• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.40)
take shelter - jeff nichols
curtis laforche, ohio'da küçük bir kasabada sevgili eşi samantha ve 6 yaşındaki işitme engelli kızı hannah ile mutlu bir hayat sürmektedir. hannah'nın sağlık ve özel eğitim masraflarını karşılamak için sınırlı gelirleri vardır. fakat bir gün curtis, yaklaşan bir fırtınaya dair korkunç kabuslar görmeye başlar. gördüklerini kendisine saklar ama ailesini de yaklaşan bu fırtınadan korumak için evlerinin arka bahçesine bir 'sığınak' inşa etmeye karar verir...
  1. (bkz: jeff nichols) 'u (bkz: lars von trier) ve daha derinde (bkz: melancholia) ile kıyaslama sebebim olan filmdir.

    sadece küçük ve yerel çaplı festivallerde aldığı ödüllerin küresel olanlarıyla yer değiştirmesini de çok isterdim. ayrıca, o yerel ödüllerin bu filme katkısı da, afişin üzerine karınca alfabesiyle yazılmış olan kelimelerden öteye geçmiyor. sanılmasın ki yerel ödüller boktur püsürdür. elbette ki yerleri ayrıdır ama festival filmi sınırına bu kadar yakın ve aynı derecede bu kadar iç içe olan bir filmin yerel ödüllerle sınırlanmasına deli gibi karşıyım ben. bu kadar ödül -ki imdb'ye göre toplamda 41 ödül kazanmıştır- ne filmin geniş kitlelerce izlenmesine önayak olmuştur ne de "ödül takıntılı" çevrelerce değerli bulunmasını sağlamıştır. sonuçta, kapitalizmin elinin değip de kirletmediği alanlar yok gibi. bu filme de dokunmasını ve kirletebildiği kadar güzelleştirmesini beklerdim ben.

    nichols'un 5 uzun metraj filminin hepsinde, take shelter'da da başrolde olan michael shannon var. mud'da da önündeki iki şöhretli yıldızın arkasında kaldığını görüyoruz. diğer filmlerinin teması da, senaryosu da, içeriği de bu filmden çok farklı ancak, yönetmenin kişisel çözümlemede sınırları zorlayıp ekran titrettiğini de fark etmem mümkün. filme geri dönersek; melancholia ile karşılaştırma yaptığım ilk an, filmin henüz 10. dakikasının dolmadığı andı.

    !---- spoiler ----!

    curtis'in fırtına saplantısının, çevresine ve ailesine olduğu kadar, kendisine de bilinçli olarak acı çektirdiğini görmeye başladığımı hatırlıyorum. aynı durum melancholia'nın ilk bölümünde justine'in yaşadığı ağır depresyonda da vardı.

    !---- spoiler ----!

    ayrıca iki yönetmeni birbirlerine bu kadar yakın bulmamda diğer önemli bir nokta da, hem melancholia'da hem take shelter'da filme doğrudan etki eden karakterlerin soyadlarının olmamasıdır. bu karakterlerin sayısı -her iki filmde de- öyle 3-5 değil, en az 8-9'dur. bu küçücük ve görece önemsiz ayrıntıda bile nichols'un von trier ile dirsek temasında olduğunu düşünebiliriz. en azından ben öyle düşündüm.

    filmin sıkıcı, uzun -2 saat kadar- ve anlatacağını ağzında geveleyen bir tarzı olduğu da düşünülebilir. yer yer bu eleştiriye katıldığımı da söyleyebilirim. ama böyle bir konu; kişisel sınırların paramparça oluşunun anlatıldığı bir konu, en az bu kadar uzun anlatılabilirdi. biraz kafa karıştırmaya başladım ama en iyi böyle anlatabiliyorum. yani diyorum ki, senaryo bu kadar derin olduğu için film de bu kadar uzuyor. ilk yarım saatte başroldekilerin neler yaşayacağına dair bir öngörüye sahip olan izleyici, geride kalan uzun kısmı sıkılarak izleyebiliyor ve film ile kendini özdeşleştiremiyor. bu bir olasılık elbette. gene de, anlatmak istediklerini bir anda boşaltıp dipte kalan tortuları damla damla ruha aktaran film sayısı gerçekten de çok az. bu azınlığın bir üyesi olduğu için de filmi sevmeyebilir, izlerken sıkılabilir, "böyle hayat mı olur yaae" serzenişleriyle kendinizden geçebilir, filmi yarıda kesip köşedeki tekelden 2 bira kapıp bambaşka hayallere dalabilirsiniz. kendi içinizden bir parçanın anıra anıra bağırdığını duymazdan gelmek işte bu kadar basit.

    kadroda yer alan jessica chastainthe help ve the tree of life'tan, katy mixon'ı mike and molly'den ve shea whigham'ı da boardwalk empire'dan hatırlamanız mümkün. ilk paragrafta söylediklerimle kıyaslayınca, filmin neden bu kadar geri plana atıldığını daha fazla sorgulamaya başlıyorum. izlememeniz ruhunuzda büyük gedikler açmayacak, izlemeniz ise zaten orada olduğunu bildiğiniz gedikleri nasıl kapatacağınıza dair bir fikir verecektir.

    41 yerel ödül bazen hiçbir şey demektir.