1. sözlük anlamı olarak kesinlikle yapmam etmem denilen şeylerin, zamanla seve seve yapılması durumu olarak açıklanabilir. ancak, yapacağım/ edeceğim denilen şeylerin yapılamaması durumuyla karıştırılmaması gerekir. birine biz halk arasında, kahve köşesinde, altın gününde tükürdüğünü yalamak derken, diğerine göt olmak deriz. elma ile armudu, üzüm ile çöpünü birbirinden ayırmalıyız, değil mi ?

    konuyu tam izah için biraz özele inmem gerekirse hayatımı etkileyecek her mühim konuda büyük konuştuğum zamanlarda tükürdüğümü yalamak zorunda kalmışımdır. makus talihim artık sağda solda ahkam kesemez olmama sebebiyet vermiş, beni teslimiyetçi bir hayatın eşiğine sürüklemiştir. ettiğim laflar ve sonuçlarından bazıları:

    1- adana'da yaşanır mı lan dallas gibi memleket. sonuç: 1 buçuk sene adana şantiyesi. şehirde bile değil, dağlarında.

    2- siyasetin girdiği yerde çalışılır mı oğlum manyak mısınız ? sonuç: x belediyesi sözleşmeli fen işleri mühendisi/ müdürü

    3- arabistan'a gideceğime etiyopya'ya, kamboçya'ya felan giderim. alkolsüz memlekette yaşanır mı lan? siehh sieeh sieeh. sonuç: 2 senelik iş sözleşmesi. evet evet, suudi arabistan'da.

    sonucunda en iyi ihtimalle ordan oraya göç ettiğim için daha da olsa büyük laf etmem. asla etmem, kat'a etmem, zinhar etmem. ettiğime buralarda rastlarsanız mesaj kutumu 3 iş günü içerisinde allandırın lütfen. tövbelerden tövbe beğeneyim kendime.
  2. yapılır mı? nereye tükürdüğüne göre değişir.
  3. sözlük anlamı şu: "verdiği sözden ya da karardan dönme küçüklüğüne düşmek"

    insanların vermiş olduğu bir sözden ya da karardan dönmesi neden bir küçüklük olsun ki!

    hepimiz hayatımızda, 'şunu hayatta yapmam', 'bunu hayatta demem' 'onu bir daha aramam' demiş, büyük büyük laflar etmişizdir. ee sözümüzden döndüysek bu bizi küçük mü yapar? hayır yapmaz. fikirler de eylemler de değişebilir, insan hatasını fark edebilir. napsın yani, hatasını fark etmesine rağmen susup otursun mu, hakkımda ne düşünürler yoksa diye hatasına devam mı etsin!

    ha bu arada, birtakım menfaatler için yapılan farklı(!) davranışları tenzih ediyorum onun zaten argo bir adı var o zaman küçük olursunuz gerçekten.

    yani, aslında başkaları benim hakkımda ne düşünür kaygısıyla kendi kendimize oluşturduğumuz engellerle halihazırda zor olan hayatımızı daha da zorlaştırıyoruz. başkalarının ne düşündüğünün ne önemi var. kötü düşünmek isteyen "bak tükürdüğünü yaladı" diyecektir. olması gereken ise "güzel oldu, hatasından döndü", ya da " fikrini değiştirmene sevindim" vb. dir.

    sonuç olarak, başkalarını boşverin, kendinizi engellemeyin. nitekim harekete geçtiğinizde elde edeceğiniz sonuç ne olursa olsun, harekete geçmediğiniz takdirde yapsaydım neler olurdu acaba kuşkusundan ya da iş işten geçtiğinde yapsaydım keşkesinden çok daha faydalı olacaktır.
  4. sayın bahçelinin sindire sindire bilale anlatır gibi halkımıza anlattığı, uygulamalı gösterdiği hatta örneklerle desteklediği deyim.