• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
toprağımdan yeryüzüne - sebastiao salgado
fotoğrafları kadar wim wenders’in ülkemizde toprağın tuzu adıyla gösterilen belgeseliyle de tanıdığımız sebastião salgado (1944 - ) gelmiş geçmiş en büyük fotoğraf sanatçılarından biri, belgesel fotoğrafın ve foto-röportajın tartışmasız en önemli isimlerindendir. bununla birlikte, fotoğraflarıyla insan eli değmemiş bölgelerden en kanlı iç savaşları, en vahim felaketleri yaşayan, kitlesel göçlerle doğdukları yeri terk etmeye zorlanan insan topluluklarına; en ağır şartlarda çalışan işçilerden yaşam mücadelesi veren çocuklara kadar âdeta yerküremizle birlikte nefes alıp veren, sömürülen insanlığın çığlığını belgeleyen yürekli bir aktivisttir. salgado, en önemli fotoğraflarına da yer veren bu çarpıcı kitapta olağanüstü macerasını aktarıyor. eşi lélia ile benzersiz işbirliğini, ailesini, fotoğrafçı olmaya nasıl karar verdiğini, nasıl dünyayı adım adım dolaştığını, bu süreçte yaşadığı hayati tehlikeleri okurlarla paylaşıyor. son olarak da, eşiyle birlikte başlattıkları instituto terra, “yeryüzü enstitüsü” projesini anlatıyor; atlantik ormanlarının çölleşmiş bölgelerini on sene gibi kısa bir sürede iki milyondan fazla ağaç dikerek restore ettikleri bu muazzam projenin hayata geçirilme öyküsünü ve aşamalarını gözler önüne seriyor. toprağımdan yeryüzüne’de bir sanatçı, aydın ve aktivist olarak sebastião salgado, duvarların arkasında kalarak bağımızı kaybetsek de bu dünyanın bir parçası olduğumuzu ve onu nasıl dönüştürebileceğimizi gösteriyor… “bir sebastião salgado fotoğrafına bakmak insan onurunu tecrübe etmek, bir kadın, bir erkek, bir çocuk olmanın ne anlama geldiğini kavramak demektir.” isabelle francq

(tanıtım bülteninden)
  1. kitap everest yayınlarından ahmet ergenç çevirisi ile çıktı 2017 yılının başlarında. fotoğrafçı sebastião salgado ile tanışmam oğlu juliano ribeiro salgado ve alman yönetmen wim wenders'in birlikte çektikleri belgesel toprağın tuzu ile oldu. epey geç bir tanışma aslında. sanırım fotoğraf sanatı ile fazla haşır neşir olmayışımdan kaynaklı. ama salgado yalnızca bir fotoğraf sanatçısı değil, bir belgeselci ve bir doğa ve insan hakları aktivisti aynı zamanda. kendini görüntü avcısı olarak tanımlayan salgado bugüne 120'nin üzerinde ülkeyi dolaşarak on binlerce kare fotoğraf yakalamış buralardan.

    salgado’ya kitabın hazırlanmasında gazeteci isabelle francq eşlik etmiş. francq kitabın önsözünde salgado’nun fotoğrafçılığı üzerine şunları söylüyor: “bir sebastião salgado fotoğrafına bakmak insan onurunu tecrübe etmek, bir kadın, bir erkek, bir çocuk olmanın ne anlama geldiğini kavramak demektir. salgado, fotoğrafını çektiği insanlara kesinlikle derin bir şefkat besler. öyle olmasa onları nasıl bu kadar yakın, canlı ve güven dolu hissedebilirdik ki? onlara bakarken hissettiğimiz kardeşlik duygusunu nasıl açıklayabilirdik?”

    ilgilisi için kitaba dair bir yazı: sebastião salgado'nun 'göz'ü neler gördü?

    (bkz: the salt of the earth - juliano ribeiro salgado ve wim wenders)
  2. !---- spoiler ----!

    bu yolculuk esnasında, sonraki bütün genesis projesi boyunca işime yarayan bir şey öğrendim. hayatım boyunca bana söylenen şeyin, yani tek 'akıllı ' tür olduğumuzun yalan olduğunu keşfettim. her tür kendince bir akla sahiptir; asıl mesele bunu anlamaktır ve bu da zaman alır.

    !---- spoiler ----!