• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (5.55)
spectre - sam mendes
007 james bond karakterini yine daniel craig üstlenirken, bu filmde kendisine ödüllü fransız oyuncu léa seydoux 'un (madeleine swann) yanı sıra yeni isimler olan irlandalı aktör andrew scott, dave bautista, monica bellucci ve christoph waltz (oberhauser) yer alıyor. skyfall'da yer alıp da bu filmde de seyredeceğimiz oyuncular ise ralph fiennes, naomie harris, ben whishaw ve rory kinnear. yönetmenliğini yine sam mendes'in üstlendiği filmin senaryosu ise john logan'a emanet.

geçmişten gelen şifreli bir mesaj james bond’u mexico city’ye ve sonunda, kötü şöhretli bir suçlunun, yasaklı dulu, güzel lucia sciarra ile tanışacağı roma’ya sürükler. bond, sızdığı gizli bir toplantı sonucunda, spectre olarak bilinen tekinsiz bir örgütün varlığını ortaya çıkartır. bond, spectre’nin ağını ortaya dökebilecek ipuçlarına ulaşmak için, eski düşmanı mr white’ın kızı, madeleine swann’ı aramaktadır. moneypenny ve q’dan kıza ulaşmak için gizlice kendisine yardım etmelerini ister. bond, spectre'ye yaklaştıkça, ulaşmaya çalıştığı christoph waltz tarafından canlandırılan düşmanı ile kendisi arasında, kan dondurucu bir bağ olduğunu öğrenecektir.
  1. 6 kasım 2015' de vizyona giren 300 milyon dolar bütçeli, ilk fırsatta izleyeceğim yeni bond filmi.

    edit : çok iyi bi başlangıç yapmasına rağmen filmin ikinci yarısı skyfall ve casino royale'deki heyecan ve gizemi arattı ancak aksiyon sahneleri, müzikleri ve daniel craig ile léa seydoux'un performansları yine üst düzeydi.
    d.
  2. !---- spoiler ----!

    klasik savaş, seviş, araba parçala, seviş, sonra tekrar savaş, uç, kaç, bir şeyleri havaya uçur sırasına sahip james bond filmi.

    !---- spoiler ----!

    aksiyonu 10 numara. sürekli bir gerginlik var, bir hareket var. izletiyor kendini. ancak yine de skyfall'dan sonra olmamış bu dedirtti bana.

    sırf bond kızı için bile tekrar izlenir. nasıl bir güzelliktir o öyle?
  3. ekşi genlerden mütevellit hem haddinden uzun sürmesinden hem de sonlara doğru sıkıldığımdan yarısında çıkmak istediğim film. neyse ki artık bir youserım da sonuna kadar direndim.

    evet klişelerle dolu. bir skyfall değil ama özellikle ilk yarısını beğendim. müzikleri harika. sam smith ödül alabilir. filmdeki favorim ise, elbette karizmatik daniel craigciğimizden sonra, q. mission impossible'da da benji'yi severdim zaten. gözlüklü nerdsüz saha ajanı, saha ajanı değildir.
  4. o kadar bütçe, organizasyon, sponsorlar falan tamam ama en sevindiğim kısım daniel craig'in son bond rolu olması. karaktere yakışmamasının yanında iyi oyuncu olduğu da söylenemez.

    bir de eski bond filmlerinin tadı asla olmayacak diye düşünüyorum. artık arabanın arkasından püskürtülen aleve falan şaşırmıyoruz çünkü.
    one
  5. tüm dünyayı, aslında bir kaç kişinin yönettiğini anlatan bir film.
    batı, bazı filmleri oldubittiye getirir... acilen yapılır. anlatılmak istenen bazı şeyler vardır çünkü.
    en kısa yoldan anlatılmaya çalışılır. bu yüzden bazı soyut kavramlar, en kısa yoldan somut hale getirilirek sunulur. bakmayın bu konuda da çok başarılı olunur.
    bu filmde, bu özellikte olan bazı kavramları içeriyor.
    velhasılı kelam, yapılmak için yapılmış bir eser.
  6. konuyu oldukça dağıtıp süresi içerisinde toparlayamayan (düşünün, bitime 20 dakika kaldığında" apar topar bitirmeden nasıl toparlayacaklar?" diye düşünüyordum), skyfall'dan sonra beklentiyi karşılayamayan bond filmi. daniel craig'in son filmi olarak duyurmasına ilk başta üzülmüştüm ancak bu filmde görülüyor ki adam gerçekten yaşlanmış.

    !---- spoiler ----!

    filmin başı insandölüler günü festivaline gitme isteği uyandırıyor. "ne kadar eğlenceli bir ortam" derken başlayan bond serilerinin karakteristikleşen ilk 5 dakikada yaşanan aksiyon kavramı, skyfall'da gönüllere ayrı taht kurmuş grafik tasarım ile filmin şarkısına hazırlanmış mini klibin bu sefer bollywood'dan fırlamış gibi duran bir kötü tasarıma yerini bırakmasıyla devam ediyor.

    c. karakterinin akıbeti daha filmin başından az çok kesitirilirken javier bardem'in performansından sonra bond ile ortak bir çocukluk geçiren fakat çocukluğundan gelen sorunları sebebiyle kötü karakter olan christoph waltz'ın karakteri çok yüzeysel geçilmiş; ele geçen fırsat -özellikle de olmasa da olacak ikincil villain uğruna- harcanmış. oysa ne tiradlar, dramatik tartışmalar çıkardı bu hikayeden.

    ayrıca filmdeki aston martin'e selam ederken, casino royal'deki gibi bir ford'u bond'a layık görmedikleri, bu derece reklam hareketlere bulaşmadıkları için yapımcılara teşekkür etmek gerek. ancak, q. tarafından "alarmlar çok iyi" denilen bir yerden o aracın nasıl bond tarafından çalındığı hala muamma ki keşke filmde bunun da üzerinde 2-3 dakika durulsaydı. "bond işte, yapar" demek 2016'da pek hoş durmuyor.

    mi6 ajanının bir adet tuşlu nokia kullanarak teknik takipten kaçabileceğini düşünmesi konusuna hiç girmek istemiyorum; sanki mi6 uluslararası istihbaratla görevli olan, mi5 ise iç istihbarattan sorumlu olan istihbarat ofisleri değilmiş gibi adeta mi5'in altında bu ikili birleştirilmeden önce mi6'in daktilo kullanan insanlardan oluştuğu gibi bir saçmalık ortaya çıkıyor zira.

    dünya'nın kişi başına güvenlik kamerası sayısı en yüksek şehri londra[1] iken, ingiliz yapımı bir filmde mass surveilance eleştirisi ve kurtlar vadisi temalı bir "dünya'yı yöneten çok pis, kötü örgüt" teması saçma duruyor. ne o holding toplantısı gibi "bilmem kaç bin mülteciyi seks kölesi yaptık, şuaralara yüzde kırk sahte ilaç sattık, çok kötüyüz biz, en kötüyüz" ifadeleri? despicable me evreninde bu ifadeler güzel oluyor da bond da pek olmamış sanki.

    helikoptere ateş etme, karada kanatsız bir uçakla düşman kovalama sahnelerini çok eleştirmek istemiyorum ancak hikayeye suda giden sürat teknesinden tabanca ile en az 1 kilometre ötedeki helikopteri kritik bölgesinden vurmak nedir arkadaş?

    hasıl-ı kelam, bond filmi olmasaydı ve kadrosunda lea seydoux bulunup da hayatı sorgulatmasaydı zamanıma ayrı, yaptığım harcamaya ayrı üzülürdüm.
    !---- spoiler ----!

    [1] http://www.telegraph.co.uk/technology/10172298/One-surveillance-camera-for-every-11-people-in-Britain-says-CCTV-survey.html
  7. az önce izlemiş biri olarak bana göre bi' skyfall değil modundaydı. aksiyon falan iyi de hem süre olarak çok uzun hem de konunun toparlanamaması filmin en olumsuz tarafı. ya da ben kafamda toparlayıp, yoğunlaşamadım. bilemedim şimdi.

    film izlenir mi? izlenir tabii ki ancak bu bond filmini izlememek büyük kayıp değil bence.

    6.89/10
  8. "skyfall' a kadar çektiği en aksiyon dolu sahne şu olan kişinin yönettiği film." olarak eleştirisi yapılmıştı bir yerde ama hatırlayamadım şimdi.
  9. senaryo kötü, oyunculuklar vasat aksiyon eh işte
    izlemenizi tavsiye etmiyorum