1. ayakta gidiyorsanız yorucu, bazen de imkansız bir faaliyet. eğer çok sıkışık bi durum varsa kitabı açacak yer olmuyor. elektronik kitap daha kullanışlı bu iş için.
    abi
  2. her bir güne yaşamak için başlayan biz insanların yapmaları halinde o bir gün içinde gerçekleştirdiği faydalı işlerden, hatta kimilerimiz için en faydalılarındandır. okumak yaşamaktır. unutmayın ve inkar etmeyin; bizler temelde yaşamak için uyanıyoruz. kısa bir yolculuk da olsa yaşamayı becerebilmektir bu eylem.
  3. kitap okuyan ali uçar vardı hatırlarsınız. haber onun resmini çekip dalga geçen kişi aramızdaymış. (bkz: tiryakiadam)
  4. kimsenin içinden geçeni bilemem ama çoğusu bana şov gibi geliyor tabi gerçekten okumak isteyenlerde vardır onlara saygım sonsuz...
    şov yapanlar zülfiyare bi dokunun hemen :))
  5. öyle öyle kılıçların fırtınası 3'e geldim. şov yapıyorlar diyenlere ise cevap verecek halim yok toplu taşımada onların asık suratını çekecek değilim.
    tabi ben izban ve eshotta yapıyorum bunu. umarım metrobüste yapmak zorunda kalmak.
  6. keyif çıtaları çok düşüktür bu meteorbüste kitap okuyanların . koşullar gerçekten içler acısı
  7. okunabilir mi bilmiyorum. hiç denemedim. bana dikkatim hemen dağılır gibi geliyor. bir de malesef kitap okumada o derece sıklığa ulaşamadım henüz. yani ben evde sap sap ne yapsam diye düşünmek için harcadığım zamanı kitap okumaya ayırsam metrobüste de okumayıversem bir şey olmaz aslında.
  8. sanırım kitap okumayı en sevdiğim yerlerden biri. bir de ayrıca metronun o sürekli mırıltısıyla iyice odaklanabiliyorum.

    toplu taşıma araçlarında kitap okumayı seven biri olarak, şu ana kadar en çok kitap okunan araç olarak kartal-kadıköy metrosunu görüyorum.
    ne yalan söyleyeyim çok çok hoşuma gidiyor etraftaki insanların da benimle birlikte kitap okuması. yürüyen merdivende okumaya başlayanınsa hastasıyım!

    geçenlerde 2 yürüyen merdiven arası da kitabıma devam ederken -hani kozyatağı metroda bir kavisli yer var ya- işte orayı dönecekken bir kadınla çarpıştım ay pardon benim hatam falan derken onun da kitap okuyarak yürüdüğünü farkettim. çok hoşuma gitti. ikimiz de gülmeye başladık.

    dün de bir ara başımı kaldırınca farkedip saydım yan yana 4 kişi kitap okuyorduk. elektronik okuyucudan okuyan vardı, eski bir cilt okuyan vardı, bir de bonusumuz yanda kpss testi çözen biri vardı.
    (neyse bu da böyle bir anımdır)

    demem o ki; belki de en güzel, en bitmesin yolculuklar kadıköy metrosu, öyle güzel bir okuma deneyimi...
  9. kaç kitap okuduğun, ne okuduğundan; ne okuduğun da nasıl okuduğundan daha önemsiz olmakla birlikte bu önem sırasının kavranabilmesi için önce insanların genel olarak okumanın önemini kavraması gerekli. okumanın önüne gelecek kelimelerin önemi, okumak fiili önem kazandığında bir anlam ifade edebilir ancak. o yüzden ben metro da başta olmak üzere kalabalık pek çok yerde farkındalık yaratabilmek için kendimce, kitabımı çıkartırım mutlaka. bence siz de yapın, hepimiz yapalım.
  10. sarnıçtan alsancağa gelene kadar kafamı hiç kaldırmadığım için çevremde olan biteni fark edemediğim eylem. ne zaman sonraki durak alsancağı duyup kitabı sırt çantama atıyorum çevremde hep güzel bir bayan oluyor. boş zamanları değerlendirmek ve fırsatları kaçırmak için ideal.
    ayrıca anlamadığım bir şekilde izbanda okuyan herkes kitabına yeni başlamış oluyor, bir çeşit hastalık mı bilemedim *