stieg larsson

Kimdir?

karl stig-erland "stieg" larsson (15 ağustos 1954-9 kasım 2004), isveçli bir gazeteci ve yazardır. milenyum serisi adlı cinayet serisiyle tanınır. stokholm'da gazetecilik alanında ve aşırı sağcılığın araştırılması alanında bağımsız bir araştırmacı olarak çalıştı ve yaşadı
  1. en çok satanlar listesinde yillarca duran milenyum serisi ölümünden bir yil sonra yayimlanmaya baslamistir.
  2. isveç aşırı sağcılarının 1995 yılında yedi kişiyi öldürmelerinin ardından stieg larsson, expo vakfı’nı ve aynı adla yayımlanacak antifaşist bir dergi çıkarmıştır.

    50 yaşındayken bir kalp krizi, stieg larsson’un biyolojik yaşamını sonlandırır. yazarlık yaşamı ise, aslında, sevenleri nezdinde, yeni başlamıştı. kitapları dünyada 30 milyon, ülkesinde de 5 milyon satar ki bugüne kadar, erişilmesi oldukça güç bir düzey bu (bunlar 2011 yılının rakamları olduğuna göre, şimdiki rakamlar çok daha yüksek olmalı)
  3. harika insan, olay örgüsü ve kurguda ayrı bir pencereye sahip yazar.
    (bkz: millenium serisi)
    (bkz: ejderha dövmeli kız)
    (bkz: ateşle oynayan kız)
    (bkz: arı kovanına çomak sokan kız)

    ve yeni olarak dördüncü kitap olan. (bkz: örümcek ağındaki kız)

    örümcek ağındaki kız'ın yazarı david lagercrantz. uzun zaman sonra, üçlemeyi ilk okuduğumda(artık dörtleme oldu ama neyse.) aldığım hazzı kesinlikle aldım. üstad larsson, öyle mükemmel bir seri yaratmış ki arkasından toplandığı halde, kendisi bizzat kaleme almamış olsa dahi böyle bir eser çıkabiliyor.

    david lagercrantz'ın da eline ve emeğine sağlık.

    düzeltme: gözüme çarpan imla hatalarım.
  4. çok erken gitmesi hepimiz için büyük kayıp. millenium serisini 10 kitap olarak tasarlamıştı.
  5. çocukluğumdan beri zihnime ince ince işlenmiş, soğuk bir ülkede yaşama isteğini yazdığı kitaplardaki tasvirleriyle kamçılamış saygıdeğer yazar. aniden gelen ölüm, başladığı işi tamamlamasına engel olsa da; çok büyük bir okuyucu kitlesine sahip olmanın hazzını umarım ki sisli bahçelerde yaşayabiliyordur.
    evet, belki çok edebi eserler bırakmadı ardında, ancak polisiye türünün en iyi örneklerinden birisini; üstelik ilgiyi artırmak, entelektüel bir hava katmak amaçlı hiçbir paralel kurgu yaratmadan (evet, lafım sana dan brown!) bizlere sunmayı başardı.
    son bir not olarak da belirtmeden geçemeyeceğim ki; üçlemesini (ki şimdi öğrendim ki artık dörtleme olmuş) okuduğum dönemlerde dışarıda yemek yerine hep sandviç yemiş, kahve içmiştim. beni bu denli etkileyen kuzeyli bir yazardır kendileri...
  6. feministtir. millenium serisiyle isveç'te kadınlara karşı işlenen suç oranlarının ne kadar yüksek olduğuna dikkatleri çekti.
  7. aslında kendisi sol görüşlü olarak bilinir. ama hep sağ görüşlü insanlara özenmiştir. bir röportajında okumuştum
    edit: imla