1. sürekli yaşanılan yerden sonra başka yere gitmenin, yani mekan değiştirmenin insanın halet-i ruhiyesini rahatlatacağını anlatan atasözü.

    ben de niye canım sıkılıyor diye soruyorum kendi kendime. kaç saattir odamdan çıkmamışım, gidip biraz da oturma odasındaki kanepede yatayım.
  2. sezen aksu'nun bu konuda şöyle bir sözü geçer bir şarkısında;

    tebdil-i mekanda ferahlık yokmuş aslında
    acının yüz ölçümü yeryüzünden çokmuş aslında...
  3. valla nereye gidersen git g*t arkandadır diye bir laf vardır. mekan tebdil edilse de acı bakidir.
  4. yerleşik hayattan vazgeçip tekrar göçebe kültüre dönmek suretiyle gerçekleştirdiğim eylem. bundan böyle yazın sıcak havalarda yaylağa, soğuk havalarda kışlağa ineceğim.

    zaten dedelerimin dedeleri yörük imiş.

    (bkz: yaylak)
    (bkz: kışlak)
  5. içinde geçen "tebdil" kelimesi arapçadan gelir, değişim / değiştirme anlamında kullanılır. "mübadele" sözcüğü de benzer şekilde kullanılır. aynı şekilde "abdal" kelimesi de gezen, yerleşik olmayan dervişler için kullanılıyor. kelimenin kökü "bdl" diye tahmin ediyorum. hatta "bedel" sözcüğünün de yukarda bahsettiklerimle anlam bakımından herhangi bir bağlantısı var mıdır, olayın yaşandığı gece nerde ve ne yapıyordur, ayrıca merak ediyorum. bilgilendiren olursa memnun olurum, bilmemek ayıp değil, editlememek ayıptır zira.

    atasözü de kendini dehlizlerde nefessiz, kör kuyularda merdivensiz hisseden her insan için, oralardan bir gün çıkıp gerçekten nefes almaya başlayacağı umudunu f5'leyen, mekanını tebdil edebilmişlerin endişesini, korkusunu hafifleten, ferah bir sözdür, söyleyen iyilikte olsun.

    editle beni scotty: sözcüğün kökü "b-d-l" imiş, "bedel" de bu kökten gelip, benzer "değişim" anlamı taşıyormuş. şükrans a lot.
  6. ferahlık olduğu söylenemez bu yeryüzünde
    ama
    tebdili-i mekanda fayda vardır denilebilir.
    evet değiştirmeliyiz
    yerimizi
    etrafımızın insanlarını
    en başta da kendimizi.