1. insan karakterini 3 ana başlıkta inceleyen ve freud'un psikanaliz ile benzerlik taşıyan psikoloji kuramıdır.eric berne tarafından ortaya atılmıştır.
    hakkında en detaylı kitap füsun akkoyun tarafından yazılan transaksiyonel analiz adlı eserdir.

    bu analiz genel hatlarıyla insanı 3 öğe olarak inceler (dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışalım)

    1.ebeveyn ; herkesin içinde yatan ve çocukluğunuzda anne babanızdan gördüğünüz davranışların,siz yetişkin birey olduğunuzda tıpkı çocukluğunuzda size davranıldığı gibi davranmanızdır.
    örnekle açıklayalım. blu çağında bir kızınız var saat geç oldu ve yatması lazım diyorsunuz ki "kızım hadi yat geç oldu" kızınız yatmıyor,tekrar ediyorsunuz "kızım hadi ama bak yarın sabah erken kalkacaksın" kızınız yine yatmıyor,bir daha yineliyorsunuz benzer ses tonu ile çıt yok.
    birden öfkeleniyorsunuz ve bağırarak "derhal odana gidip yatıyorsun" diyorsunuz.işte ebeveyn ortaya çıktı. bu sizin ebeveyn kimliğiniz,tıpkı annenizin babanızın size küçükken söylediği gibi.

    2.yetişkin; burası bizlerin gündelik hayatı. yani bakkalda ,markette,iş hayatında,benzincide kullanılan söylem. yani default kalıplarımız. kızınıza "hadi yat artık" dediğinizdeki ses-davranış ve beden dili bütünü. zaten karşıdan verilen tepkilere göre,ya ebeveyne çıkıyor ya da az sonra örnek vereceğimiz çocuk kimliğine düşüyoruz.

    3.çocuk; pandoranın kutusuna hoş geldiniz. herkesin kaçtığı,kırılgan,naif dünya burası. kendi kabuğumuza çekildiğimiz,küstüğmüz,bizi kimsenin incitmediği,incitmeyeceğini düşündüğümüz dünyamız. alınganlıkların,eleştirilerin gizli dünyası
    (bu arada transaksiyonel analizde çocuk yönümüzün altında doğal çocuk,isyankar çocuk ve uyumlu çocuk adlı üç alt benlik daha var,artık onu da bir zaman editleriz inş. :))
    bu dünyaya ait örnek şöyle, eşiniz çorabının tekini arıyor,"nerede bu çorap" "hanım nerede bulamıyorum"vs diye sürekli soruyor,siz de "nerde çıkardıysan ordadır" diye cevap veriyorsunuz.
    halen bulamıyorsunuz ve bir daha soruyorsunuz eşiniz "bıktım senin bu dağınıklığından" diye cevap veriyor. sizde "bir daha sorarsam,iki olsun" diye cevap verip küsüyorsunuz,işte burası bizim çocukluğumuz. hatırlayın,çocukkende bizi üzen kıran bir şeyler oldu mu,odamıza gider,sınıfın en köşesine gider,insanlardan uzaklaşırdık. herkes bizi incitiyordu hatırlayın,yalnız kalmak isterdik,ağlardık,neden? kendimizle kalmak isterdik,kimsenin bizi incitmediği yere gitmek isterdik.
    o nedenledir ki insanlar aşk acılarını,sevgilerini,en yoğun pozitif duygularını bu benlikde yaşarlar. terkedilince kabullenememe,ilgi görme isteği,sevilen kızın/erkeğin evinin önünden geçmeler,aramalar,sormalar. hatırlayın dizimiz kanağında bizi kim teselli ederdi,kim üflerdi dizimizi? annemiz-babamız değil mi? en şefkat sevgi gördüklerimiz.

    işte bu nedenle en masum yanımız çocuk yanımız,kirletmeyin lan bu yanımızı.
  2. ülkemizde adının geçtiği bir kitabı yolda, otobüste, vapurda okumaya kalkarsanız sırf "trans" kısmı yüzünden malum kitle tarafından saldırıya uğrayabileceğiniz kuramdır.