• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
suya sabuna dokunarak - yalçın pekşen
suya sabuna dokunarak 1 dönemin (1970 lerin sonu)
suya sabuna dokunarak 2 dönemin ( darbeden sonraki ilk yıllar 1986 ya kadar)

mizahi bir dille ele alındığı, çoğunlukla hayat pahalılığı, her şeyin ithal olması, gibi konuların küçük kısa öykülerle anlatıldığı mizah kitabıdır. bazı kısa öyküler siyah beyaz karikatürlerle süslenmiştir.
  1. ilkokul ve ortaokulda okuduğum basit klasik hikayeleri saymazsam gerçek anlamda okuduğum ilk kitaptı belki de farkında olmadan bana okumayı sevdiren yalçın pekşen'dir diyebilirim. 90'ların başında ilk önce suya sabuna dokunarak 2 'yi okumuştum.
    kitapta aklımda kalan en güzel kısa öyküler: (diğer tüm kitaplarım gibi bu da maalesef arkadaşlarım tarafından okunma bahanesiyle alınıp faili mechul kaldığı için kitap elimde değil, bu nedenle birebir aynısını yazamayabilirim aklımda kaldığı kadarıyla anlatacağım.

    türk usülü sigara bırakmak:
    bizim türk sabah yatağından heyecanla kalkar ve eşine dönerek ''hanım karar verdim bugün sigarayı bırakıyorum'' der
    elini yüzünü yıkayıp kahvaltı sofrasına oturur, kahvaltısını yapar o esnada günün gazetelerini okuyordur, hanımın getirdiği türk kahvesini içerken farkında olmadan eli sigara paketine gitmiş ve türk kahvesiyle sigarayı içmiştir bile fakat bu küçük hata önemsenmemelidir zira bu son sigarasıdır.
    kahvaltı yaptıktan sonra arabasına binip işe giden türk yolculuğu esnasında arabanın çakmağının çalışıp çalışmadığı yönünde bir kuşkuya kapılır, sonra kendine kızar çalışmıyorsa çalışmıyor sana ne der, sen artık sigarayı bıraktın. sonra yine kızar kendine ''olur mu ne kadar bencil adamsın ya arabana sigara içen biri binerse'' çakmağı kontrol eder çakmak çalışıyordur, sigara ağızdadır çakmak çalışıyor ve sigara ağızdaysa bu son sigaradır. yakmakta terdddüt etmez keyifle içer.
    iş yerine vardığında iş arkadaşlarına sigarayı bıraktığına dair müjdeyi verir. o güne kadar kendisinden otlanan iş arkadaşları o gün ısrarla sigara ikram eder, bizim türk baltacı'nın; çadırında katherina'ya direndiği gibi direnir bu tekliflere, ( bu benzetme beni benden almıştı) tüm teklifleri son içtiği sigara olmak kaydıyla kabul eder.
    gün bitmiş bizim türk evine yorgun dönmüştür hanım içli köfteler, mantılar yapmıştır hepsini afiyetle yer ve bir sigara yakar. bu sefer neden yaktım diye tereddüt etmemektedir zira hiç sigara içmeyen biri bile akşam yemeğinden sonra bir sigara içme isteği duyar (bu tespit de beni benden alanlardan). tvinin karşısında uyuklamakla geçirdiği bir kaç saatten sonra yatağına giden türk sigarayı bırakma konusunda verdiği irade için alllaha şükredip yarın da aynı iradeyi vermesi için dua eder ve uyur.