1. hukukla ilgili bilgisi amerikan filmlerindeki sayın yargıç diyen yakışıklı adamdan ibaret olan, dava diyince de aklına sadece tecavüz öldürme falan gelen insanların gözünde büyüttüğü meslek insanı.

    suçluyu savunan avukat. suçu savunmaz. delil karartan avukat demek de değildir. suçlu da olsa kimsenin işkenceyle ifade vermemesini, usulsüzce aranmamasını, delillerin doğru değerlendirilmeden hüküm verilmemesini falan sağlar. bunlar suçlu vekillerinin başarılarıdır, bu vekiller suçlayıcıları işlerini daha iyi yapmaya zorlayarak masumu korurlar en başta!

    ha bir de suçlu olduğu kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olana kadar herkes masumdur anayasaya göre. bilin istedim.
  2. son dönemi düşünürsek yazarlar, gazeteciler, sanatçılar, askerler, genel olarak muhalifler. suçsuzlar da tacizciler, tecavüzcüler, katiller, hırsızlar, genel olarak dayısı olanlardır.
    avukatın da işi zor kimi savunsa vaziyet bok
    wtf
  3. istisnaî olayları ayrı bırakıyorum.

    mesele savunmak değildir. önemli olan kimin haklı olduğu da değildir. önemli olan "hakimin karşısında kimin haklı çıktığıdır." yoksa her davada bir haklı bir haksız taraf vardır ve haksız taraf da genellikle haksız olduğunu bilir ama avukat tutar. neden? haklı çıkmak için...
  4. hukuk bilmemekten veya hukuk mantığının yeteri kadar kavranamamış olmasından ötürü ortaya çıkan öyle olduğu zannedilendir. zira suçlu mahkemece şuçu sabit bulunmuş kimsedir. bir avukatın cezası mahkemelerce ve yerine göre temyiz merci tarafından kesinleşene kadar savunduğu kimse suçlu değil soruşturma aşamasında "şüpheli" yani fiili gerçekleştirdiğinden şüphe duyulan, kovuşturma aşamasında sanık yani fiili gerçekleştirdiği zannedilendir. şüpheli veya sanık olan kimseye suçlu deme yanlışına düşen kimselerin başlığı açan arkadaşımızın en son bahsettiği "masumiyet karinesi" ni araştırmasını dilerim.
    masumiyet karinesine göre kimse yetkili ve görevli yargı mercilerince suçu sabit kılınıncaya kadar suçlu değildir. yani masumdur. ayrıca atılı suçu işlediği kesinleşmemiş kişiye örneğin; katil, tacizci, hırsız demek hakaret suçu kapsamina girerecektir. dolayisiyla bu şekilde davrananların da bir avukata ihtiyacı olacaktır.
    avukat toplumca ceza gerektiren bir fiili gerçekleştirdiği düşünülen yani suçlu olduğu düşünülen bir kişiyi gayet tabi savunabilir. zira toplumdaki herkesin bir gün savunulmaya ihtiyacı olabilir. bugün mahkemece suçu sabit görülen kişinin yeni delil ortaya çıkması ile masum olduğu kanıtlanabilir ki bu konularda örnek vermeye gerek duymuyorum örnek davalar mevcuttur bilen bilir. bunun yanında kanunlarca cezayı gerektiren bir fiili gerçekleştirdiği bilinen kişinin de savunulması veya kullanılması gereken hakları mevcuttur. arkadaşlarım bana bu argümanla geldiğinde anlattığım hikayeyi anlatarak bitirmek istiyorum.
    sokakta bir insan bıçaklanıyor ve kanlar içinde yerde yatıyor bıçaklayan kişi de ortadan kayboluyor. o sırada yol üzerindeki dükkanında et doğramakta olan kasap ilk yardım için elinde kanlı bıçağıyla yaralı şahsın yanına geliyor tam o sırada olay yerine polis geliyor ve bu manzarayı görüyor. şimdi soru şu sizce bu kasap suçlu mu şüpheli mi?
    edit: imla.
  5. "ezberi en iyi olan öğrenciyi avukat yaptık, bir kalbinin olup olmadığına bakmadık" sözüyle örtüşen bir başlık.
  6. adamın biri, 2+2 nin sonucunun 4 olduğundan şüpheliymiş... bir şeyler onu dürtmüş ve sormak, doğrusunu öğrenmek istemiş.

    önce bir matematikçiye gitmiş...
    2+2 kaç eder demiş... matematikçi; 4 demiş ve ispatlamış.
    adam tatmin olmamış.

    bir fizikçiye gitmiş...
    aynı soruyu sormuş ve haliyle aynı cevabı almış. ama adam tarzların benzer olduğunu düşünerek başka bir bilim dalının da yorumunu almak istemiş

    ve bir filozofa sormuş.
    o, dünyadaki tüm etik ve teknik kavramları harmanlayarak 2+2 nin ne olduğuna dair, saatler süren bir konferans vermiş...
    ama yok. bizimki tatmin olmak bir yerde dursun 2+2 nin 4 ettiğine dair şüpheleri daha da artmış.

    en son umutsuzca beklerken avukat olan komşusunu görmüş ve ona da sormuş..

    adam: dostum 2+2 kaç eder?
    avukat: kaç etsin istersin?

    avukatların bu yönde kötü bir ünü var nedense. ama meslek meslektir ve tüm yapılan işler bir başka durumun sonucudur. iş değil, işini iyi yapamayan eleştirilir.
    en basit örnek, bir cerrahın hastasını, ameliyat masasında kesip biçerken onu bir makine gibi görmesini eleştirir insanlar. ama öyle değildir. cerrah kaportacı değildir. yaptığı iş, rutin olduğu için öyle görünür.