• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
unutkan ayna - gürsel korat
"bir olay yazılınca zaman kaybolur ve canlanmak için okuyanın bakışını bekler..."

12 haziran 1915 günü nevşehir'de, bir bozkır sabahı: iğde kokuları içindeyiz, serinlikten ürpererek gözlerimizi ovuşturuyoruz. yaşam olağan akışındadır, ölüm bu dünyaya yakışmaz görünmektedir. oysa her şey koşup gelecek birazdan. on gün içinde devran değişecek. hiç kimse o sabahtan sonra eskisi gibi olamayacak.

gürsel korat unutkan ayna'da insanlığın soluğunu tuttuğu ve bakışlarını anadolu'ya diktiği bir zaman parçasını anlatıyor: "unutmanın" bazen "her şeyi eksiksiz görmek" anlamına geldiğini söyler gibi.

"bana bak" dedi mayreni, iyice kızmıştı, "önümüzde kaç gün var, onu bile bilmiyoruz. belki mezarımız bile olmayacak. belki bu çocuklar birbirinden muradını alamayacak." mayreni'nin gözleri, ne söylediğini o an anlamış birinin şaşkınlığıyla doldu, yüzü dehşetle gerildi, sesi giderek boğuklaştı: "belki en sevdiklerimizin ölüsünü elimize alacağız."
(tanıtım bülteninden)
  1. gürsel korat'ın 1915'te ermeni tehciri yıllarında geçen yeni romanı. tarihsel bir roman olduğu sanılmasın, bunu yazarının kendi sözleriyle -eray ak ile yaptığı söyleşiden alıntılayarak- açıklayayım: "tarihin edebiyata açtığı alan sezgidir. bilgiyi ya mantıkla ya da sezerek kavrarız. mantıkla kavramak bilime, sezerek kavramak sanata yakışır. roman sezgiler ve heyecanlar boyutundan gelen bilme biçimini okura taşır. özneldir. oysa tarih kavramlarla ve önermelerle kurulan, heyecana kapalı, nesnel bilgidir. tarihin öznesi tarihi olaylar olduğu için, öznesi insan olan edebiyatla tarih birbirine indirgenemez. öznel yargılarla tarih tezi yazılamadığı gibi, açıklama cümleleri kurularak da roman yazılamaz. oysa bizim tarih romancılığımızda birkaç istisna dışında tarihçilik tavrı yaygındır; roman bir sanatsal yapıttan çok, bilgilendirme ve öğretme aracı olarak görülür.
    buna kesin olarak karşıyım. yazar seçtiği konuyla zaten yeterince kendini gösterir, anlattığı şeyin içinde de görünüp akıl öğretirse bu zırvalık olur."