1. tıp bir dalım dalıdır. ancak bazı olaylarda ya da vakalarda çaresiz kalıyor. bazı hastalıklar var ki nedenleri ve tedavisi bulunamıyor. bu konuda iki örnek vermek istiyorum.

    - taş bebek
    tıp literatürüne girmiş ender bir vakadır. olay fas'da geçiyor. zahra ebutalib 1955 yılında doğum için hastaneye gidiyor. doğumhanede ölmek üzere olan bir kadın görünce korkuyor ve doğum yapmadan evine dönüyor. ağrıları kesiliyor. ülkede mistik bir inanışa göre bazı bebeklerin kadınların onurunu kurtarmak için ana rahminde uyuyup yaşadıklarına inanılıyor. zahra'da hastaneden döndükten sonra bebeğinin uyuyan bebek olduğuna inanıyor.

    zahra 75 yaşına gelince tekrar sancılanıyor ve çekilen ultrasonda bebeğin karnında öldüğü anlaşılıyor.

    işin mucizevi tarafı zahra nın vücudu 50 yıl boyunca karındaki ölü bebeği bir organ gibi kabul edip fonksiyonlarına devam etmişti. ama 50 yıl sonra cenin dayanılmayacak derecede büyüyor ve çevreleyen organlara zarar veriyor. 5 saatlik bir operasyon sonucunda kireçleşen cenin alınıyor. kireçleşen cenin vakaları tıp dünyasında çok nadir rastlanıyor.

    - suya alerjileri olan 2 hasta

    avustralyalı asleigh morris ve ingiltere den michaela dutton suyu ne zaman kullansa alerjik belirtiler gösterdi.
    duş almak ikisi için de acı veren bir deneyim. michaela su, kahve ya da çay içemezken, derisini yaktığı için sulu meyve bile yiyemiyor. sadece diyet kola michaela ya ciddi bir zarar vermiyor.
    asleigh de terlememek için spor yapmıyor, kendini yormuyor. çünkü ter cildine alerjik reaksiyonlardan dolayı büyük zarar veriyor.

    edit: benzer vakaları ve ayrıntıları "journal of royal society of medicine" dergisinde bulabilirsiniz.