• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (6.67)
Yazar oya baydar
surönü diyalogları - oya baydar
yaşamakta olduğumuz acılı günlerde, diyarbakır surönü'nde bir tanıklık, yüzleşme ve kendimizle hesaplaşma denemesi... batı'dan gelen türk'ün bakışı ile yakılıp yıkılmış bölge insanının içeriden bakışının dramatik karşılaşması. "hendekçi çocukları hendeklerin arkasından çıkarıp önüne geçirmek için ne yaptık? onlara eşit ve özgür yaşayacakları bir ülke verebildik mi?" sorusuna cesur ve içten bir cevap arayışı.

her ölümün bizi birbirimizden biraz daha uzaklaştırdığı bu savaş günlerinde, oya baydar barışı neden bir kez daha ıskaladığımızı iki tarafa da soruyor.

siyaseti aşan, yürekten gelen, duygularla örülmüş bir barış çığlığı... (tanıtım bülteninden)
  1. "ne iklimini ne dilini, ne insanını bilirdin ne de surlarını... çin seddi'nden sonra en uzun, en yüksek surlar olduğunu, içinde koca bir kent barındırdığını, seksen iki burcunu, dört kapısını, havadan bakınca kalkan balığına benzediğini, burçlara çıkan merdivenlerin yürek biçimi girişlerini... buranın şehrin yüreği olduğunu bilmezdin."

    içindeki iki duyguyu, iki sesi kağıda dökmüş oya baydar. oralı ve buralıların ya da ne oralı ne buralı olamayanların diline tercüman olmuş. öylece canımız yana yana ülkede yanan ateşe bakıyoruz. yok aslında bakmaya bile gücümüz yok. sırtımızı dönüyoruz ve yokmuş gibi davranıyoruz kimi zaman. ama biz yok saya saya eteğimizin dibine kadar geldi yangın. tüm ülke yangın yeri. ister inanın ister inanmayın.