1. http://www.interpals.net/ bu siteden üye olup, istediğiniz dil için(100 den fazla lisan) bir çok kişi ile konuşup kendinizi geliştirebilirsiniz.

    http://www.engvid.com/ ielts, toeic ve cae için hazırlanmış ingilizce ile ilgili size çok yardımı dokunacak yararlı bi' site.
  2. reklam vermek gibi olmasın rh remzi hoca'nın derdinize ilaç olabileceğini düşünen benim gibi onlarca kişi bulabilirsiniz. eskişehir dilsem'de görev yapar fakat online dersleri ile her yerden takip edilebilir. *
  3. toefl için konuşacak olursam, toefl'da reading, writing, listening and speaking'den oluşan 4 bölüm vardır.

    reading: reading bölümünde genelde okuma parçaları verilir. bunların konusu da akademiktir. eğer bir toefl kitabı edinirseniz, o kitabın reading bölümlerinde psikolojiden tarihe pek çok alanda reading parçası çözebilirsiniz. eğer benim görüşümü sorarsanız, ingilizce roman okumak çok önemli. ne alaka diyebilirsiniz. evet, akademik okuma parçaları çıkan bir bölüm için roman okumayı tavsiye ediyorum, çünkü okuma becerilerini en hızlı roman geliştirir. hatırlıyorum, toefl çalıştığım dönemde game of thrones'un ingilizcesini okumaya çalışmıştım. daha ilk sayfayı 5-10 dakikada anca bitirdim. çünkü bir elimde kitap varken diğer elimde sözlük, iki kelimede bir sözlüğü açıp anlamına bakıyordum. onu geçtim, kelimelerin anlamını bilsem bile onları cümle olarak art arda okumak, onların paragraf oluşturması, onu anlamak derken arka planda bir hikaye akıyor ve onu kaçırıyordum. ancak inat ettim, kitabı da okumaya devam ettim. sonuç olarak, kaç yüz sayfalık kitabı bitirdiğimde ingilizce hızlı okuma becerisini kazanmıştım. haliyle sınav zamanı akademik parçalarda önden bir hızlı okumayla göz gezdirip, ardından dikkatli okumayla anlayabiliyordum. ingilizce roman okumak önemli.

    listening:burada genelde diyaloglar dinliyorsunuz. mesela çat diye ortadan giriyor diyalog, başını bilmiyorsunuz, sonra hemen bitiyor. size soruyorlar, neyle ilgili konuştular diye. bu bir örnek. listening becerisini geliştirmek için gereken en önemli şey dizi ve filmleri ingilizce izlemektir. ancak altyazılar da ingilizce olmalıdır mutlaka. çünkü siz ekranda karakterin konuşmasını duyduktan sonra ekran altına, altyazıya bakarsınız orada türkçesini görür öyle analiz edersiniz. listening'e uyarladığımızda, kişilerin konuşmasını duyduğunuzda bir altyazı falan olmadığı için, türkçe'ye çevirmek size kalmıştır ve siz kim ne diyor kafanızda çevirene kadar o listening diyaloğu biter size sorular başlar. o yüzden ingilizce altyazı önemli. dizide filmde diyaloğu duyunca aşağı bakacaksınız orada ingilizce yazacak. ilk başlarda böyle izlemek çok zor geliyor, ama mümkünse daha önce izlediğiniz, ezbere bildiğiniz filmleri ingilizce altyazılı izleyin. daha rahat takip edersiniz. bir süre sonra kafanızda iki saat söylenen sözleri türkçeye çevirmeye uğraşmaya gerek kalmayacak, otomatik direk anlayacaksınız. yani, ingilizceyi türkçeye çevirip anlamak yerine direk ingilizceyi anlayacaksınız. toefl'da çok işe yarıyor.

    speaking:burada mesela bir konu ve iki farklı bakış açısı veriliyor. sizden bir görüşü seçmenizi ve bunu sözlü olarak anlatmanızı bekliyorlar. burada aksanlı ingilizce'ye gerek yok, söylediğiniz kelimeler anlaşılabiliyorsa sorun yok. bunun için püf noktası sesli okuma yapmaktır. ingilizce roman okuyun demiştim. o romanı arada sırada sesli okumaya çalışın. ama afedersiniz "mıy mıy" fısıltılı okumayın. gayet gür, temiz ses tonunda, bir sınıfa okuyormuş gibi okuyun. hatta okurken sesinizi kaydedip, daha sonra dinlerseniz, ses tonu ayarlamayı iyi öğrenirsiniz. burada önemli olan kafanızdaki düşünceleri akıcı ve temiz bir ingilizce ile mikrofona aktarmaktır. bir amerikalı, ingiliz gibi telaffuz etmeye çalışmayın, direk rahat söyleyin. önemli olan ağızdan çıkan kelimenin doğru algılanmasıdır.

    writing:burası çok klasik. bir parça veriliyor, onun hakkında yazıyorsunuz veya özgür olarak bir konu seçip essay yazıyorsunuz gibi yapmanız gerekenler var. essay yazma beceriniz önemli. essay tiplerine iyi çalışın. kompozisyon yazmaya alışın türkçe. işte giriş paragrafı, giriş paragrafında tüm yazı boyunca anlatılacak noktalardan bahsetme, gelişme kısmında o noktaları ayrı ayrı paragraflar olarak yazma, o paragrafları belli başlı bazı kelimelerle birbirine bağlama, sonuç paragrafında tüm essay'i kısa bir özet geçme, güzel bir kapanış. bu bir essay tipi. essay tiplerine alıştığınız vakit iş kolaylaşıyor. aklınızdaki konuyu direk o şablona yerleştirip, o belli başlı bazı kurallara uyarak yazıyorsunuz.

    son olarak, kitap tavsiyesi isteyen varsa önerebileceğim bir kitap var, bana çok yardımcı olmuştu:
    developing skills for the toefl ibt
    paul edmunds, nancie mckinnon, jeff zeter
    compass publishing, second edition.
  4. yukarıda yazanların hepsi ielts için de geçerli.

    olayı daha heyecanlı ve zevkli hale getirmek için şu yolda denenebilir. mesela önceden izlediğiniz bir dizi ya da filmin senaryosunu internetten indirin. anlayana kadar okuyun, sindirin iyice. sonra diziyi ya da filmi açın önce türkçe altyazıyla izleyin ki senaryoyu okurken kafanızda yaptığınız çeviri ile çevirmenin yaptığı çevirinin uygunluğuna bakın, sonra ingilizce alt yazıyla izleyin. sonra alt yazıyı kaldırıp yazısız olarak izleyin ve izlerken artık tamamiyle aşina olduğunuz senaryoyu karakterlerle birlikte söyleyin. yüksek sesle söyleyin ki telaffuzunuzu duyabilin. böylelikle hem reading, hem speaking, hem listening, hem de kelime çalışmış olacaksınız. bu yöntemi genelde uzak doğulu arkadaşlarımız uyguluyorlar ve gmat-gre gibi sınavlardan anadilinde girenler haricinde en yüksek puanı alanlar bunlar oluyor.

    şu ana kadar ingilizceyle iligili öğrendiğim tek şey varsa o da bolca kelime öğrenmek. ne kadar kelime bilirseniz bir dile o kadar hakim olursunuz.

    kelime öğrenmek için:
    senaryo okunabilir,
    başlangıç için ingilizce seviyesi düşük romanlar ya da hikayeler okunabilir,
    wikipedianın; simple english wikipedia sayfası var burada 112.480 tane makale var karıştır karıştır oku.
    telefondan ya da browserdan kelime çalışmak isteyenler için memrise diye program var öneririm. farklı bir kelime öğretme tarzı var ve akılda kalıcı oluyor. birçok kelime kurslarına sahip. (bilmeniz gereken kelimeler, irregular verbs, phrasal verbs, toefl verbs... gibi)
    hubot
  5. ingilizceniz yeterli düzeydeyse ve sadece sınava hazırlanıyorsanız, ielts için cambridge ielts kitapları (toplamda 9 tane) fazlasıyla yeterlidir. internette bulunabilen trilyon tane kaynakla cebelleşmeye hiç gerek yok.
  6. intermediate ve üstü düzeyler için writing ve reading - özellikle kelime bilgisi geliştirmek istiyorsanız- skillerinde els yayınları, speaking ve listening için cambridge touchstone serisi.

    derecelendirilmiş kur kitaplarıdır bunlar ve sistemli çalışırsanız fazlasına ihtiyacınız olmayacaktır. cambridge yayınları müfredata, özelllikle ielts/toefl speaking alanı için, content-based üniteler dahil eder, hem güncel hem de pratik dil kalıplarını içeren bu ünitelerle anlık etkileşimde kullanılan dile aşina olmaya başlarsınız, zaten ingilizce dilinde film ve dizi izleme alışkanlığınız varsa çok yadsımazsınız.

    speaking adına akıcılık kazanmak için köklü klişelerden olan ''ingilizce düşünmeye başlama'' zorunludur; bunu da sanırım yine klişe olan ''kendi kendine ingilizce konuşma'' ile sağlayabilirsiniz. speaking için en önemli nokta telaffuz, doğru mu dedim yanlış mı diye düşünürken zaman kaybetmemek için oxfordlearnersdictionaries'den yararlanabilirsiniz. hem telaffuz öğrenirken kelime bilgisini de pekiştirmiş olursunuz - kalıcı öğrenme sağladığını garanti ederim-.

    ielts ve toefl gibi sınavlar, dili ne kadar iyi bildiğinizden ziyade nasıl kullandığınızı ölçen kıstaslardır; kimse sizden old english beklemiyor, mühim olan hedef dilde 'iletişim' kurup kuramadığınız. speaking için tonlama ve telaffuz çok önemli bu anlamda, mülakatı yapan kişiyi 'aralarında' sırıtmayacağınıza ikna etmelisiniz. writing için değerlendirme biraz daha objektif olabilir ki bunu da kelime bilginiz, yazı tekniklerini ve araçlarını - bağlaçlar, noktalama işaretleri, sıklıkla birlikte kullanılan yapılar (öbek fiiller, zıt/eş anlamlılar, yan anlamlar) gibi- etkili kullanıp kullanmadığınız belirler; yazı biraz daha süslü olmalı yani. reading, tamamen size kalmış ve okudukça gelişebilecek bir alan. listening içinse naçizane önerim bol bol dinlemek ve kelime/ kavram- anlam ilişkisi kurmak, ister müzik dinleyin ister podcast.

    kaynak ihtiyacı olanlar mesajla ulaşabilirler *
  7. yds'ye özellikle çalışmanız gerektiğini düşünüyorsanız ingilizce bilmiyorsunuz demektir. yds'ye çalışmanın bence en iyi yöntemi ingilizce öğrenmektir.