• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.22)
the lego movie - phil lord, christopher miller
lego minifigürü olan emmet’in, çok sıradan, uyumlu, kuralları harfiyen yerine getiren bir kişi olmasına rağmen, yanlışlıkla dünyayı kurtarması ve bu açıdan tanınmış en sıradışı kişi olmasını anlatan film, 3d formatında ve bilgisayar animasyonu olarak hazırlanmıştır.
  1. hope
  2. açılışından finaline kadar surekli göndermeler ve ustaca hazırlanmış hikâye ve esprilerle kendini hic sıkılmadan izleten bir animasyon.
    hiçbir animasyonu izlerken bu kadar eglenmemistim, tam bir yetiskin animasyonu, amaç zaten çocuklar değil sanırım çünkü baya birikim gerektiriyor bazı şeyleri anlamak için. hikâyesi kendini değerli hisset sen değerlisin gibi çok fasa fiso olsa da bu kadar iyi islenebilirdi bir konu.
    karakter çeşitliliği güzel düzeyde tutulmuş, ekran surekli kalabalık ve hepsini ayrı ayrı takip etmek için tekrar izleyip yarildigim sahneler var.
    filmin seslendirmesi filme 3-4 puan katıyor sanırım sadece. bad copun seslendirmesi aşırı başarılı (bkz: liam neeson)
  3. filmin başrolünde “emmet brickowoski” var. emmet bir işçi ve gökdelen inşaatlarında çalışıyor. tuğlacı kendisi. * filmin ilk sahnesinden itibaren yoğun bir ironi ekranı kaplıyor. yaşanan şehirde bir tane “başkan” var. hatta “bay başkan”. tüm şehri o yönetiyor. inşaatları o yaptırıyor. yeni olan her şeyden o sorumlu. ona sormadan hiçbir yeni ürün ortaya çıkarılmıyor.

    her şeyin “talimatname”si * var. herkes “talimat”lara uymak zorunda. ilk sahne emmet’in uyanma sahnesi, ki burada bu talimatlar çok açık şekilde anlatılıyor. insanlar talimatlar olmadan yaşayamaz haldeler. trafik, günlük rutinler, iş hayatı, sokak hayatı vb. her şey talimatlar çerçevesinde yürüyor.

    ve tüm bu talimatlara aykırı yaşayan bir grup var: “inşa ediciler”. bu grup tüm bu düzenin bozulacağı günü bekliyorlar. bu düzeni bozacak olan da “seçilmiş kişi”. *

    evet, sadece matrix de değil. tüm film atıflardan oluşuyor aslında. batman, green lantern, superman, gandalf vb. kendinizi bir süre sonra komple kapitalizm eleştirisi içinde bulduğunuz filmdeki karakterler dışında ironiler de çokça var: starbucks, günlük tv programları ve dizileri, popüler müzik vb.

    filmin müziklerinin de hakkını vermek gerek. hatta filmin tema müziği “everthing is awesome” dilime pelesenk olmuştu. diğer taraftan, popüler müzik eleştirisi midir? nereden bakarsanız film oradan derinleşiyor. farklı dünyalar, aynı hayatlar, birlikte ama yalnız, kurtarıcı, seçilmiş olmak, inanmak, kahramanlık, hepimiz birimiz vb.

    filmi dublajlı ve orijinal olmak üzere iki ayrı ses seçeneği ile ayrı ayrı izlemenizi tavsiye ederim. türkçe seslendirmede bir sorun olmamakla birlikte türk seslendirmenlerin başarısını bir kez daha takdir ediyorum. fakat bazı argo bölümlerin yumuşatıldığını söylemek gerek. evet, filmin asıl hedef kitlesinin on sekiz yaş altı olduğunu düşünebilirsiniz; fakat bence hiç de öyle bir film değil. yine de türkçe seslendirme çok tatmin edici.

    filmin 2014 yılında oskara aday olması ve fakat kazanamaması çok ilginç kanımca. gerçi kazanan film de çok başarılıydı. imdb puanı 7,8/10 olan film çoğu film sitesinden de benzer puanları almış durumda.

    benim puanım da 8,5/10 olacaktır. hatta belki daha bile yukarlarda. iyi seyirler.