1. bugün bir haberde 'bir kez daha' karşılaştığım durumdur. bir teyzemizi tam tamına 33 defa kandırmayı başarmış ve toplamda 65bin tl'sini gasp ettiğini duyduğumda gülsem mi ağlasam mı ikilemini de yaşatmıştır ayrıca.
    ah be teyzecim.
  2. bugün ev telefonu ile başımıza gelen. uzun uzun anlatmıyorum. özet: telefonumuz ele geçirilmiş, kimlik bilgileri vs. istiyorlar ve polislermiş bunlar. inanmadık tabi. gerçek polisi aradık ama durum daha vahim. arayan numarayı verin dolandırıcılık şube müdürlüğüne başvuru yapalım. sen polissin teşkilatsın, umursamıyorsun. yönlendir bari savcılığa gidin şöyle böyle edin, telefonunuzu arayanları inceleyelim. muhakkak sinyalden bir şey çıkar, hergün kaç kişinin başına geliyor, muhakkak iz bulunur ama bence bu durum bitirilmek istenmiyor. kamu spotu çeken yönetmene verdiğin parayla bilişime yatırım yap. sonucu o vakit görürdük. boş kamu spotlarıyla millet bilinçlenmedi. kaç yıldır. yönetmene dur de, bilişimine yatırım yap.
  3. küçükken yapmıştım yani dolandırmadım da böyle çok bir kaç kişinin hesap numarası ev adresi bilmemne bilgilerini elde etmiştim. tabii bir şey yapmadım amaç insanların mallığını görmekti.
  4. 43 doğumlu anneannem (yaşını hesaplayamadım şu an) geçen sene aradıklarında misafirlerin yanında dolandırıcıya küfür ediyordu.aynı günlerde gaziantep üniversitesi profesörlerinden birinin dolandırıldığını duymuştum.
    eale
  5. yaklaşık 1 seneden fazla bir zaman önce babamın başına gelmiş bir olay.

    kendisi makine mühendisi ve ve kendisi türk mühendis ve mimar odalar birliği üyesi. çalışmış olduğu iş yeri bu kuruma aidat parası ödüyor. bir gün babamı arayıp bu yatırılan aidatların geri dağıtılacağını bildiriyor, babam başta inanmasa da çalıştığı yerden tutun bir kaç bilgisini daha paylaşınca babamda kendilerine bir sebeple kart bilgilerini veriyor ve sonrasında para çekildiğini görüyor.

    ben babama saatlerce kızıp, sinirlensem bile tabiki sonuç değişmiyor normalde babam karttan çekilen 50 tl yi bile didik didik eden biri ama basireti mi bağlanıyor ya da cahillik mi bilemem ama bizde bu mağdurlardan biri olarak yer alıyoruz ne yazıkki. tabi sonrasında kart bilgilerini kimse ile paylaşmamayı öğreniyor ama biraz geç tabi.

    dikkatli olmakta fayda var özellikle aile büyüklerinizi bu konuda tembihlemekte fayda var teknoloji ile çok içli dışlı olmadıklarından dolayı bu dolandırıcıların en büyük hedef kitlesi onlar oluyor.
  6. "şu dosyanızın geri ödemesi mevcut, hesap numaranızı verirseniz hemen halledelim" ya da "kredi kartınızdan ücreti fazla tahsil edilmiş bir vergi var, kartınızın üzerindeki numaraları ve şifrenizi söylerseniz fazla çekilmiş tutarı hesabınıza yatıralım" gibi örneklerle milyonlarca (eskinin trilyonlarcası) liralık vurgun yapan dolandırıcıların artık sizin ruhunuz duymadan haftalık 7 lira ile 17 lira (aylık 50 lira ile 70 lira) arasında her bir cep telefonu kullanıcısından "izinsiz" kestikleri ücretlerle tekrar gündeme gelmiştir.

    tek cümlede kustum her şeyi ama daha yazacaklarım çok. girişi geniş yapayım ki, kısa açıklamalarıma sonra geçeyim istedim. şimdi, bu durum şöyle oluyor: günün herhangi bir saatinde telefonunuza gelen bir mesajla irkiliyorsunuz. mesaj şuna benziyor genelde:

    "birbirinden güzel hedelerimizle hödö'müze (şirketin adı, yazacağım hepsini aşağıda açık açık) hoşgeldiniz. güncel içeriklerimizle her zaman hizmetinizdeyiz. bu servis vergiler dahil 14 lira/haftadır ve haftalık olarak otomatik yenilenecektir. iptal etmek için iptal fun yazıp 3544'e gönderin (bu 4 haneli uyduruk numara da her seferinde değişiyor)." mesaj bu. "ulan, n'oluyor, ben abonelik yapmadım ki böyle abuk subuk şeyler için" diyerek iptal fun yazıp 3544'e ya da 4 haneli numara numara neyse, ona gönderiyorsunuz ama iptal edemiyorsunuz bu servisi. o 4 haneli numara da tezgâh çünkü, yok öyle bir numara. sonra iletişim operatörünüzü arayıp durumu bildiriyorsunuz. size söyledikleri tek şey (bununla ilgili şikayetlerin hepsinde aynı şeyleri söylemişler insanlara) "bizim yapabileceğimiz bir şey yok. söz konusu şirketin telefonunu bulup aramanız yararınıza olacaktır." öyle bir firmayı internette araştırdığınızda ise, tamamen sahte isimler üzerine kurulmuş naylon şirketler olduklarını, ne bir adresleri ne de telefon numaraları olduğunu öğreniyorsunuz. tam seksist küfürler etmelik olay, di' mi? yakında başınıza geldiğinde bol bol edersiniz, devam edeyim ben.

    bundan sonra yapabileceğiniz hiçbir şey kalmıyor. neden? çünkü operatörünüz size bu şirketle ilgili yardımcı olmazsa ve haftalık abonelik işleminizi iptal etmezse (ki etmiyorlar, tecrübeyle sabit), her hafta bahsedilen tutar sizin faturalı ya da faturasız hesabınızdan çekiliyor. faturasız hat sahibiyseniz "zaten para yok ki hattımda, yırttım" diye düşünmeyin. devletin kestiği 1 küsur liralık iletişim vergisi gibi, bu hizmet bedeli de siz para yüklediğiniz anda kesiliyor. kaçış yok.

    bu ülkedeki hiçbir hukuksuzluk, siz şikayet etmedikçe, siz peşine düşmedikçe kendiliğinden ortadan kalkmaz, çözülmez. bu hukuksuzluklar yüzünden adalet ana her gün, defalarca, üst üste tecavüze uğruyor ve bu dolandırıcı piç şirketler peydah oluyor. bu piçlerin yaşam hakkı kutsal falan değil, adalet ananın kararına bağlıdır. yukarıda bahsettiğim bu dolandırıcı piç şirketlerin boğazını kopartmanın yolunu da bulabildim. kendim de uyguladım, yüzde 100 çalışıyor.

    geçen hafta içi bir gün akşamüstü saatlerinde işten eve dönerken bana da aynı mesaj geldi ve faturasız hattımdan haftalık 14 lira kestiler. eve gidip operatörümü aradım. yukarıda yazdığım cümlelerin benzerlerini söylerek beni "şirketin peşine düş aslanım, hadi" şeklinde kovaladılar adeta. şirket falan yok tabii, 3 saat aradım, taradım internette; hollanda'da olan, aynı adla hizmet veren bir nakliye şirketinden başka hiçbir şey bulamadım. bu sırada da, bu "servise üye oldunuz, 14 liranızı çektik, oh" dolandırıcılığı hakkında internette ne kadar çok şikayet var, inanamazsınız. beyaz eşyalar ile ilgili şikayetlerin fazlalığını bilenler bile oturup tövbe isterler bu şikayetleri okuduklarında. ben 150 civarı şikayet okudum, beynim sulandı. hepsi de aynı şeyleri yazıyor hemen hemen, aşağıya örneklerini koyayım:

    - "anneannemden 2 ay için 150 lira kesilmiş. kadın telefonda aramadan başka bir şey yapmıyor bile. lütfen yardımcı olun."

    - "iptal edemediğim bir servis yüzünden onlarca lira vermek zorunda mıyım arkadaş? yardım edin"

    - "bir bu kalmıştı, bu da oldu. mağduriyetimiz yüzlerce liraya vardı, sesimizi duyan yok. n'olur, yardım edin."

    ben bu çığlıkları 3 saat boyunca okudum ve sigara üzerine sigara yaktım. en sonunda da "yeter lan (küfür), nereye şikayet ediliyorsa, hepsine dilekçe vereceğim. ben hattımı kapattırırım ama bunca insan ne yapacak?" diye düşünmeye başladım. şu yöntemi izleyeceksiniz herhangi bir tanıdığınızın başına bu durum gelirse. tane tane yazacağım, sakin sakin uygulayıp bu piç şirketlerin boğazlarını kesiverin.

    1- https://sikayet.btk.gov.tr/giris/ . buraya giriyorsunuz, karşınıza çıkan sayfada, hemen karşınızda "hemen kaydolun" butonu var, tıklıyorsunuz. tc kimlik numarası, telefon numarası, ad soyad, e-mail adresiniz ve şifrenizi verin, başka bir şey vermeyin. zaten devletin elinde olan bilgiler bunlar. "aman, bunca bilgiyi veriyoruz ama ya bi' şey olursa?" diye düşünmeyin, zaten bütün bu bilgiler var ellerinin altında. e-mail adresinize doğrulama kodu geliyor, onayladıktan sonra geri dönüp siteden üye girişi yapıyorsunuz.

    2- üye bilgilerinizle profilinize girdikten sonra, karşınıza çıkacak olan sayfanın sol alt tarafında "tüketici şikayeti gönder" isimli turuncu alana tıklıyorsunuz. karşınıza doldurulması gereken bilgilerin bulunduğu bir sayfa çıkacak şöyle. bütün bilgileri eksiksiz tamamlanız ya da yerine göre yazmanız gerekiyor. zor bir iş değil bu. azıcık aklınızı kullanacaksınız. işletmeciniz kısmını "operatörünüz", alt kategoriyi "gsm", şikayetinizin konusunu ise "istek dışı ek paket abonelikleri" şeklinde seçip diğer alanlara da abana abana şikayetinizi yazıyorsunuz. hizmet numarası kısmına da operatörünüzün 444'lü numarasını yazın.

    3- bundan sonrası artık daha kolay. önce btk şikayetinizi değerlendirip firmaya yolluyor (en fazla 1 gün içinde yapıyor bunu. ben gecenin 3'ünde şikayetimi yaptım, sabah "firmaya yolladık" cevabı geldi). firmanın da 2 günlük süresi var şikayetinizi değerlendirmesi için. btk şikayetinizi değerlendirdikten sonra, size hem bu üyelik sayfasından cevap yazıyor hem de mail atıyor. şikayetçi olduğunuz firma da 2 gün içinde cevap vermek zorunda. cevap vermezlerse aynı şikayeti tekrar yapın, yerinmeyin.

    4- toplamdaki 1 buçuk gün sonunda, operatörümün beni istanbul numaralı ve genel merkez olduğunu düşündüğüm bir sabit hattan arayıp "kusura bakmayın, böyle çok şikayet alıyoruz, hassasiyetinizi ve mağduriyetinizi anlıyoruz. gün içinde sizden tahsil edilmiş olan ücreti hesabınıza geri yatıracağız. başka bir isteğiniz var mı?" cevabını verdiğini tecrübe ettim. ben arayınca "bizimle alakası yok bu işlerin, gidin şirketi bulun" diyorlar, btk bunlara "hayırdır?" deyince "tamam be olm, hemen hallederiz şimdi" yavşaklığına dönüyorlar. cep telefonunu falan kapatıp iletişimi tamamen kesesim geliyor böyle anlarda.

    eğer böyle bir dolandırıcılık başınıza gelirse, hiç operatörünüzü aramakla falan uğraşmayın, btk'ya şikayet edin internet üzerinden. bırakın btk öttürsün bunları. siz de, her şey bittikten sonra, bu naylon şirketin gönderdiği "aboneliğiniz iptal edilmiş ve 14 liralık ücret hesabınıza tekrar yüklenmiştir. sebep olduğumuz durum yüzünden üzgünüz" temalı ağlak mesaja bakarak kahkahalar atın.

    bilinen piç, naylon şirketler: funtoonez, eglencix, trendmobil, videoplus.

    bunlar en bilindik olanlar. daha kim bilir ne naylon şirketler vardır da, şikayet edilmedikleri için bilmiyoruz. ekşi sözlük'te de başlığı var "video plus servisi dolandırıcılığı" şeklinde. orada da hesabı olan youserlar, entry sahiplerine ulaşıp fikir alabilirler ya da benim yaptığım yolu tarif edebilirler kendilerine.

    son not: şikayet içeriğinizi iyi yazın. dilekçe kadar resmi dil kullanmayın, "kaç liramıza gitti lan, ibişler" şeklinde de sokak ağzına dönmeyin. her ikisinden de biraz biraz olsun. ben, eğer bu sorun düzeltilmez ve benden "onayım olmaksızın" kesilen ücretin iadesi yapılmazsa, 17 yıllık hattımı iptal etmekle tehdit ettim mesela (ki yapacaktım bunu da. altı üstü bir hat, eski numaraları da taşırdım, tertemiz olurdu). tehditinizi makul bir ölçekte tutmanız işinize yarayabilir, çok resmi bir dil kullanmanız ise işleminizi geciktirebilir. çünkü operatörünüze bu şikayet illa ki ulaşacak ama onların bu şikayetinizi kayda değer bulması ve -açık konuşayım mı?- ciddiye alması için ısıl ısıl osurması gerekiyor şikayetinizi okurken. aklınızda olsun. "nasıl yazacağız ki bu şikayeti şimdi?" diyorsanız da, paslayın bana, ben yazayım, siz gönderin. bu noktada yardımcı da olurum size, sıkıntı yapmayın kendinize güzel insanlar.

    hatırlatma: bu yorumdaki "piç" kelimesi argo ve hakaret anlamıyla değil, sözlük anlamıyla kullanılmış olup hiçbir kuruma hakaret amacı güdülmemiştir. "göte göt demek" de bir atasözüdür ve ben göte göt dedim bu yorumumla.

    hukuksuzluklara sessiz kalmayın.
  7. bu dolandiricilarin agina dusenlere cahil yada aptal gibi yakistirmalar yapilmamasi taraftariyim. karsinizda muhattap aldiginiz kisiler o kadar profesyonel calisiyor ki bir sirketin musteri hizmetlerinden daha inandirici olabiliyor. kimlik numaraniz dahil size bilgilerinizi soyleyip bankacilik sifrenizi onlara soylemeden tuslamanizi istediklerinde basiretiniz baglanabilir.

    lake of the hell arkadasin yazdiklari cok faydali ve cok guzel anlatmis. abonelik, sigorta, haber servisi vs adi altinda haberimiz olmadan o kadar cok kesinti yapiliyor ki gozunuzden kaciyor.

    basimdan gecen bir dolandiricilik anisini paylasayim. yurtdisinda yasiyorum ben ve geldigim ilk yilin sonunda bir telefon cevapladim. karsimdaki kisi ismimi ve pozisyonumu biliyordu (okulun sitesinden almis buyuk ihtimal). vergi ile ilgili bir beyanda bulunmam gerektigini ve yapmadigimi soyledi. soyledigi bir bakima dogruydu. okuldan olan gelirim ile ilgili bazi evraklari doldurup teslim etmistim ama sonrasinda takip etmemistim. tamam dedim ne yapmam gerekiyor. hesap bilgilerimi soylememi istedi. bende ben okula geleyim o zaman insan kaynaklarindan hallederim diyince hiddetlendi. ister istemez ana diliniz ingilizce olmayinca karsinizdaki kisiye dilediginiz sekilde cevap veremiyorsunuz. odemeyi bugun yapmam gerektigini soyledi ve yapmazsam polisle sorun yasayacagimi soyledi. ben birseyler oldugunu dusunup tamam deyip kapattim. tekrar tekrar arandim ve karsidaki kisi sesini yukseltip ona inanmadigim icin gercek deliller sunmaya basladi. aradigi numarayi kontrol etmemi, verdigi adresi kontrol etmemi vs. ev adresimi vermemi isteyince tedirgin olmadim degil. ev adresimi soylemelerini istedim. o zaman bagirmalar artti ve polis ile tehdit edilmeye baslandim. anladigim kadariyla international ogrencileri kandirip banka bilgilerini aliyolardi. polisin ilgili bolumunu arayip boyle bir numardan bu icerikli bir arama aldigimi korktugumu soyledim. onlarda okulun guvenligine yonlendirdiler beni. durumu anlattim ve sakin bilgilerimi vermemi soylediler. takip eden gun tum okula bir mail gitti. international ogrencilerin banka bilgilerinin istendigini ve yaklasik 100 kisinin dolandirildigini bildirdiler. ve bu konularda nasil davranmamiz gerektigini belirtiler. ben kendimi ifade edememekten muzdarip az kalsin karsidaki kisiye kanacaktim.

    turkiye'de ise bu isi daha profesyonel yapiyolar. zaten bilgilerimiz herkesin elinde ihtiyaclari olan sadece bankacilik sifrelerimiz yada guvenlik sorumuz. bazen bu dolandiricilarin sirketlerle beraber calistigini dusunmuyor degilim. bazi bankalar ve sirketler bu dolandiricilardan komisyon bile aliyor olabilir.