1. "birazdan sen gideceksin, beni de koğuşa götürecekler ve yedi gün boyunca o koğuş kapısı hiç açılmayacak."

    ahmet şık'ın eşi yonca ışık'a söylediği cümledir. zordur türkiye'de tutuklu gazeteci olmak. haksız yere içeri girip damgalanmak..

    bbc türkçe'den rengin aslan'ın röportajı okumaya değer.

    yonca şık, hapisteki gazetecilerin durumunun nasıl olduğunu sorduğumda eşi, gazeteci ahmet şık'ın silivri'de görüş sırasında söylediği bu cümleyi aktarıyor ve hemen ardından bir hafta boyunca açılmayacak o koğuş kapısının arkasının nasıl olduğunu anlatıyor:

    "havalandırma 4 adıma 7 adım. çok küçük. ahmet ve bülent abi [cumhuriyet gazetesi avukatı tutuklu bülent utku] tutsaklara misafir olabilen kuşları besliyordu. üstü de jiletli tel örgülerle kapatıldı yaklaşık üç ay önce. bu yüzden kuşlar da gelemiyor artık. aynı zamanda havalandırmada kendine yer bulup betonun arasından filizlenen yeşillikler de yasak. onları da gelip söküyorlar."

    "bir kötülük aygıtı" olarak tanımlıyor cezaevini yonca şık; vurgulayarak devam ediyor: "onları uygulayanlar da, cezaevindeki görevliler de, görüşe giden bizler de orada bu kötülüğe maruz kalıyoruz."
    'bir tecrit uygulanıyor'

    alınan kaynaklar:
    http://www.echohaber.com/agora/turkiyede-tutuklu-gazeteci-olmak_97

    http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-40324543