1. albert einstein'a ait bir sözdür. rastlantısallığın olmadığını ya da kişisel duygularla söylendiğini var sayarsak rastlantısallığın olmaması gerektiğini anlatmaya çalışıyor olabilir. kuantum fiziğine göre sonuçlar olasılıklar dahilinde gerçekleşir. yani hayatın çözünürlüğü sonsuzdur. tıpkı iki sayı arasında sonsuz tane sayı bulunması gibi.

    bana soracak olursanız tanrı zarın kendisidir. bizler de zarın küçük bir parçasıyız.

    albert kardeşimi tanırım. duygusal, pırıl pırıl bir çocuktur. fazla üzerine gitmemek gerekir.

    (bkz: istatistik)
  2. geriye gitmeyi anlamıyorum. tanrı var demekle her şeyin başlangıcı var demek aynı şey değil. tanrı fikri bir gücü, bir iyiyi, bir amacı temsil eder. fakat başlangıç fikri hiçbir şeyi temsil etmez. bir arkadaşla geçen diyalogumuz şöyleydi. sence butün bu evren, bu mevsimler, bu varlıklar, bu işleyiş nizam düzen tesadüfen olmuş olabilir mi? -evet, olabilir.
    olur yani neden olmasın ki? zincir bunlar, gayet mantıklı yürür gider bi yoldan. başlangıç hikayesini anlamlı kılmak zorlamadır bana göre. geriye dönmektir, bildiğini unutmaktır. insanlar dünyaya bir hesapla kitapla amaçla gelmezler, bunu sonradan edinirler. bir bebek insan olmaktan başka bir şeyi sembolize etmez. ihtimallerin dünyasında gerçekleşen olasılıklara kader deyiveriyoruz ki acizliğin üstü kapansın. dini simgeleme toplum düzeni için süregelmiş varsayımlar bütünüdür. anlam arayışında olanlar için anlamdır. halbuki dünyaya saf gözle bakarsak amaçsızlığı her köşe başında görürüz. doğallığı ve anı yaşamayı görürüz. doğanın bir hesabı kitabı yok, zincir akıyor hepsi bu. amaç edinmek isteyen, anlam arayan kendine daha doğal gerçek şeyler bulmalıdır. yani doğal bir insan lüks içinde yaşamayı arzu eder. ufku ne kadar açıksa o kadar çok keyif alacağı şey olur. yani insan bilgi, erdem, sanat, kültür gibi dünyevi şeylerle yoğurulmalı ve lüks içinde kendi zevklerini yaşamalı zevkü sefa etmelidir. amacı bu olmalıdır, en çok istediği şeyleri elde etmeli, özgürlüğünü zamanını, en güzel gördüğü şeyleri elde ederek dünyada maksimum mutluluğa ulaşmayı hedeflemelidir. bu amaçtır. anlam ise şudur; tesadüfen geldiğin dünyada sana tanınan bu şansı en iyi şekilde değerlendirmek ve bu uğurda yaşamak hayatı anlamlı kılar. başlangıç mevzusu da açıklanmasa da olur, açıklanırsa da güzel olur ama burada baskın bir gücün düzeni yok orası kesin.

    son not: varolan şeylerin varlığını en ideal şekilde sürdürmekten başka bir amacı yoktur. buna börtü böcek, mikrop, ağaç, taş toprak da dahil.
    abi
  3. (bkz: god does not play dice with the universe.)
    (bkz: tanrı evrenle kumar oynamaz.)

    einstien'ın bir konferansta, o dönem yeni yeni ortaya atılan kuantum mekaniği ve rastgelelik kuramı ile ilgili soru yöneltilmesi üzerine yaptığı çıkıştır. sonrasında başka platformlarda da farklı şekillerde sıkça kullanmıştır. einstein, kuantum mekaniği üzerine yapılan çalışmalar yaygınlaştıkça, kuantum fizikçilerinin sorularına mantıklı yanıtlar veremedikçe bu çıkışından geri adım attığı söylenmektedir. ancak bu sözü tarihte yerini almıştır bir kere. kimi kesimlerce, birçok söyleşisinde ilahi üst akıl kavramına ve kutsal kitaplara inanmadığını ifade eden einstein'ın da hak yolunu bulduğu muhabbetlerine meze olmuştur. einstein makelelerinde, ağzına pelesenk olmuş "tanrı" kelimesini evrenin mekanik işleyişi anlamında kullandığını defalarca vurgulamıştır.

    stephan hawking, einstein'ın bu çıkışını değerlendirdiği " does god play dice?" adlı yazısında konuyla ilgili şunları söylemiştir.

    !---- alıntı ----!
    it seems einstein was doubly wrong when he said, god does not play dice. not only does god definitely play dice, but he sometimes confuses us by throwing them where they can't be seen.*

    * einstein "tanrı zar atmaz." derken iki kere yanılmıştır. tanrı sadece zar atmakla kalmaz, zarları bazen göremeyeceğimiz yere atarak kafamızı karıştırır.
    !---- alıntı ----!
  4. mekanik determinizmi göz önüne alırsak evet tanrı zar atmaz. ha tabi varsa