• youreads puanı (10.00)
  1. " on kalır benden geriye, dokuzdan önceki on
    dokuz değil on kalır
    on çiçek, on güneş, on haziran
    on eylül, on haziran
    on adam kalır benden, onu da
    bal gibi parlayan, kekik gibi bunalan
    on adam kalır.

    ne kalır ne kalır
    tuz gibi susayan, nane gibi yayılan
    dokuzu unutulmuş on yüz mu kalır
    onu da unutulmuş bir şiir belki kalır
    on çizik, on çentik, on dudak izi
    bir cay bardağında on dudak izi
    aşklardan sevgilerden
    suya yeni indirilmiş bir kayık gibi
    akıp geçmişsem, gidip gelmişsem
    bir de bu kalır.

    ne kalır benden geriye, benden sonrası kalır
    asıl bu kalır.

    on yerde adım geçse geçmese
    dağlardan tepelerden inen bir düzlüktüm, anlaşılır.

    aksam olur bir günden dibe çökerim
    su içer dibe çökerim
    iyimser bir duvarcıyım her gün bir tuğla düşürürüm elimden
    bu yüzden gecikirim
    size bu sıkıntı kalır.

    ne kalır

    kahvelerde kalın kalın kayısı vakti
    dişleri kesmeyenin en az kayısı vakti
    dişleri hiç kesmeyenden
    gün geçer kendi kalır
    kahvelerde kayısı.

    gezginim, acık denizlerden yanayım
    biraz da akdenizliyim, bu iste böyle kalır
    akdenizli herkes konuşur duyarlığını
    başka ne kalır
    biz ki bir konuşuruz geriye on şey kalır.

    benim göğüm gövdemin böyle yuvarlak vakti
    kolları açılmış kalır.

    ben buyum, dersin, arkadaş
    sevgilim ben buyum
    yüreğim vurgun, dişlerim altın
    ceketim sol omuzumda
    vakit vakit incelen vakit. "

    (bkz: edip cansever)