• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
topkapi - jules dassin
arthur simon simpson, yunanistan kavala'da yaşayan tembel orta yaşlı adam, havaalanında turistlere ucuz hatıra eşyaları satmaktadır. sonra onlara araba servisi yapar, aynı zamanda da değerli eşyalarını çalmaya çalışır. potansiyel kurbanlarından biri ise hırsız walter harper'dır. walter, topkapı sarayı'ndan turistlerin görmesi için camlı çerçeve içinde sunulan, padişah ii. mehmed'in zümrütle kaplı hançerini çalmayı planlamaktadır. walter ve çekici arkadaşı elizabeth lipp, simpson'ı amerikan limuzinini atina'dan istanbul'a götürmesi için kiralar.
  1. yabancı yapımlarda ülkemizin imajı beis olduğunda hep itiraz ederiz. lakin bu yapım dönemi olduğu gibi göstermiş. yapay eklemelerde bulunmamış. çalan türkçe şarkılar ve ezgiler beni hiç mi hiç rahatsız etmedi doğrusu. 60'lı yılların türk filmlerini izlerseniz aynı parçalarla karşılaşırsınız. yabancıların bizi anlattığı filmlerde bu tarz konulara istem dışı çok fazla odaklanırız. kendi toplumumuza kendimiz gibi bakmak yerine, bir yabancı gibi bakmaya başlarız. sorun da bundan ileri gelir kanaatimce...

    izleyin derim altmışların istanbul'unu görmek güzel, filmin neredeyse tamamı istanbul'da geçmekte.

    ---spoiler---
    peter ustinov türkiye sınırında başı sıkışınca paçayı kurtarmak için gümrük memuruna arapça bir kaç kelime telaffuz eder, gümrük memuru bu duruma öfkeyle - ''ben arapça bilmem'' diye cevap verir. bu sahne oryantalist bakış açısına eleştiri olarak kabul edilebilir belki.
    ---spoiler---
  2. dün izlediğim gayet güzel bir pazar günü filmidir. tek eleştirim,tek isyanım canım istanbulu bu hale getiren yöneticileredir. o tepeler yemyeşil,su masmavi insan bir şekilde 60 lı yıllara gitmek istiyor.

    !---- spoiler ----!

    kesinlikle film boyunca bizlere en ufak bir hakaret falan yok. tek göze çarpan sınırdaki dayıların ingilizce bilmiyor oluşlarıdır ancak daha sonradan ortaya çıkan amir sular seller gibi ingilizce konuşmaktadır.

    !---- spoiler ----!