1. recep tayyip erdoğan a.k.a uzun adam.

    buldu fareleri din kavalını çalarak sağa sola koşturuyor.eğer istediğini alamazsa yıkıyor bütün fareleri ortama yakıp yıktırıyor istediğini alınca da yine çalıyor din kavalını alıyor sürüsünü başka yere.

    (fareli köyün kavalcısından uyarlanmıştır)
  2. uzuuun hikaye
  3. ben bunu buraya yazarım da özgürlüğüm el vermiyor...
  4. ben yazarım o sizin söylemek isteyip de söyleyemediğiniz şeyi.

    (bkz: künefe)

    sizi temin ederim ki, bu ülkenin başına gelebilecek en kötü şeydir künefe.
    ha diyeceksiniz: "yavrum, güzel oğlum (#164487) buradaki yorumunda en güzel şey için künefe demişsin. e gelmiş en kötü şey için de künefe diyorsun, senin ağzından çıkanlar kulağına isabet etmiyor mu acaba?" ediyor efenim sabrederseniz açıklıyorum.

    diğer yorumumdaki cümleyi aynen yapıştırıyorum. "bütün o zıtlıkların birleşiminden oluşan şaheser künefe..." bakın burası önemli (parmak şıklatma sesi) "bütün o zıtlıklar" tamam her şeyden önce güzide bir tatlımız, tadı güzel, çıtır çıtır, rengi hoş, antep fıstığı-dondurması var, içinden peynir bile çıkıyor be ama bilmediğimiz bir gerçek var. 3 paragraf sonra geliyorum o gerçeğe.

    şimdi bildiğiniz üzere dünya mükemmel bir denge halinde, verdiğini alıyorsun, düşündüğünü buluyorsun, giren çıkan eşit. mesela ilkokulda soruyorlar: "dünyanın üzerine 10 tonluk bina yapsan dünyanın kütlesi artar mı?" çocuk atlıyor hemen: "artar örtmenim hem de 10 ton hehe. " bok artar nereye artıyor? demirini çimentonu dünyadan alıyorsun zaten. bir örnek de albert einstein reyiz'den verelim:

    insanoğlu;
    ağzından çıkan cümlelerin,
    beyninden çıkan düşüncelerin,
    bütün evreni dolaşıp tekrar onlara geri döndüğünü bilse,
    eminim çok daha dikkatli olurdu.

    yani demek istediği; dünyada sadece elementler, kütleler, reaksiyonlar, enerji dengede değil; düşünceler, iyilik-kötülük, üretilen ses, her şey dengededir. kötü mü düşündün biri hakkında? bir çeşit enerji ürettin ve bunun karşılığını fiziki açıdan bulacaksın demektir. yani her şey dengede.

    şimdi gelelim bunun künefe ile ne alakası var? bilmediğimiz o gerçek ne? bakalım künefe yediğimiz zaman vücudumuza neler alıyoruz.

    250 gr tel kadayıf
    150 gr tuzsuz künefe peyniri
    4 yemek kaşığı tereyağı
    1 çay kaşığı pekmez
    şerbeti için;

    2 su bardağı su
    2 su bardağı toz şeker
    1 çay kaşığı limon suyu

    üzeri için;

    toz antep fıstığı
    süt kaymağı veya dondurma (isteğe bağlı)

    dünyayı katıyorlar be içine, 400ml şeker, 75gr yağ, 250 gr hamur.
    şimdi sen bunları yiyorsun. iyi hoş ama şeker, tansiyon her bi bok sahibi oluyorsun. dedik ya dünya dengede, o kadar güzel şeyin bir de karşılığı olmalı ama demi? her gün binlerce insan künefe tuzağında buluyor kendini. ne zaman farkına varıyor peki? o son soğuk dilimi yerken. ama çok geç yemişsin artık o 5 dilimi, bi eksik bi fazla deyip o son dilimi de atıyorsun ağza. neyse çok uzatmadan söyleyeyim; künefe insanı ölüme bir tık daha yaklaştırır. bakıyorsun amerikaya adamlarda künefe yok. neden? çünkü amerikanın başını çektiği dış mihraklar hepimizin kilo alıp, hasta olmamızı ve erken ölmemizi istiyor. sonra da amerigalılar bor madenimize çökecekler. yaa şimdi anladınız mı o ilk künefeyi bulan sivri zekalı kim?

    gelelim 2. gerçeğe bu biraz psikolojik. çakalın biri gecenin bi yarısı bu mereti hatırlatıyor. al başına belayı. ağızda sulanma, midede yanma ve acıkma hissi, bir uyuşturucu bağımlısının madde istediği gibi canınız künefe çekiyor, sündüresiniz geliyor ama çok geç. saat olmuş 12 nerede bulacan? sonra uyuyamıyorsun, bir insanın en büyük düşmanlarından uykusuzluk, ertesi günün de berbat geçiyor. ya da bastırmak için gecenin bi yarısı bir şeyler atıştırıyorsun hoop göbek yaptın, hasta oldun erken öldün.

    işte bunlar o canım künefenin kötü yanları. umarım artık herkes büyük oyunu görür de bu tuzağa düşmeyiz.
  5. hala "başında"dır.
  6. uzun lafın kısası.
  7. gelmeyen kaldı mı ?
    belit
  8. atatürk'ü erken kaybetmek. devrimlerin tamamlanamaması , halkın özüne yerleşmemesi.
    bu yüzden ülkenin leş bir ortadoğu ülkesine dönüşmeye başlaması.