1. her gece uyumadan önce günün değerlendirmesini yaptıktan hemen sonra yapılan
  2. başkasına bakıp kendi haline şükreden insanlardan iğrenirim - dostoyevski ne güzel de söylemiş
  3. insanları azla yetinmeye iter, sorgularsa elindekinin de gideceğine inandırır. çünkü öyle öğretilmiştir, kasten aç bırakılır ki, bir parça kuru ekmek bulduğunda şükretsin. eder de, tepesindeki adamı tanrı gibi gördüğü için onun sahip olduklarını sorgulamaz, kendisinin sahip olamadıklarını da. karnı açtır, ayağı çıplaktır ama "yaşıyoruz çok şükür" der ve dalar uykuya.
  4. din terminolojisi icinde degerlendirilen bu kavram kulluk suuru icin temel unsurlardan biridir. bir musluman olarak sukur kavrami benim icin kendisine verilen, ikram edilen her sey icin gosterilen minnettir. cunku asil mal sahibi allah'tir. bize verdikleri karsisinda ona sukretmek ise kulluk borcudur. nasil ki bize en ufak yardimi dokunan, bize hediye veren kisilere tesekkur ederiz. ayni sekilde satin almasi veya yapilmasi imkansiz olan organlari bize lutfeden bu organlar arasinda muhtesem sistemlerle organizmayi meydana getiren ve hayatla islevsel kilan zata tesekkur etmek sukurdur. helal ve haramlara dikkat edip supheli seylerden kacinmak sukurdur. kendisi icin yapilan her turlu ibadet sukurdur. onun rizasi adina atilan her adim yapilan her hamle sukurdur. ne kadar sukretsek azdir. cunku sahip oldugumuz seyler paha bicilemez.

    suan yazi yazmakta kullandigim klavyenin bir sahibi vardir ve bu klavyenin ureticilerine veya pazarlayacilarina bu bedel odenmistir. tamiri mumkun olmayan herhangi bir arizada yerine yenisini almak, koymak ve kullanmak mumkundur. ama ayni sekilde yazi yazmak icin kullanilan elin yenisini almak ve islevsel olarak kullanabilmek tam anlamiyla mumkun degildir. cok ilerde oldugunu zannettigimiz bilim ve teknoloji bu alanda cok geride ve caresizdir. iste bu caresizligin farkinda olmak her derdimize asil care olabilecek esya ve hadiselere hukmeden sebepleri yaratan yaraticiya sukretmek her kul'un asli gorevidir.

    kalbini kendi calistiran, damarlarinda kani dolastiran, oksijenle besinleri yakip enerji ureten ve hayatin her aninda bunun gibi binlerce, milyonlarca islemi kendi basina yapabildigini zanneden dostlara selam. ben hala tirnagimin uzamasini bile engelleyemiyorum. parmaklarimda nasil bir fabrika varsa masallah kendimi bildim bileli hatta bilmezden evvel bu keratinimsi yapiyi dokuyor.

    cok tesekkur ederim allah'im*