• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.67)
üçüncü sayfa - zeki demirkubuz
çalıştığı yerden çalınan 50 dolardan sorumlu tutulan isa (oynayan ruhi sarı), parayı bir gün içinde bulamadığı takdirde öldürülmekle tehdit edilir. isa girdiği çıkmazdan çıkamayacağını düşünürek intihar etmeye karar verir, kafasına bir silah dayar. tam o sırada ev sahibinin (oynayan cengiz sezici) kapıyı çalıp kira istemesi üzerine kendisi yerine ev sahibini vurur. ev sahibini vurduktan sonra evinde baygın bir halde yatarken polisler kapıyı çalar ve isa'yı karakola götürür. karşı komşusu meryem (oynayan başak köklükaya), kapıda baygın yatan isa'yı görünce içeri taşır ve ona yemek getirir. zaman içinde isa, meryem ile samimi bir ilişki kurar. meryem'in kocası dışında ev sahibi ile metres hayatı yaşadığını ve isa'nın ev sahibini öldürdüğü gün isa'yı eve kendisinin taşıdığını öğrenir. bursa'da çalışan kocasının eve gelmesiyle meryem, kocasından şiddet görür ve kocası tarafından tecavüze uğrar.

isa, meryem'i kurtarmak istese de bir şey yapamaz fakat meryem kendisinden kocasını öldürmesini ister. isa, birkaç girişimde bulunsa da bunu başaramaz fakat meryem'in kocası kahvehande tartıştığı biri tarafından bıçaklanarak öldürülür. bu esnada, isa figüranlık için bir aylığına şehir dışına çıkacağını söyler. geri döndüğünde meryem'i evinde bulamaz. ev sahibinin oğluna (oynayan serdar orçin) sorduğunda haberinin olmadığıı isa'ya söyler. isa, bir gün minibüsteyken meryem'i şık elbiseler içinde ev sahibinin oğluyla görür. daha sonra meryem'le yüzleştiğinde meryem'in ev sahibinin dışında ev sahibinin oğluyla da ilişkisi olduğunu ve kendisinin planlarına alet edildiğini öğrendikten sonra meryem'e silahı çeker fakat vurmadan evden ayrılır.

isa, kapıyı kapattıktan sonra sahne karar ve arkada bir türk filmi diyalogu mevcuttur. o sırada silahıyla isa kendini öldürür. diyalog devam eder.
  1. birçok gerilim filminden daha da geren bir filmdi aslında. filmin başında final sahnesine kadar heyecan, sürükleyicilik devam etti. zeki demirkubuz'un önemli filmlerinden biridir bana göre.
    abi
  2. zeki demirkubuz uykusunu alıp güne zinde başlayarak çektiği film. geçmiş üçlemesine göre daha fazla emek harcadığı ortada, kalabalık bir kadro toplamayı başarmış. mafya duvarlarında göze çarpan tansu çiller resmi, geçmişe ait bir eleştiri niteliği taşısa da günümüze rahmet okutan cinsten bir sadelik taşıyordu. başrol oyuncuları harikalar yarattı, ruhi sarı donuk köpek bakışı ile yer yer rocky balboa gibi dayak yedi yeri geldi nicholas cage oldu.
    filmin bir yerinde tv ekranında sabri ugan'ın sesi gelmekte ve galatasaray'ın tugaylı, hagili kadrosu dikkatimi dağıtırken (filmden kopup maça odaklandım), bodrum katı'nda ise kapı önü diyaloglarla kapalı alan gerginliği ise ters etki yarattı ve tam konstantre seyir zevkini katladı. casting mi deniyor oyuncu seçim mülakatları, başak köklükaya'nın düşüncesini aktardığı bölümler etkileyiciydi. velhasıl konu bütünlüğü, sürükleyici etkisi ile seyir zevki yüksek filmdi.