• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (5.50)
the 5th wave - j blakeson
dünya dışı varlıklar (others) tarafından gerçekleştirilen 4 saldırı dalgası, bütün dünyayı alt üst etmiştir. ilk dalgada dünya elektriksiz kalmış, ikinci dalgada tsunamilerle kelimenin gerçek anlamıyla yer yerinden oynamış, üçüncü dalgada ise salgın hastalık milyarlarca insanı kırıp geçirmiştir. dördüncü dalgada insan formuna bürünmüş saldırganlar, dünyanın geri kalan insanlarını teker teker ortadan kaldırmaya başlamışlardır. geride kalan çok çok az insan için karşıdaki kişiye güvenmek imkansız bir hale gelmiştir.
5. dalga artık kaçınılmazdır ve 16 yaşındaki cassie sullivan'ın (chloe grace moretz) tek amacı, diğerleri'nin eline düşmüş olan kardeşi sammy'i kurtarmaktır. bu esnada tanıştığı evan walker'a (alex roe) ister istemez güvenmek zorunda kalacaktır.
film, 2013 yılında rick yancey'nin yazdığı aynı adlı çok satan kitaptan uyarlandı.
not: film özeti sinemalar.com sitesinden alınmıştır.
  1. blueray formatında, ilk 10 dakikasını izledikten sonra kalan 1 saat 40 dakikalık kısmını, 8x hızda 13 dakikada izlediğim film. hızlandırılmış versiyonu hiç de fena sayılmazdı açıkcası.
    klişe deryasında boğulan, sekans - sekans kopyala yapıştır tekniği ile sunulan filmimside, özellikle tanımını iğrençce bulduğum "lolita" kavramının içini dolduran başroldeki genç kızın güzelliği bir seksapelite unsuru olarak kullanılmak suretiyle kotarılmış.
    bu filmi izledikten sonra, şahan gökbakar filmleri hakkında yaptığım eleştrileri geri almayı bile düşündüm.
    o kadar dandik bir film.
    enteresandır bu hali ile bile kızın yüzüsuyu hürmetine film gişede başarılı olmuş, onlarca milyon dolar hasılat yapabilmiş. bu edebiyat ve özellikle sinema alanlarının artık ergenlerin eline geçtiğinin kanıtıdır.

    hayat ne garip, martılar falan...
  2. iyi yorum duymadığım için izlemediğim filmdir.
  3. bu film, 2014 yapımı divergent'ı çok andırıyor ancak ondan kat kat iyi diyebilirim. divergent'taki başrol oyuncusu cidden kötüydü. bu filmdeki kız ise nispeten daha iyi oynamış. o yüzden divergent'ı izlediyseniz bunu da izleyin.

    öyle ki, divergent'tan hiç hazzetmediğim için bu filme 6/10 puan veriyorum. (divergent olsa olsa 4/10 olur.)

    filmin ilk başı dramatik bir sahne ile başlıyor. ancak daha o sahnede bile başroldeki cassie sullivan karakterinin tepkileri robotsu kalıyor. yani o sahnede, cassie'nin şok geçirmesi gerekirdi ancak basit bir tepki veriyor. ayrıyeten bazı olaylar rastlantılara bağlanmış. ki bu da olumsuz bir durum.

    konu ise klişe gibi görünmesine rağmen aslında çok özgün bir konu: uzaylılar dünyayı istila etmeden önce insanların içine sızıyor. milleti birbirine kırdırıyor. (bence gayet özgün)

    ama eleştirilerim de var:

     ---spoiler---
    1) divergent'ta da, bunda da benzer problem var: başroldeki genç kızlar niçin yavan tepkiler veriyor? kriz/şok geçirmeleri gereken sahnelerde (örn. yanlışlıkla adam öldürmek) niye normalmiş gibi davranıyorlar?

    2) sam, otobüsle askerî üsse götürülürken ayıcığını evde unutuyor. cassie öyle olağanüstü bir ortamda niye ayıcığı umursayıp eve bulmaya dönüyor? öyle bir ortamda kimse ayıcık falan düşünmez. maalesef bu sahne de filmin gerçekliğini azaltan bir sahne olmuş.

    3) evan walker hava üssünü patlatacak kadar bombayı nereden buluyor? ve tüm bombaları tek başına nasıl yerleştiriyor?
     ---spoiler---