• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
Yazar peter handke
solak kadın - peter handke
peter handke'den, hiç değilse bir süre için tek başına kalmak isteyen bir kadının öyküsü...

insan günün birinde bir "aydınlanış"la uyanıp yaşamını değiştirecek bir karar verirse ne olur? bu roman, kocasından ayrılıp çocuğuyla (evi, korkuları, cesaretiyle) birlikte yalnız kalmayı seçen bir kadının birkaç günlük serüvenini anlatıyor. dramatik olmaktan çok olağanlığı, herkesçe-yaşanabilirliği vurgulayan bir serüven bu.

bir kadının, başı dik yürüyüşünün ilk birkaç günü...
  1. peter handke tek başına kalmak isteyen ve kocasına bir anda "git ve beni yalnız bırak" diyerek yalnız kalan bir kadını anlatmıştır. kitap boyunca "kadın"ı anlatırken kadından adıyla bahsetmemiş ve "kadın" olarak geçirmiştir. oysa diğer herkese bir isim yüklemiştir. kadının adını diğer karakterlerin ona seslenişinden öğrenebiliyoruz: marianne. burada kadının objeleştirildiği düşüncesini savunanlar varsa da bana göre handke burada sadece marianne'i değil, belirli bir kesim kadınları anlatıyor. genel bir durumdan bahsediyor. o yüzden şahsileştirmiyor bu durumu.

    kadın, avrupada tanınmış bir porselen şirketinin bölge şubesinin satış şefi (bruno) ile evlidir ve bir çocuğu vardır (stefan). monoton bir hayata sahiptir. çok zengin değildir ama rahat yaşamaktadırlar. oysa bu monotonluk ve rahatlık kadını bir kıskaç içine almıştır.

    bruno'nun finlandiya seyahati dönüşü yaptıkları; hiç bilmediği ve anlamadığı bir dil konuşulan ülkede kapkaranlık ve aydınlığa kavuşmayan günlerde yaşadıkları aslında bu yalnızlığa zemin hazırlıyor. bruno ailesine ne kadar bağımlı olduğunu ve onlardan artık kopabileceğini de fark ediyor aslında.

    bir de her şeye burnunu sokan "kadın"ın içsel yalnızlığını anlamaktan uzak en yakın arkadaşı fransizka var. fransizka hepimizin her yerde rastlayabildiği arkadaş olarak karşımızda. yalnızlığı anlayamadığı için arkadaşının hayatında başka birinin olduğundan şüpheleniyor. yalnız kalmanın kimseye iyi gelemeyeceğini düşünüyor tavsiyeler veriyor. sonrasında anlıyor onun deyimiyle "uyanıyor".

    kitap, çevresinde olan insanlara rağmen içsel yalnızlığını yaşayan bir kitabın yaşayış ve arayışını anlatıyor. toplumdaki yerini yargılıyor, verilen görevlerle özgürlüğü arasında bocalıyor. aydınlanışı ise yine geldiği gibi tesadüfi olarak sona eriyor.