1. karşıda bir yığın kum görüyoruz, gidip içinden bir kum taneciği alıyoruz tekrar yerimize gelip bakıyoruz hala bir yığın kum var. demek ki bir kum taneciğinin eksilmesi yığının yığın olmasını değiştirmiyor.

    öte yandan ne kadar büyüklükte bir kuma bakınca yığın ifadesini kullanıyoruz? illa ki bir alt sınırı olacaktır. bu durumda o matematiksel sınırdan bir adet kum tanesi alırsak yığın diyemeyiz. bu durumda bir kum tanesi yığını yığın olmaktan çıkaracaktır.
    abi
  2. sonsuzluk terimiyle alakalı paradoks diye yorumladım. bir avuç büyüklüğündeki sonsuz mu daha büyüktür yoksa iki avuç büyüklüğündeki mi? neye sonsuz dediğimize dair çok düşündüm ama mantıklı bir yaklaşım bulamadım. tanımlayamadığımız büyüklükteki miktarla diyoruz gibime geliyor ama ucu çok açık. evrene de sonsuz diyoruz ama sonu olduğu ya da hala genişlemekte olduğu tartışılıyor.
  3. sorun bahsedildiği üzere bir dil felsefesi sorunu; daha spesifik olmak gerekirse gündelik dil diye çevrilen ordinary language'in net bir tanım vermemesi.