• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
the magnificent seven - john sturges
bir meksika köyü, calvera (eli wallach) ve haydutları tarafından düzenli olarak yağmalanmaktadır. haydutlar köye son geldiklerinde calvera, köyü yağmalamak için geri döneceklerini söyler. köylüler, ellerinde kalan ve pek de para etmeyen ürünlerini yanlarına alıp amerika sınırının biraz içerisinde kalan bir kasabaya giderler. amaçları, kendilerini savunmak için ürünlerini silahlarla takas etmektir. kasabada, eski bir silahşor olan chris adams (yul brynner) ile karşılaşırlar. köylülerin hikayesini dinledikten sonra chris, köylülere, silahşor kiralamanın silah ve mühimmat satın almaktan daha ucuza mal olacağını söyler. köylüler , chris’i silahşorleri olması için ikna etmeye çalışırlar. chris , ilk başta , köylülere sadece silahşor bulmak için yardımcı olmaya karar verir. ancak köylülerin ısrarına dayanamaz ve altı adamla beraber ; köylülerin teklif ettiği düşük ücrete rağmen ; köyü korumaya karar verir.

diğer altı adam şu kişilerdir :çabucak sinirlenen ve tecrübesiz chico (horst buchholz); chris'in hazine peşinde olduğuna inanan arkadaşı harry luck (brad dexter);kumarbaz ve meteliğe kurşun atan serseri vin tanner (steve mcqueen); zor günler yaşayan irlanda-meksika asıllı bir silahşor olan bernardo o'reilly (charles bronson) ; meydan okumayı sevdiği için gruba dahil olan kovboy, britt (james coburn) ve özgüvenini kaybetmiş firari silahşor , lee (robert vaughn) .

sayıca az olacaklarını bilmektedirler ancak calvera’nın profesyonel direnişle karşılaşınca başka köylere yöneleceğini ummaktadırlar.

" yedi kişiydiler ama yediyüz kişi gibi dövüştüler..."
  1. akira kurosawa'nın 1954 tarihli ünlü epik filmi yedi samuray'ın (shichinin no samurai) western türüne uyarlanmış bir yeniden çevrimidir.

    bir western klasiği olan bu filme, pazar sabahı trt1 kovboy kuşağında denk gelme ihtimali yüksektir.

    bir pazar sabahı babanızla beraber izlemeniz dileğiyle . ve kim bilir, gelecekte bir gün oğlunuzla .
    ee
  2. western filmi olarak bir klasiktir. hatta spagetti westernlerden önceki dönemin en başarılı filmi sayılabilir. kadro zaten harikadır; yul brynner, steve mcqueen, elia wallach...

    ama, ama, ama... shichinin no samurai (seven samurai) 'ın yanında sosyal derinlik ve içerik olarak çocuk müsameresi gibi kalır. bakın chico'nun (horst buchholz) otele gelip grubun geri kalanına attığı tiradın izdüşümü, kikuchiyo'nun samurayların kaldığı hana gelip konuştuğu sahnedir. kikuchiyo, filmin bir çok yerinde olduğu gibi japon memleketinin genel sosyolojik açmazları hakkında samuray dili ile enfes bir eleştiri sunarken izleyiciye, chico sadece olayı kişisel meseleye indirger ve hatta filmde ufak bir parodi olarak geçer bu sahne.

    film, western filmi olarak bir efsanedir. zaten günümüzde bile böyle bir oyuncu kadrosunu bir araya getirmek 5 okka husye ister. ama büyük produksiyonu ve kadrosu dışında hollywood vasatlığının önünde değildir.

    zaten bu vasatlık neredeyse hala kırılamamıştır 3-5 olağanüstü örnek dışında.