1. bazen insanların yeryüzünden bakıp yıldız ya da gezegen sandıkları, hatta bir kısmının (ki bu kısım genellikle daha az zeki olanlarıdır.) o anki konumundan geleceği anlamaya çalıştığı küçük parlak şey. bazen mefhumlar, kişiler ve nesneler sadece fizik kuralları değil toplumbilimsel nedenlerden ötürü de uzaklaştıkça daha küçük görünürler. içinde bulunduğumuz toplumun ekseri kitlesi tarafında bilinmeyen daha doğrusu umursanmayan bu istasyon; esasında türümüzün buzul çağının bitişinden beri binlerce yılda aldığı ilerlemenin nihaî noktalarındandır. homosapiens'i sapiens yapandır.

    maliyeti 150 milyar dolar olan bu proje 5 farklı uzay ajansının birleşerek oluşturduğu bir uzay ve teknoloji projesidir. (ki biz bu parayla bir sürü diyanet işleri başkanlığı kurabilirdik.) 2000 yılında ilk kez insanlı bir uzay aracı ile temas kurmuş ve o günden beri aralıksız olarak 15 senedir insanlığa yer yüzünden yaklaşık 400 kilometre yukarıda alçak uzay dediğimiz yerçekimsiz bölgede dünyanın en büyük yapay uydusu olarak hizmet etmektedir.

    günde 15 kere dünyanın etrafını dolanan bu istasyonda bugüne kadar 15 farklı ülkeden biliminsanı çalışmıştır. (aklına gelen o soruyu sakın sorma) projeyi ortaya koyan beş uzay kurmu ise şöyle amerika,rusya,japonya,kanada ve avrupa uzay ajansları. en büyük destekçileri amerika ve rusya. istasyonda zaten amerika ve rusya bölümleri olmak üzere iki temel bölüme ayrılıyor. teknik açıdan ise bir dış iskelet modüller ve güneş enerjisi panellerinden oluşuyor. dünya ortamında yapılamayan bir çok deney ve diğer uzay çalışmalarında kullanılacak araç ve parçaların testleri bu istasyonda yapılıyor.

    "kanat çırpıp ne denli yükselirsen o denli küçük gözükürsün yerdeki insanlara" diye bir lafı vardı kocaman bıyıkları olan adamın. içer bakıcak olursanız herşey farklı olur diye bir de gezintili video iliştiriyorum: uzay istasyonunda bir tur
  2. (bkz: uluslararası uzay istasyonu)
    (bkz: iss)

    geçtiğimiz sene dış yüzeyinde organizma bulundu!

    organizmanın oraya nereden geldiğini geçtim uzay boşluğunda nasıl hayatta kalmayı başardığına dair kafalar karışık. bir şekilde dünyadan taşınmış veya iss'de gelişmiş olabileceğine pek ihtimal verilmiyor. uzay koşullarında yaşamayı başaran bilinen tek organizma su ayısı'nın * sırrını henüz tam anlamıyla çözememişken, yeni bir tür daha ortaya çıktı.

    diğer bir iddia iss'ye çarpan küçük veya mikroskobik asteroitlerden taşınmış olabileceği. bu iddia kanıtlanırsa dünyaya ilk yaşamın uzaydan gelmiş olabileceğine dair teoriler ciddi anlamda güçlenmiş olacak.

    hatta başka bir iddia ise evrime dair bildiklerimizi bir miktar sarsacak nitelikte. milyonlarca yıldır sürekli yeni türlerin dünyaya geliyor olabileceği. dünyadaki yaşam koşullarında evrim geçirmiş olabilirler. yani tek bir "ilk organizma"dan evrilmemiş olabiliriz.

    bu iddiaya inanan ingiliz astrobiyolojist prof. chandra wickramasinghe ve ekibi, atmosferin sınırına konuşlandırdığı balonlar ile uzaylı formların izini sürüyor.

    british scientists capture biological organisms they say ''come from space''

    scientists claim to have found evidence of alien life: balloon sent to edge of atmosphere picks up organisms ‘that can only have come from space’