• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
the house of the spirits - bille august
20. yuzyilin ikinci yarisida, sili'de gecen bir oyku. 1993 yilinda isabel allende'nin ayni adli romanindan uyarlanmistir ve filmin kadrosu muhtesemdir.
  1. hem orijinal romani hem de oyuncu kadrosu nedeniyle beklentiler tavan yaptigindan olsa gere, cok kimseyi hayal kirikligina ugratmis bi filmdir, ancak benim icin `tesadüfen izlenen muhteşem filmler` arasinda yer alir.

    yillar evvel, universitede iken (1997 ya da 98 olmali) 3lu amfide oynuyordu bu film... o aralar omen, exorcist filan derken hayaletli seytanli korku filmlerine iyice merak saldigimi bilen oda arkadasim da "ha sinemadaki film mi? izledim ben onu, boyle hayaletli cinli filan iyi korku filmi, git izle!" dedi... house of spirits, hayaletlerin evi, daha ne olsun, gittim ben de.

    film basladi, oyunculuk, hikaye filan super, iyice kaptirdim kendimi, ama bi yandan da hala tetikteyim... acaba diyorum sonunda bunlarin hangisi hayalet cikacak? 2.5 saatlik filmin yarisi oldu, ben hala hayalet bekliyorum... sonunda farkettim ki bu oyle bi film degil, bu bildigin muhtesem bi film lan... film bitti, herkes cikti, ben yerimden bi sure ayrilamadim, o kadar carpilmisim hayaletsiz filme...

    sonradan cok elestirildigini, boylesi bi kadronun hakkinin verilemedigini filan okudum, ama bana hic oyle gelmedi o zaman... yillar sonra bile hayatta izledigim en iyi 3-4 filmden biri oldugunu dusunuyorum halen... ayrica `jeremy irons` ve `winona ryder`'in da gozumdeki yerleri bambaskadir bu film sayesinde...
  2. hah dedim tamam, hayalet de var, ev de var; kesin korku filmi...değilmiş. iyi ki değilmiş. fonda 1973 pinochet darbesinin olduğu, iki buçuk saatlik bir süresi olduğunu asla anlayamadığınız, oldukça akıcı, bence çok güzel film. bir kaç yerde olumsuz eleştirilere rastladım filmle ilgili, sanırım isabel allende 'nin aynı adlı romanı ile kıyaslandığından özellikle darbenin geri plana atılmış olması olumsuz eleştirilerin odak noktası olmuş. ben hiç öyle yorumlamadım nedense, bazen bir meseleyi geri plana koymak tam da istediğinizi göze sokmadan anlatabilmeyi başarır, işte bu film de bunun iyi bir örneği olmuş.

    !---- spoiler ----!

    blanca teslim olmak için merdivenlerden inerken 'tamam, pedro'yu eve saklamış bu' dedim. tahmin etmek güç değil zaten...de 70'lerde "o" öldürülmesin diye kendini ateşe atabilen böyle kadınlar / erkekler varken 80'lerin liberal rüzgarları günümüz dünyasında kaç tane blanca bırakmıştır geriye? az, çok az...

    !---- spoiler ----!

    ve;

    ne kadar yok etse ölüm vuruşu göklerde yankılanan
    kocaman bir yürek kalır şili'nin allende'sinden*
    mesut