1. şerit değiştirmekten kaynaklanan yavaşlamanın geriye doğru yayılması.
    abi
  2. bilinenin aksine içine sıkışılan bir şey değildir. zira siz trafikte sıkışmadınız, trafik sizsiniz.
  3. akış, gidiş geliş anlamlarına gelen terim.

    ülkemizde araç trafiğinde yaşananlara uzun zamandır dikkat ediyorum. yollarda insanların birbirlerine bağırıp çağırmaları, anlamsız kavgalar, gereksiz kornalar, selektörler, küfürler, kıyametler vb.

    herhangi bir insanın arabasına bindiği zaman büründüğü ruh hali sanki bilinçaltındaki bazı duyguları dışarı çıkarıyormuş gibi geliyor bana. ne kadar naif olursanız olun trafikteki herhangi bir sataşmada içinizdeki canavarın dışarı çıkmaması mümkün değildir.

    bu durumun insanlardaki eksikliklerden mi yoksa bastırılmış arzulardan mı kaynaklandığını daha derinlemesine incelemek gerek. kendimden de örneklemem gerekirse ben de bazen trafikte canavara dönüştüğümü hissediyorum. özellikle o günlerde neden bu hale geldiğime dikkat ettiğimde ya birine sinirlenmişimdir de ona bağıramamışımdır, ya o ayki ödemeler sıkıştırmıştır, ya evde bir problem vardır vb. trafiğe dikkatlice baktığımızda bağrışmanın, sataşmanın, kornanın * bu derece yaygın olması insanların aslında mutlu olmadıklarını ya da problemleri olduğunu gösteriyor. toplumsal olarak bir gerginlik var. bu durum trafikte apaçık görülebiliyor. herkes birbirinin üstüne basmak istiyor, herkes birbirine bağırıyor, herkes birbirini dürtüyor.

    trafik toplumsal hastalıklarımızın görüldüğü en güzel sahnedir kanımca.
  4. bugün çok enteresan bir olaya rastladım. bir midibüs sağ ön kapısı açık şekilde hareket ederken yolun ortasında durdu. birden "ibrahim abi" diye bağırdı. "noluyor la" demeden biri şoföre dönerek "nabıyosun, ne ediyosun" gibi sıradan cümleler kurarak şoför ile beraber 40 saniye kadar yolu gasp etti. arkasında ise 2 minibüs, 1 taksi ve 2 tanede binek vardı. işin garibi kimse ne kornaya bastı ne de levyesine sarılıp adamı alaşağı etmeye çalışmadı.

    daha da garibi ise marketten dönerken elimdeki poşetlerin bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak karşıdan karşıya biraz yavaş geçtim. bunun sonucunda ise 5 saniyelik korna konçertesonu dinledim. hayat çok garip.
  5. neden beni bulur bilmiyorum ama akşam "far" yakmayan sürücüler hep beni bulur.

    dün şehir dışından döndüm eve gidiyorum. incek bulvarında piknikçilerin / anayasa mahkemesinin orayı geçtim bi baktım arkamdan bir araba geliyor. araçtanda belli birazdan hız yapacak. ay dedim banane. benmi öğreticem far yaktırmayı. sonra içimdeki öteki ses dediki sen üstüne düşeni yap uyar onu. peki.

    kendi aracımdan elimi çıkardım ve elimi kapatıp açmak suretiyle far işareti yapıyorum kendisine anlamadı. tam aynı hizaya geldiğimiz sırada dur diye işaretler yaptım. araçtaki 40 yaşındaki kendini bi halt sanan adam bana "kafadan kontakmısın tarzı" işaretler yapıyor. en sonunda kırmızı ışıkta yan yana durduk. camını aç dedim.

    adam- ilk saniyelerde ne istiyo bu kız benden, yok daha neler fln havasında açtı camını
    ben- "beyfendi aracınızın farları yanmıyor" dedim.
    adam- önce algılayamadı. sonra far düğmesine baktı. farların yanmadığını algıladı. farları yaktı ve yaptığı salakça hareketlerin mahcubiyetiyle bana teşekkür etmek için döndüğü sırada
    ben- teşekkür etmesine fırsat vermeden sadece ne kadar salaksın tarzı bi bakış attım ve ilerledim.

    insanlar ne kadar tuhaflar. ya bi araçtan sana ısrarla bi işaret yapılıyorsa bi bak yani demekki bi durum var. ama yok bu ağır abiler herkesten iyi sürücüler ya bunlar kimseden akıl almazlar. bu ve bunun gibi farını yapmadığı için uyardığım bir sürü insan var.
  6. modern insanin en büyük derdi
  7. şu sıralar arabadan çok insan trafiği mevcut sanki. gezmelik ne varsa bütün ayaklar oraya basıyor. yine esiyor esmesine de, kalabalıktan hareket etmekte zorlanıyor insan.
  8. izmir'de bir gece klübüdür aynı zamanda. yapılabilecek en büyük adiliklerin yapıldığı yerlerden biridir de diyebilirim. (tekila shot istersin vodka shot dolduranı mı dersin, tekilaya doldurulan şişe suları mı dersin, içilmeyen bira şişelerini biriktirip yeni bir şişe yaptıktan sonra müşteriye sunulan mı dersin. daha saymak istemiyorum çünkü midemi bulandırıyor) oraya gelen insanların kalitesi de iyi diyemem açıkcası. kaliteye göre fiyat da biraz uçuk.

    gece klübü olarak bir yer öneremem çünkü çoğu yeri bilmiyorum ama izmir'de bar öner derseniz 'deep rock bar' tavsiyemdir. fiyatları daha makul ve daha sevecen bir ortamı vardır.
  9. her işte bir hayır vardır, dedirten sabrının sınırlarını zorlayıp hayatın anlamını sorgulamaya başladığınız, kısa geçici depresyonlar yaşadığınız vaziyet'e denir.
  10. bazen sıkıştığında pek çok insan için düşünme süresi doğar ama hemen başka bir fiile atlamak suretiyle o süre de tamamen bağımsız diğer rahat zamanlar gibi ziyan edilir.