• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
sybil - flora rheta schreiber
kadınlı erkekli tam 17 karakter... tek bir vücutta farklı dengeler... sybil, çok kişilikli oluşun ilk psikanalizidir. sybil dorsett olayı, nomale bakışımızı da etkileyen bir gerçektir. sybil yalnızca insan davranışlarını saptayan bilinçaltı dünyasının tehlikeli güçlerinin yepyeni bir incelemesi olmayıp, baskı aygıtlarından, toplum, din ve ailenin sakatlayıcı etkilerine bir örnekle bakıştır. tıp açısından ise bu öykü, akıl hastalıklarının kalıtım ve çevre terimleri içinde ortaya çıkışını; halk dilinde çok ya da farklı kişiliklere mal edilen şizofreniyle sybil'in pek az rastlanan hastalığı grande-hystérie arasındaki ayrılığı ortaya serme amacını gütmektedir.
  1. gerçek hayattan esinlenilerek yazılmış, romandan öte araştırma, inceleme kitabıdır. kitap yazıldıktan sonra uzun tartışmalar yaratmış ve yasaklanmıştır. sybil olayına kadar çoklu kişilik bozukluğu bilinmez, teşhis edilmezken ve bu sorunla gelen hastalara şizofreni, histeri, tanımlanamayan bozukluk v.s. teşhisi konulurken psikiyatrislerin karşı çıkışlarına rağmen dr wilbur çoklu kişilik bozukluğunu ortaya çıkarmış ve o günden sonra ne kadar yaygın olduğu da anlaşılmıştır.
    1976 ve 2007 yapımı iki de filmi çekilmiştir.
    (bkz: çoklu kişilik bozukluğu)
  2. dissosiyatif kimlik bozukluğundan muzdarip 17 (aslında 16 farklı kişilik ama 17. kişilik yani sybill 16 kişiliğin hepsinin birbirini kabul edip birleştiği yeni karakter) farklı kişiliğe sahip (sanırım bilinen ve tanısı konulan en fazla kişilik sayısı) bir kadının hikayesini anlatmaktadır. kitabın ana karakteri sybil ısabel dorsett olarak lanse edilse de gerçek hayatta shirley ardell mason isimli bir kadın olduğu bilinmektedir.

    her ne kadar gerçek hayat hikayesi olduğu belirtilmişse de psikiyatri dünyası bu konuya şüpheli olarak yaklaşmaktadır. şüphe sebepleri

    1998 yılında robert rieber isimli bir psikolog, amerikan psikoloji birliği için yaptığı araştırmalar sırasında, kitabın yazarı ve doktor wilbur’un konuşmalarını içeren ses kayıtlarına ulaşmıştır. bu konuşmalarda sybil’ın farklı ruh hallerine, doktor wilbur’un kendisinin isimler taktığı ve sybil’ı farklı kişilikleri oluşturması için sözleriyle motive ettiği görülmektedir. hatta doktor wilbur tatildeyken bir dönem sybil’ın doktorluğunu yapan herbert spiegel, hastada çoklu kişilik bozukluğuna rastlamadığını, yalnızca yüksek histerik belirtiler gösterdiğini söyleyerek bu teoriyi desteklemiştir. robert rieber sonuç olarak, sybil’ın terapi seanslarının nasıl geçtiğine bir ışık tutamasa da, doktor wilbur ve yazar schrebier’ın yayın evinden gelen baskı sonucu, kitap anlaşmasını garanti altına almak için, shirley mason’ı manipüle ettiğini öne sürmektedir.

    bu konuda popüler 4 iddia vardır:

    1. sybill'in aslında bipolar - manik depresif sorunlarla psikiyatriste basvurduğu, bu sırada bir takım psikolojik çalışmalar içinde olan psikyatrın ( cornelia wilbur) hasta üzerinde deneyimlemesi sonucunda birden fazla kişilik ortaya çıkarması

    2. yine doktorun çeşitli ilaçlarla hastayı birden fazla karakteri varmış gibi gösterebilmesi

    3. aslında bunun tamamen bir hasta doktor oyunu olması

    4. yüksek iq seviyesine sahip sybil herkesle oynsmış gördüğü ilgiden memnun kaldıkça işi abartması.

    genel konu: doktor cornelia b. wilbur ve hastası olan shirley ardell mason’ın terapi seanslarından yola çıkarak sybil karakterin hastalık ve tedavi süreci kitabın ana konusunu oluşturmaktadır.

    sybill karakteri: yaşadığı travmatik olumsuz olaylara ilişkin bir savunma mekanizması olarak yeni bir karakter üreten, ruhunda derin izleri kapatmak üzere bu şekilde bir oto savunma geliştiren bir kadındır. iki erkek ve bir bebek karakter de bu 17 karakterin içinde yer almakta bu durum da söz konusu vskayı dahs ilgi çekici hale getirmektedir. ayrıca karakteri ilginç kılan var oaln 16 karakterin hepsinin tek bir karakterde birleşmesi ve gerçek hayattaki sybill'in eceliyle ölene kadar bir çoklu kişilik bozukluğu şikayetinin olmamasıdır.

    teknik/uslup: kitap boyunca gereğinden fazla ya da zorlayacak tıbbi terimlere boğulmuyorsunuz. olabilecek en yalın dille gerçeğe en uygun şekilde verilmeye çalışmış. kavramlar ve rahatsızlıklar çok net açıklanmış. bazı bölümler gözünüzün önünde yaşanıyormuş gibi güzel ve gerçekçi betimlenmiş. yalın bir dille romanın özüne saygı duyulmuş.