• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.60)
the century of the self - adam curtis
freud'un bilinçaltı araştırma tekniklerinin, kitlelerin isteklerini belirlemede kullanılarak nasıl bir tüketim toplumunun olusturulduğu; kalabalıklar, kitle davranışı ve onları kontrol etmek adına nelerin nasıl yapıldığı üzerine çok çarpıcı 4 bölümlük bir bbc belgeseli.

i - happiness machines / mutluluk makineleri
ii - the engineering of consent / rıza mühendisliği
iii - there is policeman inside all our heads. he must be destroyed / hepimizin kafasında bir polis geziyor. onu yok etmeliyiz
iv - eight people sipping wine / kettering'de şarap yudumlayan sekiz kişi
  1. adam curtis'in yönettiği, martin bergmann, ann bernays ve edward bernays'in rol aldığı 2002 yapımı belgesel.

    bundan 100 yıl önce, sigmund freud tarafından insan doğası hakkında yeni bir teori ortaya atıldı. "her insanın zihin derinliklerinde saklı ilkel cinsel ve saldırgan güçler" keşfettiğini söylüyordu. bu güçler kontrol edilmediği takdirde, bireyler ve toplum kaos içinde yok olmaya sürüklenebilirdi. bu belgesel serisi, iktidarı elinde tutanların kitlesel demokrasi çağında, tehlikeli kalabalıkları kontrol etmek için freud'un teorilerini nasıl kullandıklarını anlatıyor.
  2. freud'un psikanaliz teorisinin yeğeni edward bernays tarafından amerika'da adeta bir deney olarak nasıl kullanılıp "halkla ilişkiler"i icat ederek tüketim toplumu yarattıklarını anlatıyor.

    biraz dedikodularının yapılmasını hak etmişler bence. freud zaten yeğeninden yardım isteyince kadın dergisinde "kadının evdeki yeri" minvalinde bir yazı yazmasını istemesiyle koynunda yılan beslediğini farketmiş bence. ayrıca kızı anna freud ile wilhelm reich'ın kızının arasında çekişmesine bir hayli güldüm. reich, anna freud'a "aman canım, bakireydi o" diye gıybetini yapıp kıs kıs gülünce "nasıl ortamlar allam" demekten alıkoyamadım kendimi. her ne kadar burada reich hanım freudyen dil sürçmesi yaşasa da anna freud'un da biraz muhafazakar oluşu daha sempatik gelmedi.

    ama izleyin, bir hayli kafa açıcı.
    yönetmeni adam curtis'in blogu için: https://thoughtmaybe.com