• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.75)
the kids are all right - lisa cholodenko
lezbiyen bir çift olan nic ve jules, yapay döllenme ile çocuk sahibi olmuşlardır, hem de iki kere. çocuklar ergenliğe girdiklerinde gerçek babaları ile tanışmak isterler. paul adındaki donör onların babalarıdır ve çocuklar paul'ü anneleri ile tanıştırmak ister. paul'ün gelmesi aile düzenini değiştirecek ve yepyeni bir aile tanımının yapılmasına yol açacaktır.
  1. ben bu filmi heba edilmiş ciddi bir potansiyel olarak görüyorum. paul'un aileye girişi ile sınava tabii tutulan her ilişki bağı üzerine ayrı ayrı bir film çıkarmış. iki çocuk da çok sağlam karakterler, iyi yazılmış, kurgulanmış ama işlenmemiş.

    böyle bir yarım kalmışlık var.
  2. bir romandan, hikayeden ya da yazılı bir eserden uyarlama hissi verse de böyle olmayan, senaryosundaki kimi boşlukların izleyiciyi rahatsız ettiği; oyunculuklarını oldukça iyi, görüntü yönetmeninin de işini yaptığı 2010 yapımı, 4 oscar adaylığı bulunan hollywood filmidir.

    bence bu filmin tutmamasının en önemli nedeni, yönetmeni olan lisa cholodenko'nun uzun metrajda vasfı olmayan ve tecrübesiz bir yönetmen olmasıdır. bunu özellikle lezbiyen çiftin sahnelerinde değil, mark ruffalo'nun diğer bütün karakterlerle ilişkilerinde görüyorsunuz. bir tatminsizlik, bir beğenilmeme, bir yetersizlik kasveti çöküyor üstünüze. diğer anlarda ise (ailenin içine yoğunlaşıldığında) mutlu olup gülümsüyorsunuz ister istemez. bu kadar derin iki ayrımın olması, birçok izleyiciyi filme karşı ön yargılı yapmış olabilir.

    benim izlediğim en başarılı eşcinsel ilişki yaşayan çiftlerden herhangi birinin cinsel fikir değişikliği noktasında düşündükleri ile alakalı filmdi. anlatamadım, di' mi? tekrarlayayım: eşcinsel çiftlerden birinin zaman içinde düşünebileceği heteroseksüel kaygıları konu alıyor aslında film. bu alanda da oldukça iyi açıklamalar ve laflar var. kafanızda ampul yakmayacaksa da, ufkunuzu genişletebilir. "klasik hollywood işte, klişelerle dolu, eşcinsellik güzellemesi" değil işte olay. eğer bu at gözlüklerinizi çöpe atıp öyle izlemeye karar verirseniz, izlerken keyif alabilirsiniz.

    bu arada julianne moore'dan daha çok annette bening'in hakkı yeniyor bu filmle ilgili eleştirilerde. moore'un eşcinsel çiftin pasif (ilişki açısından değil, karakter olarak) olanını canlandırma noktasındaki performansı olukça iyi olmasıyla birlikte, bening'in olgun karakteri yansıtması takdire şayan. hep unutuluyor bunu, unutulmasın.

    ailecek, ergenliğine girmiş çocuklarınızda bile izleyebileceğiniz bir film. izlemeniz için gerekli olan, sadece biraz açık fikirlilik. buna da sahipseniz, iyi seyirler.