1. ölünün arkasından konuşulmaz. allah rahmet eylesin deyip geçmek lazım.
  2. 19. yüzyıl ''tanrı öldü'' demişti 20. yüzyıl ise ''insan öldü'' demeliydi. araçlar amaçlara dönüştürüldü, nesnelerin üretimi ve tüketimi yaşamanın gayesi oldu ve yaşama eylemi bunların eline verildi. insanlar gibi davranan nesneler ve nesneler gibi davranan insanlar üretir olduk. insan kendini bir nesneye dönüştürüp, kendi ürettiği şeylere tapmaya başladı; kendisine yabancılaştı ve tanrının adını kullanıyor olsa bile, puta tapıcılılığa geri döndü.

    emerson, nesnelerin adeta bir binici gibi eyere oturup, insanları güttüklerini görmüştü. iyi ve mutlu olmak, tek bir koşul altında mümkündür. insanı yeniden eğere oturtmakla...

    ben değil, erich fromm böyle diyor.

    son noktayı cemil meriç koyuyor;

    “insanlar sevilmek için yaratıldılar, eşyalar ise kullanılmak için. dünyadaki kaosun nedeni; eşyaların sevilmeleri ve insanların kullanılmalarıdır."
  3. gördüğüm en güzel tişört tasarımlarından birinin repliğidir.
    ön tarafta yazan. - 'tanrı öldü. nietzsche'
    arkada tarafta yazan - 'nietzsche öldü. tanrı'
  4. tanrı ölmedi ama unutuldu.
  5. insanın iradesi dışındaki ilahi otoritenin, bilinemeyenin, din kurallarına göre yönetimin artık sona erdiği yerine insan aklıyla (birçok akıl ve zaman eşliğinde) rasyonel şekilde oluşturulan ve zamanla üst akıl gibi gene insanlığı hükümranlığına alan dünyevi kuralların ortaya çıkacağına/çıktığını haber veren söz.

    tanrı öldü şimdi insanın kendi aklıyla yarattığı anonimleşen kurallar tanrılaştı. her şey bizim için önceden düşünülmüş, belirlenmiş, kurallaştırılmış. uymazsan farklı olur, insan aklının o tanrılaştırdığı kurallara aykırı düşersin.
    ozee
  6. tek başına söylendiğinde yanlış anlaşıldığını düşündüğüm havalı söz. yani adam var olduğuna inanmıyordu ki nasıl ölsün değil mi? (*:swh)
    gelelim nasıl öldüğüne. nasıl sufilerin insan-ı kamil'i, maslow'un kendini gerçekleştirmiş insanı varsa niçe (*:sağdan soldan bakıp yazmayayım şimdi) de üstinsan felsefesini ortaya atmıştır. bunların hepsi insanın aşamalardan geçip olabileceğinin en iyisi olması anlamındadır tabii bu "en iyi," düşünce yapısına göre değişiklik gösterir ki bence olayın cezbeden noktası budur.
    neyse, niçe'ye göre her varlık kendisinden daha üstün olan, onu koruyacağını düşündüğü bir varlık yaratmıştır - tanrı. insanların kendini tamamlaması için bu var ettiği varlığı öldürmesi ve tek başına ayakta durabilmesi gerekir. yani güçlü ve bağımsız olabilmesi için yarattığı tanrıyı öldürmesi gerekir.
    benim kişisel olarak paylaştığım ya da inandığım bir düşünce değildir ama dedim ya insanın içinde ondan daha üstün bir varlığın saklı bulunduğu inancı benim için kesinlikle önemlidir.
  7. katılmadığım önermedir.

    nedeni ise; tanrının varlıksal olan mekanizmadan farklı özelliklere sahip olduğunu düşünüyorum(haliyle) ve bu onu öldüremez ki.
  8. abi