1. türk sinemasının dünyada ciddiye alınmama sebepleriyle aynıdır. yeterince iyi olmaması. elli kadar yazar piyasayı ele geçirmiş. bunların dışındaki kitap yazanlar kitaplarını bastırmak için çırpınıp duruyorlar. türk sinemasında ellinin üzerinde şu an film çeken yönetmen say desem pek çok insan sayamaz. mantık türk mentalitesi. üstlerde yer alanlar alttan gelenlere asla yer açmaz yer açmayı bırak yükselmemeleri için ellerinden geleni yapar. yayınevleri de hazır ellerinde okunan yazarı kaybetmektense yeni yazarları asla ön plana çıkarmaz.

    bu döngüyü kıran insanlar olmuş mu. tabii ki olmuş. ama bu işler üç beş kişiyle olacak işler değil. zihniyet değişmediği sürece bu böyle devam edecek. insan gerçekten üzülüyor.
  2. türk edebiyatının yurt dışına açılamamasıdır sorun.

    19uncu yüzyılda tercüme odası kurulmuş ve bu oda diplomatik ilişkilerde kullanmak üzere çeviriler yapmıştır. sonraları ise özellikle fransızca sözcüklerin türkçe'ye karışmasında etkili rol oynamıştır. 1940'larda çeviri faaliyeti için gerçekten iyi çalışılmış ve hasan ali yücel dizisi olarak bildiğimiz dünya klasikleri 1000 kitaplık bir seri olarak çevrilmiştir. bu çevirilerin olması büyük bir ihtiyaçtı ve iyi ki de yapıldı (hala onları okuyoruz) ancak muhtemeldir ki çeviriler tek yönlüydü. yani türkçe'den diğer dillere çeviriler eksik kaldı ve batı bizim yazdıklarımızı tanımadı.

    iddia ediyorum, raci'nin maceraları ve aynalı baba ile yaşadıkları dünyaca bilinen bir olay olsa, kapalı gişe oynayan büyük bir film yapılırdı hakkında. (bkz: amak-ı hayal - filibeli ahmed hilmi)
  3. son dönemde türk edebiyatına olan ilginin arttığını düşünüyorum. bunda orhan pamuk'un tetikleyici etkisi olmuş olabilir. ince memed, saatleri ayarlama enstitüsü, aşk gibi kitaplar şimdiden batı'daki okullarda classics adı altında okutulmaktadır.
  4. türk edebiyatından kac kisi taniyosun lan? diye sorulsa cevap veremeyecek andavallarin atip tutmasi ayri bir komik oluyor.bildigi 3 sair nazim hikmet atilla ilhan necip fazil.ulkede su anda cikan kitap gibi dergilerden ne haberi var ne gormus.bu ulkenin bir cok seyi istenilen kalitede olmayabilir ama basketbol ve edebiyat bunlara dahil degildir.ismet ozelin oldugu bir edebiyat dunyasi kalitesiz olmaz.cahit zarifoglunun gectigi bir dunya basite alinamaz.sezai karakoc gibi bir filozofun dokundugu edebiyat dunyasi kucuk degildir.biri suna haddini bildirsin lutfen.