1. tek taş, sert karbon olan elmasın 57 fasetli özel kesilmiş hali olan pırlantadır. evlenme teklifleri bu yüzükle yapılır. özel günlerde hediye olarak tercih edilir. vuhhuuu pırlanta tek taş diye bazılarının gözleri parlar. oysa işlenen her pırlantanın arkasında bir karanlık vardır.

    yahudi asıllı alman olan oppenheimer ailesi 1890’lı yıllarda elmas işinde çalışmak üzere ingiltere’ye gittiğinde afrika kıtasının kara talihi başlamış oldu. o yıllarda sömürgeleştirme faaliyetlerinde başı çeken ingiltere gözünü yeraltı zengini olan afrikaya dikmişti. baba oppenheimer kraliçe victoria nın desteğini alarak afrikaya gitti. ve elmasın kan, ölüm dolu serüveni başlamış oldu.

    o zamandan beri elmas sektörü de beers'in elinde. yüzyıllardan beri elmaslar uğruna madenlerin gerçek sahibi afrikalılar köleleştirildiler, öldürüldüler.
    afrika kıtasına elmas uğruna devasa çukurlar açtılar. bunlardan en büyüğü ise kimberley çukuru denilen maden. bu maden öylesine derin ve büyükki yarattığı hava akımı nedeniyle üzerinden uçak bile geçemiyor. afrika halkı halen bu madenlerde zor koşullarda çalıştırılıyor. özellikle çocuklar madenlerin vazgeçilmesi haline geldi. bu bölgelerde günümüzde de bilinçli iç savaşlar çıkarılıyor ve elmas şirketleri tarafından illegal destekleniyor.

    afrika tarihine baktığımızda ne zaman değerli bir madde bulunsa yerli halktan çok sayıda kişi acı içinde can vermiştir ve halen vermektedir. fildişi, kauçuk, altın, petrol, elmas gibi.

    üzücü olan ölüm ve sömürü demek olan pırlantanın evlilik gibi kutsal bir kurumun simgesi haline gelmesi. tabii bunun için sistemli şekilde görsel medyanın kullanılması, yazılı platformlar, tüketim toplumu çılgınlığı vs vs diyerek bir sürü sebep sıralanabilir.

    türkiye elmas tüketimi bakımından dünyanın 12. ülkesiymiş. hoş asgari ücretle kemer sıkarak ıphone alan bir toplum olduğumuz için bana şaşırtıcı gelmiyor. aslında herşey kadın popülasyonun elinde şu tek taş pırlanta tutkusundan vazgeçebilse kadınlar. arz talep meselesi olduğu için, talep olmasa mesela.

    tabii herkesin kendi seçimi. bazı kadınlar için tutku, simge olabilir. bazı erkekler için sevgisinin göstergesi olabilir. evlilik tekliflerinin vazgeçilmesi olabilir. ama arkasında bu kadar ölüm, acı, sömürü olan madenle yapılan bir teklifi ben kabul etmem. böyle bir hediyeyi de kabul etmem.
    hem sevginin simgesi, içinde birbirinizi gördüğünüz bir çift ışıldayan göz ve birbirinle dolu kocaman bir çift yürek oldukatan sonra kim ne yapsın kristal yapılı karbonun ışıltısını.
  2. cetrefilli bir konudur.

    blood diamond filminde nasil olduysa ak benizli insanlarin suratina vurulmustu gerci aldiklari, `authenticated` taslari.

    bunun yaninda insanoglu olali beri, altinla birlikte kadin icin yeryuzunu cennete cevirme aracidir. tek tasi tek tas yapan elmasin yeryuzundeki en sert malzeme olmasi isin albenili yani. (gerci bornitrur o tahti aldi bile https://www.newscientist.com/article/dn16610-diamond-no-longer-natures-hardest-material/ )

    alternatifleri olan safir, yakut, zumrut pek de yanina yaklasamiyor evladiyeliklik bakimindan. ates cikarma denilen gunes isigini kirip isik tayfi uretme bakimindan da kalite bir elmas her zaman goz alicidir.

    kan ile basladik, guzellik ile noktaladik. mevzu derin.
  3. aklıma bugün gördüğüm şu resmi getirmiş başlıktır. kadınlara üstünlük kurmaya çalışan bünyelerin kafasında patlaması dileğimle *
    r2-d2
  4. eğer olayı mineraloji bilimi edasıyla dile getirirseniz son derece önemli binlerce farklı doğa olayının aynı nokta üzerindeki tesadüfleri ile meydana gelmiş muazzam sertlikte mineral topluluğu olan yani pırlanta dediğimiz parlak bir cisimle karşılaşırsınız.

    ama yok olayın sosyolojik boyutu ile arz-ı endam ederseniz, ( ki bence burdan alın) konu kadının toplum içersindeki soyal boyutundan, soğuk ve rutubetli koridorlar da çocuğu yanındayken bir bankın üzerin de bacak bacak üstüne atmış, oturma şeklinden tutunda. mahalle baskısı yordamıyla metrelik zincirlerle mutluluk hayali kuran, genç hanımefendilerin kişisel bakımlarını her noktasına kadar yapmış hemcinsleriyle olan grup sohbetlerindeki kümülatif vergi matrahı sapmaları tartışmasına kadar gider konu.

    yalnız olay öyle sanıldığı kadar zor ve anlaşılmaz da değildir. ikna eder miyim bilmem ama! genel yasama kuralları çerçevesinde tıpkı diğer mevzulardaki tüm geçerlilikler bu konu hakkında da opsiyonel olarak sunulmuştur.

    onun için siz gerçekte asla sizin olmayan birine, onu özel hissetirecek ve ışıksız ortamda parlamayacak şeyler almayın.