• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.38)
the thin red line - terrence malick
bir grup amerikan askerinin ikinci dünya savaşı sırasında japonların saldırısına karşı durmaya çalışmalarını anlatmış...bu savaş öyküsünün yanında kendi iç dünyasını yansıtmış...7 dalda oscar adayı olan the thin red line izlenmeye değer...
  1. bu filmi terrence malick, 20 yıllık bir suskunluktan sonra çekmiştir. ilk iki filmiyle büyük olay yaratmasının akabinde ortalardan yok olan malick, yeni bir film çekeceğini duyurmasından sonra dünyaca ünlü bir sürü artist filminde rol kapabilmek için sıraya girer. bunun neticesinde de bu görkemli cast ve yapılmış en iyi savaş karşıtı filmlerden biri ortaya çıkar.
  2. aşk
    nereden geliyor
    içimdeki yangını kim ateşliyor
    hiç bir güç hiç bir savaş ona engel olamıyor
    mahkumdum
    sen özgür bıraktın
    replikleri unutulmazdır.ayrıca oyuncu kadrosu yıldızlar geçidi gibidir.oyuncular terrence malick ile çalışmak için sıraya girmiş.başyapıttır.
  3. 2000 kışı izmir sinemasının yaklaşık 1000 kişilik salonunda sadece 2 kişi olarak (arkadaşımdı) izlediğimiz gerçek bir sanat eseridir. şu an pek anımsamıyorum ama sanırım er ryan'ı kurtarmak ile aynı dönemde gösterimdeydi, bu nedenle yeterli ilgiyi görmedi, gerçi farklı bir konjonktür ya da zamanda da gösterime girmiş olsaydı değişen bir şey olmayacaktı. iyinin kötüden ayırt edilemediği populer değerlerin etik değerleri al aşağı ettiği toplumlar için fazlaca anlamlı bir filmdi ne de olsa. sonradan bir kaç yerde okumuştum; terrence malick'in 20 yıldan sonra yaptığı ilk filmmiş bu detay filme olan hayranlığımı daha da arttırdı.
    er ryan'ı kurtarmak ile kıyaslayarak anlatmak filmi gerçekten anlatmak için en iyi yol olmalı çünkü çoğu kişinin er ryan'ı izlediğini varsayarak en azından bu kıyas daha reel izlenimler verir.
    er ryan'ı kurtarmak tipik bir kahramanlık filmdir, savaşın vahşetini gözler önüne serer fakat ince kırmızı hat bir tepe için savaşmanın ötesinde ölümün filmdeki her fert için yarattığı reel psikolojik durumu gösterir.
    er ryan'ı kurtarmak'ta düşman düşmandır, ince kırmızı hat'ta düşmanı esir düştüğü anda insan olarak görürsünüz.
    kısaca anlatmak gerekirse biri kahramanlık hikayesi iken diğer olağan üstü bir sanat eseridir. ne imdb'de ne de sinema gösterimlerinde gerekli ilgiyi görmemiş olması üzücü olsa da the thin red line üzerinden 15 küsür yıl geçse de kendinden söz ettirecek kadar muhteşem bir filmdir.
    filmden bir alıntı:
    where is it that we were together?
    who were you that ı lived with?
    walked with?
    the brother
    the friend
    darkness and light
    strife and love
    are they the workings of one mind?
    the features of the same face?
    oh my soul , let me be in you now
    look out through my eyes
    look out at the things you made
    all things shining...
  4. üç saatlik görsel bir şiir.
  5. savaşın manasızlığı hakkında yapılmış ve yapılabilecek en iyi filmdir.
    askerler gelene kadar cennetten bir parça olan adanın savaşla geldiği durum insanoğlunun doğaya neler yaptığının görsel bir anlatımıdır.
  6. 1998 yapımı terrence malick filmi.

    !---- spoiler ----!

    film izole bir adada, savaştan kaçarak yerlilerle yaşamaya başlayan er witt ile açılır. daha sonra kendisini savaş alanına götürmek isteyen çavuş ile yaptığı konuşma yer alır. çavuş savaşmanın gerekliliğinden bahsederken er witt savaşmanın gereksizliğinden bahseder yerliler ile yaşarken bambaşka bir dünya gördüğünden bahseder. bunun üzerine cavuş kendisinin göremeyeceği şeyler gördüğünü söyler.
    film boyunca bir çok asker üzerinden hikayeler anlatılır fakat benim için en ilgi çekici olan witt' in hikayesidir. çünkü bu kadar anlamsızlığın, vahşetin içinde witt' de sanki derin bir anlayış söz konusudur. yaşamayı seviyor, yaşama önem veriyor gibi görünür. filmin sonlarına doğru ise etrafı düşman askerleri tarafından çevrildiğinde teslim olmak yerine ölmeyi seçer. yaşamı bu kadar sever görünen bir kişi neden bir nevi intiharı seçer peki? sorunun cevabını tam olarak bilmiyorum. belki sadece esir düşmek istemiyordur belki de ölümün de yaşama ait olduğunu kavramış ve kabul etmiştir.

    !---- spoiler ----!