1. tatar göçmeni olduğum için başıma çok fazla gelen durum.

    bu konuda bugüne kadar yaşadığım en ilginç anı da şu oldu:

    kapadokya'ya koreli bir grupla gidilmiştir ve grubun oradaki insanlarla iletişiminde sorun çıkmaması için türkçe bilen biri olarak yanlarında ben de gitmekteyim onların teklifi üzerine. tabii bedava tatil olacağı için kabul ettim hemen teklifi.

    hangi otel hatırlamıyorum ama grubun ana lideri resepsiyonda oda işlerini hallederken bir sorun çıkıyor ve grubun koreli lideri resepsiyoniste "grupta türk var bir tane onunla konuşun isterseniz" diyor. resepsiyonist de beni çağırmak üzere görevlilerden birini grubun yanına göndermiş (ben tabii sonradan öğreniyorum olan biteni). baktım bir görevli geliyor, "sanırım işlemler halledildi bize bilgi vermeye geliyor" diye düşündüm. görevli lobiye baktı, benimle göz göze geldi daha sonra kafasını geriye doğru çevirdi ve "amk türk yok burada! hangi türk'ü diyorsunuz?" şeklinde resepsiyonda oturan adama bağırınca ben de "birader benim o türk, ne oldu bir sorun mu var?" deyince adam biraz utandı biz de her şeyi hallettik odalara yerleştik. lakin kapadokya esnafı beni hep turist zannederek rahat rahat sövdü grubumuza. onları da başka bir zaman anlatırım artık.
  2. küçükken alman sanırlarmış beni tabi sonra anneaağğğ diye sümüğüm aka aka ağlayınca arkadan da valide hanımla peder beyi görünce lan türkmüş bu vay aq tarzı tepkiler alırmışım.
    artık başıma gelmiyo böyle olaylar en fazla kızılay meydanında terörist falan zannedilip çanta üst baş araması yapıyolar ya da istisnasız kimlik kontrolü bazen de dikkatli bi şekilde polisin süzmesi oluyor. ( sakal olunca polis kıllanıyo, sakalsızken tinerci bebeler musallat oluyo her türlü sıkıntı)
    wtf
  3. ülkedeki suriyeli sayısı bikaç yıla kalmaz türk nüfusunu geçeceği için herkesin başına gelecek olandır :/
  4. bazı yerlerde saçım mavik olduğundan pek türk gibi bakılmıyor ama sonra hemen kendimi belli ediyorum zaten eheh
  5. sıklıkla başıma gelen durum. yurtdışı seyahatleri sırasında çokça kez hostesler etrafımdaki türklerin kim olduğunu anlayıp onlarala türkçe konuşurken, sıra bana gelince ingilizce konuşuyorlar. uçağa binmeden hemen önce ise, kapıda yapılan kontroller sırasında görevli olan kişi benimle ingilizce konuşarak selam verdi ve pasaportumu istedi. pasaportu görünce ise "aa türkmüşsünüz" dedi. fransa'dan türkiye'ye döndüğümde pasaport kontrolünden geçmek için türk vatandaşlarına ayrılan bölüme doğru yürürken standın hemen önünde bekleyen görevli yarım ingilizcesiyle bana "only turkish people, other one go" demişti. other one da ne demekse artık.

    ülkemizde uzun saçlı ve dövmeli erkek hiç mi yok diye düşünüyorum da, epey var. aydınlanma yaşamazsam eğer neden turist gibi algılandığımı uzun zaman çözemeyeceğim.
  6. gözlerimin çekik olmasından dolayı başıma ara sıra gelen durum. ama daha çok japon/çinli diye dalga geçerlerdi. aşırı milliyetçi olduğum zamanlarda** benimle "ahahahah japon musun lan sen ahahahah" diye dalga geçen birine, "asıl türk benim sen kendine bak arap kırması" diye sataşmışlığım ve bu uğurda çok kavga etmişliğim olmuştur.
  7. youreads yazarlarının yarısı çekik gözlüymüş. eskişehirli olarak evet çekik gözlüyüm. neyse konuya gelirsek.

    ne zaman japonya'ya gitsem çinli sanılıyorum. çin' e gittiğimde japon sanılıyorum. oğlum hepimiz çekik gözlüyüz bu nasıl oluyor. garip bir olay.