• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
sosyal bilimleri açın - gulbenkian komisyonu
bilginin sosyal olarak kurulmuş olması gerçeği, daha geçerli bilgiye ulaşmanın da ancak sosyal olarak mümkün olması anlamına gelir. bilginin sosyal temelleri olduğunu tersine, biz, geçmişteki uygulamalara yönelik eleştirileri değerlendirerek ve hakikaten daha çoğulcu ve evrenselci yapılar kurarak yapılacak bir yeniden yapılandırmanın, sosyal bilimlerin nesnelliğini arttırabileceğine inanıyoruz. bu raporda üç şeyi göstermeye çalıştık. birincisi, bir bilgi biçimi olarak sosyal bilimin nasıl tarihsel olarak oluştuğu ve neden, onsekizinci yüzyıl sonundan 1945'e uzanan süreçte, görece standart bir dizi disipline ayrıştığıdır. ikincisi, 1945'ten bu yana dünya genelinde meydana gelen gelişmelerin bu entellektüel işbölümüyle ilgili ne gibi sorular sorulmasına yol açtığı ve böylece bir önceki dönemde yerli yerine oturtulan örgütlenme yapısını yeniden tartışma gündemine getirdiğidir. üçücüsü de, son yıllarda çok tartışılan bir dizi temel entellektüel soruyu açımlayarak, 'şimdi nasıl bir sosyal bilim?' sorusuna cevap oluşturmakta daha ileri gidebilmek için bize optimal görünen bir tavır belirlemektir. sonuçta, sosyal bilimlerin bu tarihin ve yakın dönem tartışmalarının ışığında yeniden yapılandırılmasını tartışmak istiyoruz. önerebileceğimiz basit, açık seçik formüllerimiz yok; sadece bize doğru yönde ilerlememize yardımcı olacakmış gibi görünen birkaç tartışmaya açık önerimiz var.kuşkusuz doğru yönde adım atmayı sağlayacak başka çözümler de vardır ve başkalarını böyle öneriler geliştirmeye çağırıyoruz. bizce herşeyden önemlisi, bir kez daha tekrarlayalım, sorunun temelinde yatan meseleleri acilen ve açık seçik ortaya koyarak, akıl sınırı içinde tartışabilmektir. gulbenkian komisyonu (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. sosyal bilimlerin gelişimi, geçtiği aşamalar ve dünyada sosyal bilimleri ön plana çıkaran aşamalardan bahsedilerek sosyal bilimlerin bugün hangi noktada olması gerektiği konusu ele alınmış. son bölümde doğa bilimlerinin daha iyi bir noktada olması için yapılan dört öneri var. sosyal bilimleri değiştiren başlıca iki olay var. 1945'ten önce batı uygarlığının bekleneni vermediği ortaya çıktı. hümanist anlayıştan sonra, bunca teknik ilerlemeden sonra ikinci cihan harbinin çıkması büyük hayal kırıklığına neden olmuştu. 1945'te yeni bir anlayışa gidildi.

    yerel kültürlerin eskisine göre daha çok önem kazandığı 1945 sonrası ve soğuk savaş döneminde sosyal bilimlere yeni bir bakış gerekmişti. bilgiye ulaşmanın tek yolunun aristotales'ci veya thomas'cı mantık olmadığı kabullenilmişti. evrensellik ile tekilli aynı şey midir tartışmaları başlamıştı. doğa bilimlerinde de ölçüm yapanın ölçüme etki ettiği bilindiğine göre sosyal bilimlerde farklı bir anlayış nasıl olmalıydı? batı bilimi burjuva ve eril bir bilimdi ve gerçeğe ulaşmanın farklı yolları varsa yeni sosyal bilimler anlayışı bu doğrultuda gelişmeliydi.

    kitapta bunların yanında coğrafya, psikoloji ve hukuk biliminin neden sosyal bilimlerin asli unsurları olmadığı, sosyal bilimler, insan bilimleri ve doğa bilimleri arasındaki ilişkiler anlatılmış. çeviriden midir bilmem metinleri anlamak zor. konular bölüm bölüm ayrıldığı halde çok iç içe. belki de konunun karmaşıklığı sebep oluyordur buna.