1. kimi zaman trt kimi zaman ise bizzat şarkıcılar tarafından türkçeleştirilmiş olan ama esasında kürtçe olan türkülerdir. bu saatten sonra ne yapılır bilinmez. ya da bir şey yapılması gerekiyor mu illa? bu da bilinmez. ama önemli olan bu eserlerin kadrini bilmek, aslını öğrenmek ve bu tür -en hafif tabirle- işgüzarlara (kürtçeden çalıp türkçe diye ilk yutturmaya çalışan kişi veya kurumlardır kastım) prim yaptırmamaktır. işin en acı tarafı bu işe karışanların arasında kürtlerin olmasıdır. ah, hayat.

    aklıma gelen bazı örnekler şunlar:

    yek mumîk vs. bir mumdur

    hinê bînin li destê kin vs. kınayı getir anne

    dinê de sê tişt pir xweş in vs. bu dünyada üç şey vardır sevilir

    lawo destê min berde vs. makaram sarı bağlar

    lê dotmam vs. ben yetim

    canê canê vs. cane cane

    ez kevokim vs. hele yar zalım var

    leyla vs. leyla

    seyran mangi vs. ağlama yar

    le naze vs. naze

    le xanim vs. le hanım

    nabikeve vs. şu tepe pullu tepe

    edit: yanlış anlaşılma olmasın. ayrıştırma niyetim asla yok. elbette beraber yaşıyorsak, beraber dinleyeceğiz. ama bu iş kültürel etkileşim işi değil, gasptır. yıllardır düğünlerde söylediğin şeyi türkçe halde trt yılbaşı programında "diyarbakır yöresi" diye duymaktır. veya şehrindeki sinemada bir an küçük emrah'ın aynı ezgileri söylemesidir. denmemiş ki işte şu bölgedeki kürtçe bir türküden uyarladık falan. gerçi o dönem ne kürt var ne kürtçe.

    edit 2: şöyle bir çalışma mevcut

    ayrıca darül elhan (şimdiki istanbul üniversitesi devlet konservaturarı), milli eğitim bakanlığı ve trt gibi kurumların derleme seferberliklerinin tarihleri, içerikleri, derlenmiş türküleri vb. hakkında kaynaklar da mevcut. fakat türkçeleştirilen türkülerin birçoğunun kaynağı ve nasıl derlendiğine dair bilgi verilmeden direkt türküye yer verilmiş.
  2. ayrıştırmaya ne gerek var. beraber yaşayan halklarız sonuçta illaki birbirinden etkileşimler olacaktır. bu saatten sonra yapılması gerekense büyük bir keyifle bu türküleri dinlemek olacaktır.
  3. anonim turkulerde cikis noktasinin hangi dil oldugunu kestirmek cok zor bir durum. bu konuda yapilmis inanilmaz bir belgesel var. whose is this song? hepimizin bildigi katibim (uskudara gideriken) sarkisinin farkli balkan ulkelerinde kendi dillerinde olmasi uzerine bir calisma. yani bu anonim turkunun ilk hangi dilde soylendigini bulmak icin yola cikan bir arastirmaci sonuc olarak zengin bir kulturun izlerini buluyor.

    yukarida siralanan turkulerinde ilk olarak hangi dilde soylendigine dair bir arastirma var mi bilmiyorum ama bu cesitlilik bize ayrismayi degil zengin kulturumuzun mukemmelligini gosterir. cok tartismamak lazim.

    edit: bahsettigim belgesel (bkz: chia e tazi pesen - adela peeva) whose is this song? izlemek isteyenler icin youtube linki.