• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.67)
şubat
şubat, senaryosunu funda alp'in yazdığı, genel yönetmenliğini onur ünlü'nün, yönetmenliğini volkan kocatürk'ün yaptığı trt 1'de yayınlanan türk televizyon dizisidir. yapım şirketi ise eflatun film'dir. 14 eylül 2012'de başlamış, 30 mayıs 2013'te sona ermiştir.(vikipedi) sizlere adam gibi tanıtımını yapan herkes tarafından bilinen bir siteden kaynak gösterip konu yazmayı çok isterdim ama malesef bulamadım.ama keşke izleseniz.(whatasickandreaklife)''genellikle görmezden geldiğimiz, bazen acıdığımız, gece gördüğümüzde korkup yolumuzu değiştirdiğimiz insanların, yani sokakta yaşamaya mahkum edilmişlerin; kısaca, “sokağın” hikayesi anlatılmakta. hem de tinercisinden, kapkaççısına, sokak sanatçısına; siyahisinden beyazına kadar. aynı zamanda, dizimizde cemiyet hayatının önde gelen ailelerinden çankaya ailesi’nin kızı ve onun etrafında gelişen olaylar zinciri de anlatılmakta. yani, aynı hikayede bambaşka iki hayat.
belirli bir kırılma noktası anında, sokakta yaşayan insanlardan biri olan şubat ile çankaya ailesi’nin kızı yağmur’un hayatı kesişecek, asıl hikaye ise bundan sonra başlayacaktır.''(bir blogger)
  1. herkesin bilmediği ama kafa dengi arkadaşlarıma cayır cuyur önerdiğim, türk dizisi olmasından mütevellit bir bölümü gereğinden fazla uzun olan ama o uzun bölümlerin bir sahnesinde bir hareketi bir söylemiyle gönlümü alan yıllar geçse de kendini ara ara hatırlatan bence efsane dizidir.

    örneğin
    duble'nin diyalog görünümlü monoloğu

    son olarak içerisinde geçen şarkıları da bi dinleyin derim.
  2. gördüğüm göreceğim en iyi türk dizilerinden biriydi şubat. trt'den hiç beklemediğim bir daha da bulamayacağım bir performanstı. öylesine bir dizi değil bir hikaye, anlatılmamış bir hikayeydi. her karakter ayrı ayrı müthiş ve oyunculuk için göz doldururken o hikaye ayrı bir güzeldi ya hu.

    çift role soyunan melisa sözen olsun, deli karakterini coşturan sermet yeşil olsun, duble karakteriyle duble hayran bırakan nadir sarıbacak olsun nazarımda döktürmüşlerdir. gelin karakterindeki kızı da oradaki rolün güzelliğinden olsa gerek şimdilerde oynadığı garip garip dizilere yakıştıramıyorum. değişik oyunculuk stiliyle de özkan uğur'u da anmasam olmaz şimdi. dizi, bana o kadar işlemişti ki hepsini anasım var orası ayrı. favori karakterim şubat'ı oynayan alican yücesoy abimize selam çakarak hayvan'dı. hayvan çok iyidi. baya iyidi.*

    fikir babası olarak onur ünlü'den eflatun film elinden çıkmış şubat'a şarkılarda etnik müzik yapan türk grup amesha spenta eşlik etmiştir, şarkılarını kesinlikle tavsiye ediyorum.

    şurdan size tanıtımını takdim ediyim.

    * kadıköy sokaklarında dans eder, keman çalar, şarkı söylerken izleyebileceğimiz rastalı ablayı da gördüğümü hatırlıyorum yamulmuyorsam, koptu kervan'dan, şubat'ta böyle klipli sahnelerde, sonrasında onlar da gruplarıyla trt'de yayınlanan an'dan içeru programını yaptılar zaten. isim olarak da an'dan içeru'yu kullanıyorlar galiba. şarkılarını youtube'da bulabilirsiniz. onlar da çok iyiler.
  3. türkiye'nin haketmeyeceği kadar güzel bir dizi.harika kadrosu vardı,dizinin bölüm başlangıçları çok güzeldi.
    tabi değeri bilinmedi..
    kuz
  4. kadrosu, oyunculukları, senaryosu, müzikleri, kurgusu, işte her şeyiyle çok güzel, çok iyi bir yapımdı. bir üstteki yorumda kuz belirtmiş, özellikle bölüm başlangıçları apayrıydı. ama bir anda bitirildi ve sonu aceleye geldi.

    yerli fantastik yapım bulmuşsun şu kalitede ama kıymetini bilmiyorsun. gerçi ülke olmuş distopya. şubat bitirilmiş, çok mu?

    son olarak, buraya yazıyorum, bir gün nadir sarıbacak ve sermet yeşil'le tanışıp rolleri hakkında iki kelam olsun konuşmadan bu diyardan göçmek istemiyorum. yani bu, oyunculuk değil; bu, bambaşka bir şey.
  5. türk televizyon tarihinin gelmiş geçmiş açık ara en fatklı, en sağlam dizisiydi şubat.
    leyla ile mecnun'u bu "gelmiş geçmiş" ten ayrı tutuyorum, o başka bir şeydi çünkü.

    dizide kusur namına en ufak bir şey yoktu. hadi biraz zorlasak ancak yağmur karakterinin oyunculuğuna laf ederim ya, o da benim haddim değil gerçi.

    yanlış hatırlamıyorsam bitişi aceleye gelmedi, aksine baştan sonra senaryo yazıldıktan sonra çekilmiş kısa soluklu olacağı baştan kararlaştırılmış bir diziydi.

    bu dizide oynayan oyuncuları başka dizilerde görünce yakıştıramıyorum ben de.
    elem karakterini oynayan hande doğandemir 'e deli' nin gözüyle bakar oldum her oynadığı filmde. tabii elem'den eser yoktu.
  6. müzikleri çok güzel dizi.
    bir dizi izleseydim bu kesin şubat olurdu.
  7. tayfa!

    bence en iyi kurguya sahip türk dizisi idi.

    o kadar ustaca işlenen bir hikaye ki izleyicide merak uyandırıyor, çektikçe içine çekiyor. erken bitmesinin sebebini ortalama bir izleyici için fazlaca düşünmeyi gerektirmesi olarak görüyorum. özgün karakterleri ve muhteşem oyunculuklarıyla daha çok ilgiyi hak eden bir diziydi.

    aziz bey rolündeki musa uzunlar'ı çekim arasında sigara içerken görmüştüm, klinik sahnelerinin çekildiği çapa anadolu öğretmen lisesinin önünde. çok farklı bir karizması vardı. büyük oyuncu.

    şöyle de bir diyalog iliştirelim şuraya:

    duble: sen gelmeseydin ne olacaktı biliyor musun?
    gülüm: ne olacaktı? hiç mi olacaktım?
    d: yanlış. hiç ben olacaktım. çünkü maşuklar telef olmaz, aşık telef olur!

    tanım: metin yazarları alnından öpülesi dizi.
    merc