• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
türk sinema tarihi - giovanni scognamillo
1895'te doğuşundan bu yana sinema dünyanın her yerinde insanları büyüleyen, mesaj veren, ağlatan bir sanat, tiyatronun yanında insanlığa ikinci bir ayna oldu. işte scognamillo da sinemanın türkiye'deki tarihine eğilerek, korunmamış, sahip çıkılmamış, kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihi okurun / seyircinin gözleri önüne seriyor. 1896'daki ilk sinema gösterilerinden başlayarak, 1990'lara, günümüze kadar gelen belgeler ve görsel malzemeyle destekli, titiz bir arşiv çalışmasına dayanan bir 'antoloji' var okuyucunun elinde. türk sineması üç dönemde ele alınıyor: 1896-1959 arası hazırlık dönemi, 1960-1986 arası siyasal ve toplumsal çalkantıların sineması ve 1987-1997 arası yani entellektüel filmlerin, türk sineması diriliyor mu sorusunun gündeme geldiği döneme kadar. scognamillo'nun çalışmasını gerçek bir tarih kitabına yaklaştıran en önemli özelliği ise nesnelliği. yazar, her dönemin ticari ve sanatsal ürünlerini, olumlu ve olumsuz örneklerini yanyana getiren bir yaklaşımla ülke sinemasının bütününe bakıyor. sonuçta türk sineması tarihi, sinemanın bugününü anlamak için geçmişi ele alan, geçmişten koparmadan değerlendiren 'hakiki' bir antoloji oluyor. scognamillo kimi zaman sözü dönemin sinemayla ilgilenen yazarlarına bırakarak, okuyucuya gerçek izlenimler de sunuyor. türk sinemasının, ilk sinematograf'tan günümüze kadar gelişiminin izlendiği bu 'tarih' kitabında aynı zamanda bir ülkenin panaromasını bulacaksınız. her sinema / tarih meraklısının her okuyucu / seyircinin kütüphanesinde bulunması gereken önemli bir çalışma.
  1. yazarı giovanni scognamillo 8 ekim 2016 tarihinde hayatını kaybetti.
    biz küçükken anne babalarımızın bazen biri öldüğünde 'bir devir kapandı' dediğini duyar, pek de anlam veremezdik. derin bir nefes alırlardı; sonra uzun bir sessizlik. çok uzun gelirdi o zamanlar o sessizlik. yaşar kemal'de, vedat türkali'de ve daha nicelerinde benzer ama kısacık sessizliklere bürünüyoruz şimdilerde. bir devrin anlatıcılarını bir bir uğurlarken nasıl bir devrin gelmekte olduğunu ise düşünmek bile korkutucu.
    mesut