1. hayatta kalma oyunu, gerçekçi grafikleri ile arkadaşlarınızla beraber oynadığınızda daha bir zevk alabilirsiniz. ormanın içinde sağdan soldan gelen ürkütücü sesler beni geriyor, bu tür oyunları sevenler kaçırmasın.
  2. halihazırda alfa'da olan, co-op versiyonu için hosting + locked save sistemiyle çalışan hayatta kalma temalı bir steam oyunudur.

    açılışta hemen sağınızdaki çocuğunuz ile bir uçakta seyahat etmekte, daha sonra uçağınızın bilinmeyen bir adada bilinmeyen bir ormanın ortasına düşmesiyle maceranın göbeğinde kendinizi bulmaktasınız. içinde çok farklı dinamiklerin olduğu, yüzlerce eşya varyasyonu, kendi barınağınızı, hatta salınızı yapmanızı sağlayan customized building sistemi ile oldukça çekici bir oyun. ancak belirtelim ki tek başınıza oynamayı seçerseniz hem savunmasız, hem de iş gücünden oldukça mahrum kalacağınız bir serüven olacaktır.

    beta için ben ve arkadaşlarım beklemedeyiz. ara sıra skype ile oynamaktayız. birlikte sahiden keyifli oluyor. yenilikleri güncel şekilde takip etmek isteyen oyuncular için : http://survivetheforest.com/ - buranın yanı sıra oyun içerisindeki eşyaların yerlerini, daha önce keşfeden oyunculardan öğrenebildiğiniz forumlar var. minik bir araştırma kafidir.

    oyun betaya geçtikten sonra yanılmıyorsam gerçek oyuncuların birbirlerine karşı da savaşabildikleri, tıpkı h1z1 ve onun öncüsü dayz tadında bir sistem olan "multiplayer" modu hayata geçecek ve sağlamlaştırılarak çokça oyuncuya güzel bir tecrübe sunacaktır.

    arkanıza dikkat edin !
  3. ilk geceyi nasıl geçireceğinizi bilemediğiniz oyun. biraz oynadıktan sonra ise olayı çözüyor gibi oluyorsunuz ancak siz oyunun mantığı kavradıkça oyun zorlaşıyor. tek başına oynayanlar için devam ettirilemez bir hal almaya başlıyor. akşamları rahatça uyumanız için nacizane tavsiyem denizin ortasına kuracağınız bir platform ve evde uyumanız. bunu yaparken baya baya zorlanıyorsunuz ancak bitince değdiğini göreceksiniz...

    edit: baya baya korkumdan yaptığım evim de buydu.
  4. hak ettiği değeri görmediğini düşündüğüm enfes oyun. daha alfa sürümünde olmasına rağmen bence çok başarılı. single player bir zaman sonra kısır döngüye girip sıkmaya başlıyor evet ama arkadaşlarınızla coop oynamak aşırı zevk veriyor zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. 3-4 kişi bir araya gelip devasa bir kale yapmak, her ince ayrıntısına kadar şekil vermek, yerlilerle uğraşmak, mağaralarda keşfe çıkmak inanılmaz keyifli. biz 2 kişi oynamamıza rağmen takım çalışmasıyla birlikte yapmak istediğimiz şeyleri kısa sürede yapabiliyoruz. yaşam yeri olarak kendimize oldukça geniş bir düzlük alan belirledik. 4 tarafını taş duvarla kale gibi duvar yaptık. 4 köşeye yüksek kulelerden yerleştirip aralarına köprü attık. içeride evimiz, bahçemiz, malzeme depomuz, mangal yerimiz hatta deniz manzaralı yataklarımız bile var. ilk günler mecbur kalıyorduk ama artık zombi eti yemiyoruz. tavşan, kertenkele yada ceylan avlayıp etlerini kurutmak üzere asıyoruz. böylece hem istediğimiz kadar biriktirebiliyoruz hem de çürüme sorunu ortadan kalkıyor. yakındaki dereden su içiyorduk ama öksürtüyordu bizde 4 tane kaplumbağa kabuğu bulup, onları ters çevirip yağmur suyu biriktirip içme suyu olayını da hallettik. hatta ceylan derisinden matara yaptık yağmur yağdıkça oradan doldurup yanımızda götürüyoruz. keşfe filan gittiğimizde iyi oluyor dere suyu içmek zorunda kalmıyoruz. 120 gündür hayattayız iyice ortama alıştık. craft olayı da oldukça kapsamlı. okumuzu yayımızı her bişeyimizi yaptık. mağaraların birinde, derinlerde bir odada modern axe isminde bir balta var eğer onu bulabilirseniz gücü en yüksek baltadır kendisi. 2-3 vuruşta öldürüyorsunuz yerlileri. tabi bir zaman sonra devirdiğiniz ağaçların sesinden, yaktığınız ateşin ışığından iyice rahatsız olup grup halinde 7-8 kişi birden gelip dalabiliyorlar. o tarz durumlarda da kulelere çıkıp molotof kokteyli atarak yanmalarını izleme keyfi yapıyoruz. yapay zeka oldukça başarılı. grup halinde geldiklerinde aralarından bir tanesi grup lideri oluyor. diğerlerinden farklı bir görüntüsü oluyor. boynuna cd asıp kolye yapmış olabiliyor yada kafasının üzerinde ışıklı bir kuru kafa oluyor. direk onu öldürürseniz diğerleri hemen kaçabiliyor ama sanmayın ki korktukları için gidiyorlar. hayır efendim daha çok adam toplamaya gidiyorlar. ölüsünün başına gelip ağlayan duygusal yerlilerden, ölü arkadaşını yiyen zombi yerliye kadar çeşit çeşit tipleri var. gece devriye atanlar var. troll ve örümcek diye isim koyduğumuz iki çeşit dev yaratık var. aslında 3 çeşit var ama bir tanesi yer yüzüne çıkmıyor mağaralarda takılıyor. devleri evinize pek yanaşmadan öldürmenizi tavsiye ederim zira bir yumrukta kuleyi devirdiklerini bile gördüm. geceleri çok ürkütücü çığlık atıp korkutuyor manyaklar. korkmuyoruz oğlum korkmuyoruz. sizin dişlerinizi döküp dekor olsun diye baltamıza yapıştırıyoruz oğlum kafalarınızı, kollarınızı, bacaklarınızı kesip kulelerin tepelerinde ateşe veriyoruz lan siz bizden korkun.

    uzun lafın kısası oynayın, oynattırın efendim.
  5. eğer büyük oyun firmalarından birisin çatısı altında olsaydı ve gereken desteği görmüş olsaydı müthiş olurdu.
    bildiğim kadarıyla bağımsız bir oyun bundandır ki yeteri kadar hızlı gelişmiyor. senaryo olarak çok iyi grafikler fena değil ama çok gelişmesi gerkiyor.