• youreads puanı (9.43)
  1. morning rise albümünden çıkma bir opeth efsanesidir bence.
    ilk albümlerden olmasına karşın oldukça hafif bir şarkı. o diğer şarkılardaki death metal havasını vermiyor.
    ayrıca bass riffleri de mükemmeldir.
    kup
  2. şahsıma uygun neredeyse enstrumental şarkılardan birisidir.

    çoğunlukla bol sololu, bol enstrumanlı, az sözlü şarkılar dinlerim, yani daha çok bunlar hoşuma gider nedense. bu şarkı da onlardan birisi. opeth'in enstrumental bir çok şarkısı var, aslında eski hallerine bakınca insan aslında pek de beklemiyor bu tarz yapımlar. bu adamlar zamanında daha sertti diye biliyorum. tabi benim için hava hoş her türlü iyiler.

    bas kısımlarına bayılıyorum özellikle, sanki ben çalıyormuşum gibi, özellikle bası yakalamaya çalışıyorum.
    pan
  3. opeth'e giriş bileti, ön koltuktan. (*:swh) (bkz: opt101 - opeth dünyasına giriş)

    orchid ve morningrise albümlerinde bass çalan abimiz, söylenti odur ki, kendini çok ön plana çıkardığı/ çıkarmaya çalıştığı için gruptan koparılmıştır. bu iki albümün bass altyapısı özellikle my arms, your hearse albümüyle kıyaslandığında çok çok daha iyi. ki my arms your hearse albümündeki bas riflerini mikael yazmış. zaten bass gitardan ayrılmıyor neredeyse bütün bir albüm boyunca o albümde. allahtan martinciğimiz geldi de kulaklarımız şenlendi.(*:martin mendez) işte orchid ve morningrise albümlerinin basçı abisi, to bid you farewell'ı to bid you farewell yapan abi, johan de farfalla'dır.

    (bkz: johan de farfalla)
  4. space dye vest'ten sonra en çok yorumlanan şarkıları listesinde adını gördüğüme en çok sevindiğim şarkı. opeth'in efsanevi slow şarkılarından en etkileyici olanı bana göre. bunu seviyorsanız space dye vest'i de öneriyorum.
  5. opeth'in dinlediğim ilk parçası black rose immortal iken beğenmemiştim. ne abi bu ya kapa kapa dediğimi çok net hatırlıyorum. aptal kafam. sonra elime harvest ve to bid you farewell gibi daha yumuşak şarkılar verildiğinde amaç bu zehri yumuşak geçişlerle ruhumun damarlarına enjekte olduğunu bilemiyordum tabi. o şarkıların içinde de en beğenmediğim şarkı da to bid you farewell idi. kıymetini bilememişim eski dostum. bir yandan da iyi olmuş yalnız eskitmemişim. gerçi ne kadar dinlenirse dinlensin eskiyemeyecek şarkılardan biri bu. ama yine de korkutuyor beni zibidi, eskitmemek için azar azar dinliyorum bu mükemmel eseri.
    tavsiyem odur ki yüksek dozda kullanmayın, zira kıymetlidir.
    kendisi hakkında daha güzel yorumlar yapabilecek kapasiteye sahip değilim, en fazla benzetme yapabiliyorum işte doz moz gibi. kendisi ilaçtır, iyileştirir.