stefano benni

Kimdir?

stefano benni 12 ağustos 19472 bologna (italya)'da doğmuş yahudi bir hicivci yazar, şair ve gazetecidir.

şiir kitapları, roman ve antolojilerinin yanı sıra, haftalık ve aylık dergilerde yazmış, oyunlar ve senaryolar kaleme almıştır. günümüzde de çeşitli gazetelerde yazmayı sürdürmektedir.

eserlerinden bazıları

prima o poi l’amore arriva (er ya da geç aşk çıkagelir) (1981)
stranalandia (gariplikler adası) (1984)
il bar sotto il mare (denizin altındaki bar) (1987),
la compagnia dei celestini (uzaylılar kumpanyası) (1992),
l’ultima lacrima (son gözyaşı) (1994),
elianto (1996),
teatro (tiyatro) (1999),
spiriti (ruhlar) (2000),
dottor niù (doktor niù),
corsivi diabolici per tragedie evitabili (engellenebilir trajedilerin şeytansı yazıları) (2001)
margherita dolcevita (margherita tatlıhayat) (2005)
  1. türkçeye çevrilen bazı kitapları;

    denizin dibinde ki bar
    hepsi sana miras serisi 4 - cyrano de bergerac
    tanrının grameri
    tatlı hayat

    ekleme: idefix aynı zamanda stefano benni'nin kitapları arasında "hizmette ıspartayı geçtim" diye bir kitap gösteriyor. çok güldüm bu ayrı mesele ama, stefano benni, dünya edebiyatına katkısını ısparta'yla karşılaştırınca, idefix'te bir milli gurur yaşanmıştır herhalde.
    resim
  2. ankara universitesi dtcf italyan dili ve edebiyati öğretim görevliliğini yapmış ve 2010 yılında hayatını kaybetmiş olan dr. zuhâl yılmaz, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi 'nde yayınlanan fantastik edebiyata genel bir bakış; stefano benni ve stranalandia yazısında(*:sf.135), stefano benni'nin L’ultima lacrima (Son Gözyaşı) kitabında ki papà va in TV (Babam Televizyona Çıkıyor) öyküsünden bir paragrafı şöyle çevirmiştir;


    "Minardiler’in evinde her şey hazır. Bayan Lea televizyon ekranını alkol ile sildi ve televizyonun üzerine düğün fotoğrafını koydu. Kanepenin ayçiçeği desenini görünebilmesi için, üzerindeki örtüyü kaldırdı. Bir tepsiye, çeşitli tuzlular, zamanı geçmiş bir Noel keki, bir şişe viski ve çocuklar için de portakal suyu hazırladı. Kocaman bitkinin yapraklarını parlattı, sehpanın üzerine en güzel örtüsünü serdi. O her şeyin yerli yerinde olup olmadığını kontrol ederken, çocukları izliyorlar onu: permalı saçının bukleleri sarsılmakta ve yeni cilalanmış parke üzerinde, ayakkabısının ince topuklarıyla ritmik gürültüler çıkartarak gidip gelmekte. Onu evde hiç terliksiz görmemişlerdi.


    Minardiler’in üç çocuğu da hazır. Oniki yaşındaki Patrizio, en sevdiği parlak kırmızı eşofmanı ve başındaki beysbol şapkasıyla kanepede oturuyor. Yedi yaşındaki Lucilla, Miki fare desenli pijamasını giymiş, kucağında bir Barbie bebekle bekliyor. Can sıkmaması için kodeinli şurup verilmiş olan iki yaşındaki Pastrocchietto ise mama sandalyesinde. Kapı çalınıyor. Komşuları Mariella ve Mario, ellerinde bir kutu çikolata ve dondurma ile içeri giriyorlar. Mario, durumun öneminden dolayı ceketli ve kravatlı, çocuklarla selamlaşıyor ve Patrizio’nun elini sıkıyor. - Söyle bakalım şampiyon, babandan dolayı mutlu musun? - Eh işte ...- diye cevaplıyor Patrizio. - Saçın ne güzel olmuş – diyor Mariella Lea’ya, - bugün çok hoş olmuşuz. Tabii ki öyle sıradan bir gün değil bugün. - Bir anlamda öyle...- diyor Lea. - Saat kaçta canlı bağlantıya geçiyorlar? - Aşağı yukarı üç dakika sonra. - Kumanda aleti bende duracak - diyor Lucilla. Aynı anda, bay Augusto Menardi de cezaevinde heyecan içinde beklemekte. Akşam yemeğinde çok güzel bir mantarlı pilav yemiş, ranzasında uzanmış, gevşemeye çalışıyor. - Umarım iyi görüntü veririm- diye düşünüyor. - Beş dakika sonra sıra size gelecek - diyor, dışarıdan biri. - Hay Allah!- diyor bay Minardi - dişlerimi fırçalamayı unuttum, kim bilir nasıl görünecek televizyonda."

    ayrıca öykü kitabının kapak resmi