de 400, 1975'de 1000 liraya çıkarıldı. bu yatırım uluslararası uçuşları halk bazında ulaşılabilir kıldı. yurt dışı seyahat bürokratik düzeyden çıkarak lüks yaşamın parçası haline geldi.

    yine 70'lerde halk ve sanat müziği ezgilerinin caz, country, elektronik, saykedelik, rock kalıplarla harmanlandığını görüyoruz. anadolu rock bu devşirmenin önemli örneklerinden.

    çağdaşlaşma saplantısı mimaride de göze çarpıyor. cumhuriyet dönemi yapılarında osmanlı ve selçuklu mimarisinin devamı olan neoklasizm hakimiyetinde oryantal izlere rastlanırken; yüksek tavanlı ve işlemeli mahaller 70'lerde yerini geometrik çizgilere sahip minimalist anlayışa bırakıyor. modern aparman dairelerinde tuvalet ile banyoyu ayrılmış, yemek, televizyon ve misafir odası gibi coğrafyanın alışkanlıklarıyla bağdaşmayan kullanımlarla oda sayısı artmış. ancak salon ve mutfak gibi geniş ailenin beraber vakit geçirdiği ortak kullanım ve sosyalleşme alanlarının hacmi küçülmüş. fransız balkon gibi işlevsiz lüksler bu dönemde pırtlamıştır. ankara'nın bağına dikilen apartmanların eyfel kulesi manzarasına hakim olmadığı akıl edilememiş, haliyle fransız balkonun trabzanına dayanıp romantizma yapan olmamış.

    siyaseten 68 kuşağı'nın ve woodstock'un dolaylı etkisi gözardı edilemez. onları da götümüzden anlamışız. çayırda çıplak dans eden de olmamış.

    e kız koca mı aldın yoksa hoca mı aldın
    kör mü idi gözlerin onu gece mi aldın
    gittin aldın bir koca daha koca yok gibi
    dişi çıkmış bir yandan usta keseri gibi

    ayakları bir şekil atın eğeri gibi
    sırtı çıkmış bir yandan eşek semeri dibi
    entarini dar eyle sırtına karar eyle
    kız nasıl koca aldın bak bana da ar eyle

    yıldız tilbe